Dantel plaj elbisesi modeli 2014


Dantel plaj elbisesi modeli 2014

Beach dress lace model 2014

Strandkleid Spitze Modell 2014

Türkiyede Tam etkili antibiyotik artık yok

Sağlık Bakanlığı Hastane Enfeksiyonları Bilimsel Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Öztürk: "Antibiyotikleri kaybediyoruz. Elimizde etkili çok az antibiyotik kaldı. Tam etkili antibiyotik artık yok" dedi.
Tam etkili antibiyotik artık yok

Sağlık Bakanlığı Hastane Enfeksiyonları Bilimsel Danışma Kurulu Üyesi  ve İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Öztürk, mikroorganizmaların hastalık yapmaya devam ettiğini ancak tedavi edecek tam etkili antibiyotiğin artık kalmadığını söyledi.

Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (EKMUD) tarafından düzenlenen 5. Türkiye EKMUD Kongresi'ne katılan Öztürk, gazetecilere yaptığı açıklamada, antibiyotiklerin hem tıp hem de veterinerlik ve özellikle çiftliklerde tavuklar için büyüme faktörü olarak yaygın şekilde kullanıldığını belirtti.

Bu durumun antibiyotiklere karşı hem toplumdan hem de hastaneden kazanılan enfeksiyonlarda çok ciddi direnç artışına neden olduğunu dile getiren Öztürk, "Antibiyotik ne kadar çok kullanılırsa o kadar çok direnç gelişiyor, antibiyotiğin etkisi azalıyor" dedi.

Dünya Sağlık Örgütü'nün üye ülkelerdeki antibiyotik kullanımı ve direncine ilişkin verilere dayanarak "Küresel Direnç Felaketi" adıyla bir rapor hazırladığını anlatan Öztürk, antibiyotiklerin etkisini giderek kaybettiğini ve hatta antibiyotiklere karşı oluşan direnç nedeniyle ilaç firmalarının bu konuda Ar-Ge çalışmalarını azalttığını kaydetti.

Artık antibiyotik çağı sonrası bir dönemin başladığına işaret eden Prof. Dr. Öztürk, "Antibiyotikleri kaybediyoruz. Mikroorganizmalar hastalık yapmaya devam ediyor ama elimizde etkili çok az antibiyotik kaldı. Tam etkili antibiyotik artık yok" diye konuştu.

Artık antibiyotik bazı hastalıkları tedavi etmiyor

Prof. Dr. Recep Öztürk, antibiyotiklere karşı direnç oluşmasında en önemli etkenin gereksiz yere kullanım olduğuna dikkati çekti. Antibiyotiklere ihtiyaç duyulmayan hastalıklarda da antibiyotik tedavisinin uygulandığını dile getiren Öztürk, çocuklarda boğaz iltihabının yüzde 35'i, erişkinlerde ise yüzde 15'inin antibiyotik tedavisine gereksinim duyduğunu ifade etti.

Zaman zaman hekim antibiyotik yazmasa bile hastanın baskıcı bir tavır üstlendiğini ifade eden Öztürk, antibiyotiklere karşı hem hekimin hem de hastaların bilinçli yaklaşması gerektiğini belirtti.

Öztürk, antibiyotiklerin etkisini yitirmesi nedeniyle bazı hastalıkların tedavi edilemez konuma geldiğini kaydetti. Daha fazla harcama yaparak antibiyotikleri birleştirmek zorunda kaldıklarını ve bu durumun da hastalara zarar verdiğini öne süren Öztürk, gereksiz antibiyotik kullanımını engellemek için toplumun bilinçlendirilmesi ve eczanelerde reçetesiz antibiyotik satışının yapılmaması gerektiğini vurguladı.

Hamilelikte cinsel ilişkiye girilir mi?

Hamilelikte cinsel ilişki ve güvenli seks

Tıbbi bir engel yoksa hamilelik boyunca cinsel ilişkiyi devam edilmesinde bir sakınca yoktur. Ama tabiki de her pozisyonda değil! Dolayısıyla ilişkiye girerken pozisyonlara dikkat etmek gerekiyor…


Hamilelikte cinsel ilişki
Hamilelik başlayınca seks hayatı sanılanın aksine sona ermiyor. Hatta bırakın sona ermeyi, hamileliğin son zamanlarına doğru libidonuz daha da yükseliyor bile. Genital bölgedeki kanlanma arttığından dolayı daha da kolay uyarılıyor ve daha kolay orgazma ulaşıyorsunuz…

Üstelik hamilelikte yaşadığınız seks ve orgazm, inanılanın aksine, size de bebeğinize de zarar vermiyor. Orgazm sonrası genel bir rahatlama sağlayan endorfin salgısı (mutluluk hormonu) hem sizi hem de bebeğinizi mutlu ediyor.

Misyoner pozisyonuna kısa süreli veda


Misyoner Pozisyonu
Hamilelikte sekse evet. Ama nasıl bir seks? Hamilelik öncesi tercih ettiğiniz sevişme pozisyonlarından bazılarını terk etmek zorundasınız. Örneğin kadının sırt üstü düz uzandığı ve erkeğin üstte olduğu, misyoner pozisyonu denilen duruş, bebek bekleyen çiftlerin yüzde 80’i tarafından terk ediliyor.

Çünkü bu pozisyon, özellikle gebeliğin ilerleyen zamanlarında, karnın yaptığı basınca bağlı olarak hem anneye rahatsızlık veriyor hem de bebeği döl yatağı içinde basınca maruz kalma tehlikesiyle baş başa bırakıyor.

Ayrıca bebekle birlikte büyüyen rahim, siz düz yattığınızda vücudunuza kan dağıtan ve toplayan büyük damarlar üzerine önemli basınç yapıyor ve kan dolaşımını bozuyor. İşte bu nedenle rahme baskı yapmayan ya da en az baskı yapan pozisyonları tercih etmek gerekiyor.

İşte hamilelikte tercih edilebilecek cinsel ilişki pozisyonları:

Kaşık Pozisyonu
1- Kadının gövdesinin yukarıdan itibaren beline kadar olan kısmı ve başı havada kalacak şekilde sırt üstü uzandığı ve dirseklerinden destek alarak doğrulmaya çalışıyormuş gibi durduğu pozisyonda, erkeğin kadının üzerinde oturur şekilde ilişkiye girdiği duruş.
2- Kaşık pozisyonu olarak adlandırılan, kadının ve erkeğin yan yana yattıkları, erkeğin kadının arkasında kalarak ilişkiye girdikleri pozisyon.

3- Erkeğin sırt üstü düz uzandığı ve kadının erkeğin üzerinde oturarak ilişkiye girdiği pozisyon.

4- Çift ayakta iken, erkeğin kadının arkasında kaldığı, kadının belden öne doğru eğilerek ilişki kurduğu pozisyon.

5- Köpek pozisyonu adı verilen, kadının elleri ve dizleri üzerinde durduğu, erkeğin kadının arkasında olduğu pozisyon.

6- Kadın ve erkeğin yüz yüze, kucak kucağa oturarak, kadının bacaklarını erkeğin beline doladığı duruş.

Köpek Pozisyonu
7- Cinsel organlar arasında temas olmadan eşlerin birbirlerini elle tatmin etmek üzere seçtikleri herhangi bir pozisyon.
Hamilelikte hangi durumlarda seksten kaçınmalısınız?

Sizi ve bebeğinizi rahatsız etmeyecek pozisyonları bularak hamileliğinizin başlangıcından bitimine dek düzenli seks hayatınızı sürdürebilirsiniz. Ancak, bazı durumlarda seksten kaçınmak da gerekebiliyor.

* Daha önceden düşük yaptıysanız, ilk 3-4 ayda ilişkide bulunmamanız daha doğru.

* Eğer önceden prematüre doğum yaptıysanız, sevişme esnasında meme uçlarınızın uyarılması erken doğum ağrılarını başlatabiliyor. Bu nedenle erken doğum yapmış olanların hamileliğin son aylarında ilişkiden uzak durmaları gerekebilir.

* Aşağı yerleşimli plasenta (anne ve bebeğe ait iki dolaşım sistemini birbirinden ayıran organ),

* Plasenta previa (plasentanın doğum kanalının girişini tıkaması),

* Serviks (rahim ağzı) yetmezliği,

* Erken doğum tehdidi,

* Açıklanmamış vajinal kanama veya akıntı

* Kadında veya erkekte iyileşmemiş genital herpes (uçuk) lezyonları varsa,

* Sık kramplar yaşıyorsanız, seksten uzak kalmanızda yarar var.

Anne adaylarının, hamilelikteki cinsel ilişki konusunda en sağlıklı bilgileri kendi kadın doğum uzmanından alabilirler. Doktorla bu konuyu açıkça konuşmak, size özel durumları tespit ederek doktorun tavsiyesine göre hareket etmek en doğrusu olacaktır.

GAZETEPORT

18'ine girdiği gün ahlaksız teklif almış.





16'lık gelin olarak ünlenen Courtney Stodden, 18 yaşına girer girmez öyle teklifler almış ki duysanız dudağınız uçuklar diyor!

Müslüman Rahibe Betül Avcı Vatikan'da


Müslüman Rahibe olarak anılan Betül Avcı Vatikan'da yaşadıklarını anlattı. Avcı, dinlerarası diyalogun ne demek olduğunu nasıl yapılması gerektiğine açıklık getirdi.

 Avcı "Müslüman olduğumu öğrenince "Suora Musulmana" (Müslüman Rahibe) payesini verdiler. Rahibelerle daha sonra bir espri konusu oldu." dedi.
İşte o röportajdan satır başları...

- Eğitim bursunun yanı sıra size ne tür kolaylıklar sağlandı?
İlk gideceğim zaman, daha sonra üç buçuk yıl boyunca kaldığım yurt önerildi: The Lay Centre at Foyer Unitas. Burası, Roma'daki Papalık okullarında lisansüstü eğitim görmek için gelen dindar Katolik genç kadın ve erkeklerin kaldığı bir yurt. Gana, Ruanda, Amerika, Avusturya, Slovenya, Makedonya, Polonya'dan arkadaşlar vardı. Müdiresi Donna Orsuto, Gregoriana'da öğretim üyesi bir profesör.
Donna'nın bana gösterdiği yakın ilgiyi, sağladığı kolaylıkları yeterince anlatamam. Örneğin, ben ve arkadaşım Lejla için düzenlediği Kurban Bayramı yemeği, Assisi gezimizde benim rahat namaz kılmam için ayarladığı lüks otelin salonu Vatikan Dinlerarası Diyalog Kurumu eski başkanı Monsenyör Michael Fitzgerald'a doktoraya başvurmak istediğimi söylediğimde birkaç kuruma adıma burs başvurusu yapmıştı. Bu süre içinde üniversite'deki danışmanım, ayni zamanda Cizvit bir rahip olan Prof. Daniel Madigan sadece akademik alanda değil, maddi ve manevi anlamda beni kollayan bir dost oldu.
"Müslüman rahibe"
- Rahibe ve rahiplerin Müslüman bir öğrenciye bakışları nasıl oldu?
Çok saygılı ve sevecen davrandılar.
Beni Hıristiyan zanneden rahipler ve rahibeler çok oldu. Çünkü Kamboçya'dan ve Hindistan'dan gelen çok rahibe vardı. Ama bir Müslüman'ın gelip burada eğitim almak istediğini herhalde kimse düşünemedi. Onlar ilk başta beni kendi ülkesinin geleneklerine göre giyinen bir rahibe sandılar.
Müslüman olduğumu öğrenince "Suora Musulmana" (Müslüman Rahibe) payesini verdiler. Rahibelerle daha sonra bir espri konusu oldu.
- Yabancılık hissettiniz mi?

En çok yabancılık hissettiğim kişiler oraya gelen ya da orada olan Türk bürokratlardı. Örneğin, Ankara'dan bir üniversitenin rektörü Gregoriana'da bir toplantıya davet edilmişti. Adamın benim Türkiye'den gelen bir öğrenci olduğumu öğrendiğinde sorduğu iki veciz soru: "Nerelisin?" "Baban ne iş yapıyor?" Yine bir toplantıda Vatikan Elçilik görevlisi bir Türk beni ve diğer başörtülü iki arkadaşımı görünce "Aa, siz Müslüman mısınız, ben sizi kıyafetinizden dolayı Süryani falan sanmıştım" demişti. Oradaki insanların bizlere alıştığını bizleri sevdiğini gördük ama bizimkilerin garipliklerine şahit olduk.
- Dinlerarası diyalog nasıl olmalı?

Herkes kendi inancında samimi ve bilinçli olduğu takdirde dinlerarası diyalogdan bir zarar gelmez. Farklı din mensuplarının birbirlerini ilmi ve tecrübi yönden tanıması şeklinde olmalı. Yurtta iki yıl beraber kaldığım, teoloji konusunda tartıştığımız, hüzünlerimizi, sevinçlerimizi paylaştığımız, birbirimizi ibadet ederken gözlemlediğimiz, şu an öğretim elemanı olan bir arkadaş şöyle bir itirafta bulunmuştu: "Betül, seni tanımasaydım Müslümanlar'ın manevi hiçbir özellikleri olmadığını düşünmeye ne yazık ki devam edecektim!" Teolojik plüralizm üzerine kurulu, inançlar arasındaki benzer yönleri öne çıkarıp farklılıkları ikinci plana iten toplu-ibadet tarzı girişimleri tasvip etmiyorum.
- Gördüğünüz eğitimin inancınız üzerinde etkisi oldu mu?

Örneğin konuşurken "Allah" ifadesi yerine "Tanrı" kelimesini kullanıyor olmanız etkilendiğinizin bir belirtisi mi? Şunu rahatlıkla ifade edebilirim: Ben bilinçli ve idealist bir anne ve baba tarafından eğitildim. İtikat anlamında bilinçli olduğumu düşünüyorum. Onların inanışları beni etkilemedi. Tam aksine inancım daha sağlam ve kuvvetli oldu. Tanrı ifadesini kullanmaya gelince; dua ederken Allah'ım derim, Tanrı'm demem. Sohbet sırasında "Tanrı" ifadesini kullanmam akademik ve objektif olmak kaygımdan kaynaklanıyor. Çünkü Hıristiyan inancına göre Allah'ın birliği farklıdır. Onlar "Tanrı" dediklerinde bizim dediğimiz "Allah'ı" anlamıyorlar ve algılamıyorlar. Tanrıyı jenerik bir terim olarak kullanıyorum.
- Kesintisiz 24 yıllık eğitiminiz var. Vatikan'daki eğitim size ne kazandırdı?

Gidiş amacım öğrenmekti. Sorularım vardı. Bu sorularıma daha fazla bilgi ve bilimle cevap bulacağıma inanıyorum. Sorularıma orada cevap bulacağım düşüncesiyle gittim. Sorularımın cevaplarını buldum. Kafamda yeni sorular oluştu. Değiştim, büyüdüm, olgunlaştım. Artık Türkiye ve dünyaya daha faklı bir gözle bakıyorum. Bulunduğum ortam, Katolik dünyanın kalbi olarak sadece eğitim değil, bir dünya minyatürü olarak çok zengin bir kültürel ortam sağladı. Örneğin, sınıfta yan yana oturduğunuz Vietnamlı bir rahiple ya da Hintli bir rahibeyle çok samimi dostluklar kurabildim. Lübnan'da, Kore'de, adını bile duymadığınız yerlerdeki insanlar neler yaşıyor, neler hissediyor, bunları öğrenebiliyorsunuz. Ama bence en önemlisi, akidesini (örneğin Hıristiyanlık'taki Teslis ve Tanrı anlayışı) bir Müslüman olarak paylaşmadığınız bir insanla çok derin manevi tecrübeler yaşayabiliyorsunuz. Aynı yurtta kaldığımız bir arkadaş Roma'da bir manastır hayatına katılmaya karar verdi. Burası ilhamını St. Augustinius'tan alan, ibadet ve tefekkür yönleri ön planda olan, mensuplarının sürekli manastır içinde yaşadığı bir yer. Yani benim savunduğum "halvet der encümen" anlayışına tamamen zıt bir tarz. Arkadaş manastıra katılma törenine beni de çağırmıştı. Tören esnasında, başrahibe arkadaşı kendi aralarına davet edip boynuna haçlı kolyeyi geçirdiğinde gözyaşlarımı tutamamıştım. Genç bir hanımın hayatının tümünü Tanrı'ya ibadete adama iştiyakı beni çok etkilemişti. Bir başka örnek: Gregoriana'da yemek yenen, ders çalışılıp sohbet edilen bir öğrenci salonu vardı. Okulda, namazlarımı burada kılardım. Bir gün namazımı tam bitirdiğimde arkamdan bir ses Arapça "Allah kabul etsin" dedi. Ben de alışkın olduğum şekilde Arapça "Hepimizinkini" diyerek karşılık verdim. Arkamı döndüğümde Arap bir rahip gülümseyerek bana bakıyordu.

Anne olan kadınların üçte biri sevişmiyor

Anne olan kadınların üçte biri sevişmiyor!

Seks yapmadığınız en uzun süre nedir? Çoğu annenin verdiği cevap sizi şoke edebilir!

Family Circle adlı dergi, annelere yaşamları ile ilgili sorular sordu. Ne sıklıkta alkol kullandıkları, hamilelik döneminde aldıkları kiloları nasıl verdikleri ve hatta ne sıklıkta seks yaptıkları… Ya da yapmadıkları! Ve alınan dönüşler oldukça şaşırtıcı.


Araştırmaya göre,

- Herhangi bir yaştaki annelerin yüzde 32’si en azından birkaç sene seks yapmadan yaşıyor.
- Yüzde 36’sı birkaç ayı sekssiz geçiriyor.
- Yüzde 27’si birkaç haftayı sekssiz geçiriyor.
- Ve sadece yüzde 5’i sadece birkaç gün sekssiz yaşıyor.
 
Evde çocuk varken, yaşı ne olursa olsun, cinsel hayatı aynı ateşle sürdürmenin zor olduğu kabul edilebilir olsa da eş ile sağlıklı bir ilişki ve evliliği sürdürebilmek için de gerekli olduğu bir gerçek.

Siz de sekssiz bir evlilik mi yaşıyorsunuz?
Newsweek’e göre, çiftlerin yüzde 15-20’si evliliklerini seks olmadan sürdürüyor. Sekssiz evlilik ise yılda 10 defadan az cinsellik yaşamak olarak tarif ediliyor.

Açıkçası kişiler, seneler geçtikçe ilk evlendikleri zaman birlikte oldukları kişilerden ve yaşadıkları ilişkiden uzaklaşırlar. Günümüzde çiftler hem iş hayatında hem ev işlerinde aktifler. Bu eşitlikçi tutum, çiftlerin cinsel hayatı üzerinde maalesef negatif etkide bulunuyor. Halbuki koca, ne kadar çok maskülen iş yüklenirse, karısının seksüel açıdan o kadar fazla tatmin olduğu rapor ediliyor.

Peki ya boşanma riski en az olan çiftler hangileri? Yapılan bir araştırmaya göre erkek ev işlerinin yüzde 40’ını yapıyor ya da kadın ev bütçesine yüzde 40 katkıda bulunuyorsa, boşanma riski oldukça düşüyor.

Gerdekte yapılan ilk gece hataları?

İşte çok sık yapılan İlk gece hataları…
Evlendiniz, ilk gecenin ardından söylenmeyen gerçekler…

Anne olan kadınların üçte biri sevişmiyor.
Daha iyi bir orgazm için beslenme şarttır.

Partnerinizle ilk gece beraber olacaksınız ve hata yapmaktan korkuyorsunuz. Bilindiği üzere seks, ilişkiye yakınlık ve bağlılık getirir. Yani ilişkiniz için önemli bir dönüm noktasıdır. Seks sırasında yapılan hatalar çok sıkıntı vermediği sürece dile getirilmez fakat iki tarafında rahatsız oldukları anlar vardır…

Kadınların hataları…
Seksiliği abartmak!
Onu şaşırtmak ve baştan çıkarmak istediğinizi biliyoruz. Fakat hayallerinizdeki kadın imajı gerçeğe pek uymayabilir. Bu nedenle seksiliğinizi abartıp, kötü bir görüntü ortaya çıkmasının önüne geçin. Aksesuar kullanmanızda sorun yok fakat çok fazla aksesuar ve takı kullanmamaya özen gösterin.

Belli edin…
İlişki sırasında sevdiğiniz pozisyonlarda sessiz kalmayın. Arzularınızı ve hoşunuza giden şeyleri belirtin ki ilk gece ikiniz için de mutlu geçsin. Ayrıca yatakta bunu zorla yapıyormuş gibi hissiz de yatmayın. Bu işten zevk alıyorsanız bunu gösterin.

Ertesi gün utancı…
Artık kendi ayakları üzerinde durabilen bir kadınsınız. İlişkiden sonra hele ki bunu hayatınızı birlikte geçirceğiniz adamla yaptıktan sonra utanılacak hiçbirşey yok. Sabah kalktığınızda karşınızdaki bir yabancıymış gibi davranmayın. Evet, tuhaf bir sabaha uyanıyorsunuz ama elinizden geldiğince utancınızı kendinize saklayın. Utanmak ve kaçmak yerine, ona sarılın ve öpün. Hatta, önceki gece ile ilgili şakalar bile yapabilirsiniz.

Erkeklerin hataları…
Erkek olduğunuzu unutmayın!
Kadınlara sorduğunuzda yatakta kimin kontrole sahip olmasını istersiniz deseler %99’u erkeklerin diyecektir. İlk gece onu cesaretlendirin ve yönlendirin. Çünkü kadınlar bu konuda daha utangaç oluyorlar. Onlara kabuklarından çıkmaları için yardımcı olun.

Önsevişmeye önem verin!
İlk kez birlikte olmadan önce kadınlar, korktukları için direk cinsel ilişki ile başlamak onların gözünü korkutabilir. Bunun için seks öncesinde tüm centilmenliğinizle onu sekse hazırlayın. Ön sevişme erkeklerin çok haz etmediği bir şey olsa da kadınları sekse hazırlamak için en etkili yöntemdir.

Ona kulak verin!
Kontrol sizde diye olayı abartmanızın da anlamı yok. Herşeyi biliyormuş edasıyla tüm ilişkiyi domine etmeyin. Onu iyi takip edin, hislerine ve isteklerine kulak verin. Çünkü hayatınızın bundan sonraki döneminde mutlu bir cinsel hayat için ilk gecenin çok önemli olduğunu ve mutlu son ile biterse iki tarafında isteksizliğinin oluşmamasını sağlarsınız. “İşini bitirdi arkasını döndü yattı” dedirtmemek ve partnerinizin seks konusunda sizinle her şeyi deneyebilmesi ve onu yüreklendirebilmek için kişisel arzularınızdan çok onu da dikkate alın.

İki tarafın hatası…
Fantaziler biraz bekleyebilir…
İlk gece demek kusursuz ve unutulmayacak bir gece geçirmek değildir. İlk gece birbirinizi tanımak, nelerden hoşlandığınızı bulmak kısaca bir labirentte yol bulmak gibidir. Dikkatli ve anlayışlı olunması gerekir. İlk gece için büyük beklenti ile  yatağa girmeyin. İki tarafta hayallerindeki sahnelerin gerçekleşmemesi ile hayal kırıklığına uğramamalıdır. Bu nedenle ilk gece için inanılmaz vu uçsuz bucaksız fanteziler hayal etmeyin. Sadece birbirinizi tanımak için geçireceğiniz bir deneme sürüşü gibi düşünün…

Yaşlı çiftin orman fantazisi az kalsın öldürüyordu.

Yaşlı çiftin orman fantazisi kötü bitti

ABD'nin Batı Norwood bölgesinde bulunan ormanda fantazi yapmak isteyen yaşlı çift, 19 yaşındaki gence yakalandı.

Her ikisi de evli olan 64 yaşındaki bir adamla 44 yaşındaki bir kadın internet üzerinden yayın yapan bir fetiş sitesi aracılığıyla tanıştı.

Tanıştıktan sonra ömrünün son döneminde değişik bir seks yapmak isteyen adam kadına, ormanda ilişkiye girmeyi teklif etti. Kadında kabul edince ikili önce bir seks-shop, deri maske, deri kırbaç, deri kemer ve deriden yapılma fantazi araçları satın aldı.

Ana yoldan ayrılıp bir tali yoldan ormana giren Wayne ve Deborah ikilisi önce hazırlık yaptıktan sonra ağaçların altında ilişkiye girdi.

Bu sırada spor yürüyüşüne çıkan 19 yaşındaki bir genç, ağaçların altından inilti sesleri duyunca oraya yöneldi. Bir ağacın altında çıplak bir adamı yüzüne geçirdiği deri maske ile kadının üzerinde gören genç, neye uğradığını şaşırdı.

Orta yaşlı kadının bir sapık tarafından tecavüze uğradığını düşünen genç, eline geçirdiği sopa ile adamın kafasına vurdu. Başına aldığı sopa derbesiyle adam bayıldı.

Kadının durumu anlatmasıyla birlikte adam hastanelik oldu ancak olay polise intikal ettiği için iki yaşlının çapkınlığından eşleri haberdar oldu.

Kate Upton tüm erkeklerin seks fantazisi değilim!

Dünyanın en seksi kadınları arasında gösterilen Kate Upton Vogue dergisine çarpıcı açıklamalarda bulundu..



Kate Upton, Vogue dergisinin kasım sayısı için verdiği röportajda “erkeklerin hayallerini süslemek” gibi bir derdinin olmadığını söyledi:
“Hiçbir zaman ‘tüm erkeklerin fantezisi olmalıyım’ demedim. Hâlâ normal bir kızım. Bu yüzden insanlar yanıma gelip ‘Vücudunla barışıksın ve mutlusun’ deyince mutlu oluyorum.”


Dolar yine yükselişe geçti

Dolar son bir haftanın en yüksek seviyesini gördü serbest piyasada dolar 2.11'e kadar yükseldi.

Dün güne 2.09'un altında başlayan dolar 2.1072'ye kadar yükselerek, bir haftanın en yüksek seviyesini test etti. Dün günü 2.10'un hemen üzerinde tamamlayan dolar bu sabah serbest piyasada 2,1010 liradan güne başladı. Açılışın ardından 2,1120 liraya kadar yükselen dolar sonra 2,1109'dan alıcı buluyor.

Kapalıçarşı'da euro ise 2,8630 lira oldu

Nuran yüzünden ardamar'ım çatladı!

'O Hayat Benim' isimli dizide canlandırdığı 'Nuran' karakteriyle adından söz ettiren Yeşim Ceren Bozoğlu, oyunculuk kariyerinde kendini en şanslı hissettiği dönemlerden birini yaşadığını belirtti.

NURAN TAŞİKARDİ MAKİNESİ

Sahibi olduğu Atölye 1314 ile 'O Hayat Benim' seti arasında mekik dokuyan başarılı oyuncu, Nuran karakterinin kendisi için çok özel olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti:

'Nuran'ın bir parçası annem, bir parçası çocukluğumda bana bakan gecekonduda yaşayan Songül Abla, bir parçası da sokakta içime işleyen gecekondu kadınlarımız. Nuran bir oyuncuya kırk yılda bir çarpacak bir meteor gibi.

Türk kadını Nuran'dan nefret ediyor ama bir yandan da ona tapıyor çünkü Nuran tipik bir Türk annesi. Çocuğu için her şeyi göze alan ve kendini gözü kapalı ateşe atan bir kadın.

Her zaman beni konfor alanımdan çıkartacak ve hücrelerime kadar zorlayacak rolleri arıyorum. Bu olduğunda da ölümüne korkuyor ve bir o kadar mutlu oluyorum. Nuran sağ olsun taşikardi makinesi!

Nuran karakteri için sıfır makyajla kamera karşısına geçen Yeşim Ceren Bozoğlu, 'Aktör olarak bir risk alıyorum, sıfır makyaj, elimde gerçek kınalar ve kostüm.

Bu beni hem müthiş özgürleştiriyor, hem de çok korkutuyor. Nuran kanımla canımı akıtarak, gözyaşları içinde yaşadığım bir kadın.

Nuran yüzünden ağlamaktan gözaltımda damar çatladı. Beni çok yoruyor ama şükürler olsun ki seyircilerimizin takdiri ve sevgisi iyi ki Nuran olmaya cesaret etmişim duygusunu yaşatıyor? dedi.

Derya Şensoy kendine Kenyada safari aşkı buldu.

Genç oyuncu Derya Şensoy'un gerçek aşkının Seçkin Özdemir olduğu iddia edildi...

Annesi Derya Baykal ve babası Ferhan Şensoy'un izinden giderek oyuncu olan Derya Şensoy, 'Doksanlar' dizisinde rol alarak şöhreti yakaladı. 24 yaşındaki Şensoy; eğlence hayatında da sıkça boy gösterince ismi her hafta başka isimlerle anılır oldu.

Çağatay Ulusoy, Berkay ve son olarak da Halil Sezai ile adı aşk haberlerine karışan Derya Şensoy'un gerçek sevgilisi Seçkin Özdemir olduğu iddia edildi.

Geçtiğimiz günlerde Kenya'ya giden Derya Şensoy, burada safari yaparken çekilen fotoğraflarını kendisine ait instagram profilinden paylaştı.

YAKIŞIKLI OYUNCUNUN FANLARI BU İLİŞKİYİ ONAYLAMADI...

Derya Şensoy'la aynı gün ve saatlerde Kenya'da olan isim ise kendisi gibi oyuncu olan Seçkin Özdemir'di.

Derya Şensoy ile Seçkin Özdemir'in Kenya'da yaptıkları aşk safarisi; ikilinin hayranları tarafından da fark edildi.

Derya Şensoy'un sevenleri Seçkin Özdemir'le beraberliğine onay verirken; yakışıklı oyuncunun fanları Şensoy'u instagram'dan yerden yere vurdu.


Soyunan soyunana bu da Alman bombası.

Noelle Mandolini... ALMANLARIN ESMER BOMBASI!...

Playboy dergisinin Mayıs sayısına soyunan Düsseldorf'lu model çıplak pozlarıyla parladı....

Almanya'nın esmer bombası Noelle Mondolini...

Playboy dergisinin Mayıs sayısına soyunan seksi manken dikkatleri üzerine çekti...

1991 doğumlu 1.71 boyundaki Alman modelin ölçüleri 94-63-93




Seyyal Taner güldür güldür.

Show TV'nin her hafta sürprizlerle ekrana gelen eğlence programı Güldür Güldür Show'a bu hafta; Ebru Şallı, Kuşum Aydın ve Seyyal Taner konuk oluyor!

Okulun en yaramaz öğrencisi Bilal disiplin kuruluna çıkıyor... 

Bilal disiplin cezası almaktan kurtulabilecek mi? Bilal'i okuldan atmaya kararlı olan müdür Şevket amacına ulaşabilecek mi? Ebru Şallı'nın sahnede ne işi var? 

Köy düğününde oğullarına kız bakan Fikri ve Mehtap istedikleri kızı bulabilecek mi? 

Halaydaki kızların tek tek ortadan kaybolması ile Burcu Ağa'nın bir ilişkisi var mı? Seyyal Taner ile konunun ne alakası var? 

Sabah Sabah Cinayet'te Yeter Canlı dertlere derman olmaya geliyor? Yeter Canlı, kocası evden kaçan Burcu'nun derdine derman olabilecek mi? İbrahim neden evi terk etti? İbrahim'in iş ortağı Kuşum Aydın elinde silahla stüdyoyu basarsa neler olur? 
ldür.
Bir şirkette çaycı olan çalışan Şevket ortalığı birbirine düşürecek? Şevket'in verdiği bilgilerle birbirine düşen Nezaket, Mehtap ve İsmail'in arası düzelecek mi? Genel Müdür Yeter çalışanlar birbirine girince ortalığı nasıl sakinleştirecek? 

Hepsi ve bolca kahkaha bu hafta Güldür Güldür Show'da!

GÜLDÜR GÜLDÜR SHOW, 29 Mayıs Perşembe akşamı saat 20.00?de yeni bölümü ile Show TV'de!

Teknede dudak dıdağa aşk fantazisi.

Bodrum'un en çok konuşulan çiftlerinden 'bay ve bayan vücut' Tuğba Ekinci ile sevgilisi Mesut Aksu'nun Bodrum tatilleri devam ediyor.

Önceki gün Cennet Koyu'nda tekne sefası yapan ikili, görenleri şaşırttı. İlk olarak denize girerek ferahlayan çift, daha sonra teknelerinin her bir yerinde samimi görüntüler sergilediler.

Sevgilisinin mayosunun ipini çözerek bol bol güneş kremi sürerek masaj yapan Mesut Aksu, daha sonra mükafat olarak öpücüğe boğuldu. Uzun uzun sevgilisini öpen Tuğba Ekinci, seksi görüntüler sergilemekten de geri kalmadı.




Büyük deprem ne kadar yakın?

Son günlerde depremler neden arttı?

Gökçeada yakınlarındaki 7,2'lik büyük depremin ardından depremlerin ardı arkası bir türlü kesilmiyor. Dün akşam Kars, Çanakkale ve Erzurum'da bir deprem meydana geldi. Dün sabaha karşı gelen depremlerin ardından halk büyük bir paniğe kapıldı.

Büyük deprem olacakmı? Evet son günlerde bütün herkesin aklında bu soru var. İstanbul'da yıllardır beklenen büyük deprem bu yaz olacakmı? Saros açıklarında meydana gelen 7,2'lik depremin ardından başlayan artçı depremler bir türlü son bulmuyor.



24 Mayıs'ta Türkiye'nin birçok ilinde hissedilen Gökçeada merkezli depremden sonra dün akşam Saros Körfezi, Erzurum ve Kars da deprem oldu. Saros Körfezi'nde Richter ölçeğine göre 4.5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Erzurum ve Kars'ta da gece boyunca sarsıntı kaydedildi. Sabaha karşı olan depremlerden dolayı bölge halkı rahatsız ve tedirgin. Ege Denizi'nde hergün artçı depremler meydana geliyor ve bölge halkı depremlerden dolayı korku içinde.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü verilerine göre, saat 06.59′da merkez üssü Saros Körfezi olan 4.5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem, Çanakkale şehir merkezi ve bazı ilçelerinde hafif şekilde hissedildi. Yerin 13.3 kilometre derinliğinde meydana gelen depremin ardından 2.2 ile 2.1 büyüklüğünde iki deprem daha meydana geldi.

ÇANAKKALE - KARS - ERZURUM SALLANDI!

Merkez üssü Eceabat açıkları olan ve saat 06.59'da 4,1 büyüklüğünde meydana gelen deprem nerelerde hissedildi. Çanakkale'de deprem - son dakika!Çanakkale'nin Gökçeada İlçesi açıklarındaki Saros Körfezi'nde Richter ölçeğine göre 4.5, Kars'ın Selim İlçesi yakınlarında ise 4.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi.Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü verilerine göre, saat 06.59'da merkez üssü Saros Körfezi olan 4.5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Yerin 13.3 kilometre derinliğinde meydana gelen depremin ardından 2.2 ile 2.1 büyüklüğünde iki deprem daha kaydedildi. Deprem, Çanakkale şehir merkezi ve bazı ilçelerinde hafif hissedildi.Saat 03.03'te merkez üssü Erzurum Şenkaya olan 4.3 büyüklüğünde deprem meydana geldi.Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı Deprem Dairesi Başkanlığı verilerine göre, saat 03.03'te merkez üssü Erzurum'un Şenkaya ilçesi olan yerin 5.16 kilometre derinliğinde 4.3 büyüklüğünde deprem meydana geldi.Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, saat 03.03'te meydana gelen depremin merkez üssünü Kars'ın Selim ilçesine bağlı Başköy, büyüklüğünü ise 4.2 olarak açıkladı.Kars'ın Selim İlçesi yakınlarında ise 4.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi.Saat 03.03'te ise, merkez üssü Kars'ın Selim İlçesi'ne bağlı Başköy olan Richter ölçeğine göre 4.2 büyüklüğünde deprem kaydedildi. Yerin 8.3 kilometre derinliğindeki deprem hasara yol açmadı. Yerin 13.3 kilometre derinliğinde meydana gelen depremin ardından 2.2 ile 2.1 büyüklüğünde iki deprem daha meydana geldi.

Deprem, Çanakkale şehir merkezi ve bazı ilçelerinde hafif şekilde hissedildi.

KARS DA SALLANDI

Saat 03.03’te ise merkez üssü Kars’ın Selim İlçesi’ne bağlı Başköy olan Richter ölçeğine göre 4.2 büyüklüğünde deprem kaydedildi. Yerin 8.3 kilometre derinliğindeki deprem hasara yol açmadı.

ERZURUM DA AYNI SAATLERDE SALLANDI

Erzurum’un Şenkaya ilçesinde de saat 03:03′te Richter ölçeğine göre, 4.3 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Sütun bacaklı rahibeler.

Konuşan fotolarda ki algılar bazen yanıltıcı olabilir.

Google'dan şoförsüz araba

Google ‘gaz‘a geldi! Bu arabada ne pedal var ne direksiyon

TEKNOLOJİ devi Google, otomobil sektöründe yeni bir devrin kapılarını açıyor. Devrim gibi bir buluşa imza atam şirket, şoförsüz araba ürettiğini açıkladı.

Daha önce geliştirdiği kendi kendine giden arabada köklü değişikliklere giden Google'ın araçlarında 'dur' ve 'git' düğmesi olacak, direksiyon ve pedallar yer almayacak. Araçta bütün işi algılayıcılar yapıyor. Google'ın dağıttığı görüntülerde, araç küçük bir şehir arabasını andırırken, 'sevimli' bir ön yüzü bulunuyor.

 Geleneksel arabalarınki gibi kaputu olmayan iki kişilik elektrikli araç başlangıçta saatte en fazla 40 kilometre hız yapabilecek. Ancak şimdiden projeyi eleştirenler de var. Uzmanlara göre, insanlar arabayı kendileri kullanmayacağı için daha uzun yolculuklar planlayacak ve bunun sonucunda trafik daha da kontrolden çıkabilir.

NASIL ÇALIŞIYOR?

ARACIN işleyişinde Google'ın android sistemi kullanılıyor. Arabada, açma-kapama tuşunun yanında bir de panik halinde aracı tamamen durduracak acil durum düğmesi yer alıyor. Araçtaki aplikasyon üzerinden kişiler gidip-gelecekleri yerleri sisteme ekleyebiliyor. Ve algılayıcıların da devreye girmesiyle araba harekete geçiyor. Arabada kör noktaları tamamen ortadan kaldıran algılayıcılar, aynı zamanda iki futbol sahası ötedeki nesneleri de tespit edebiliyor.

Sarışın maganda trafikte tartıştığı yaşlı kadını ezdi.

ABD’de Jill Hansen adlı sörfçü, trafikte tartıştığı Elizabeth Conklin’i evine kadar takip etti.



Conklin otomobilden çıktığı an gaza basan Hansen, 73 yaşındaki kadına çarptı. Bununla yetinmeyen sarışın psikopat, kadının üzerinden geçmek isterken, çevredeki bir işçinin arka camını kırmasıyla panikleyip, başarılı olamadı. Ağır yaralanan Elizabeth Conklin hastanede yaşam savaşı veriyor, Jill Hansen ise cinayette teşebbüs suçundan tutuklanarak cezaevine kondu.

Eski eşler yıllar sonra bir arada

Yıllar önce mahkeme koridorlarında bile yan yana gelmeyen eski eşler, tam 14 yıl sonra tekrar bir araya geldi.

Niran Ünsal ve Peker Açıkalın, geçmişe kızları Şeker için sünger çekti.

Ayrılan anne ve babanın çocuklar üstünde etkisini anlatan klipte yıllar sonra Niran Ünsal ve Peker Açıkalın bir araya geldi.

Yönetmenliğini Cumali Çöp'ün yaptığı klibin konusu merakla beklenirken Şeker'in mutluluğu yüzünden okunuyordu.

Meryem Uzerli'nin yeni aşkı kim?



Şubat 2014'te dünyaya getirdiği kızı Lara'nın yüzünü bir türlü göstermeyen Meryem Uzerli bu kez bir adım ileri gitti.

Uzerli kızını kucağında tuttuğu fakat yine yüzünü göstermediği bu fotoğrafı Instagram hesabında 'Aşkın kokusu' yazarak paylaştı.

Bülent Ersoy cinsiyet değiştirmeden önce.


Geçmiş Zaman Olur Ki...
Bülent Ersoy - Türk müziğinin tartışılmaz en iyi yorumcularından olan Bülent Ersoy, 14 Nisan 1981’de Londra’da geçirdiği cinsiyet değiştirme ameliyatıyla kadın oldu.

Plajda çılgın doğum günü partisi.

Towie Jasmin Walia ve İbize Ocean plajda doğum günlerini kutladı.
İşte o partiden görüntüler.




Nisan ayında turist kızların sayısı arttı.

Nisan ayında Türkiye’ye gelen yabancı turist sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,20’lik artışla, 2 milyon 652 bin 71 kişiye ulaştı.

Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, nisan ayına ilişkin turizm istatistiklerini Twitter sayfasından paylaştı. Çelik’in yayınladığı verilere göre yabancı turist sayısında nisan ayında yüzde 8,20’lik artış yaşanırken, Türkiye’ye en çok turist gönderen ülke sıralamasında Almanya yine başı çekti. Türkiye’ye en çok ziyaretçi gönderen ülkeler sıralamasında Almanya yüzde 15,90 ile 1'inci, Rusya yüzde 8,14 ile 2'nci, İngiltere yüzde 5,60 ile 3’üncü sırada yer aldı.

En çok ziyaretçi alan şehir sıralamasında da İstanbul ilk sırada yer almaya devam etti. Nisan ayında İstanbul’a gelen ziyaretçi sayısı 1 milyon 15 bin olarak gerçekleşirken, Antalya 769 bin, Edirne 233 bin ziyaretçi sayısı ile ilk üçte yer aldı.

Havaların ısınması ile Kızlı Erkekli turist grupları tatil yörelerine akın etmeye başladı.


Dans yarışmasında sürpriz evlenme teklifi.

Muğla'nın Bodrum İlçesi’nde, bu yıl 15’incisi düzenlenen uluslararası dans yarışması, sürpriz evlenme teklifine sahne oldu. Yarışmaya İzmir’den katılan 28 yaşındaki Zeynep Doğan, danstaki partneri 34 yaşındaki Hasan Arda Keleş’in evlenme teklifine önce şaşırdı, ardından alkışlar arasında "evet" diyerek, kabul etti.

15’inci Uluslararası Bodrum Dans Yarışması, liginç görüntülere sahne oldu. Binnaz Karakaya spor Salonu’ndaki 700 yarışmacının müracaat ettiği yarışmanın seremonisinde, Türkiye Dans Sporları Federasyonu (TDSF) Başkanı Tolga Han Çinkitaş bir konuşma yaptı. Çingitaş, konuşmasının sonunda 303 numaralı yarışmacı çifti yanına çağırdı.

 Neden çağrıldıklarını anlamayan Zeynep Doğan’ın şaşkınlığı, sürpriz evlenme teklifi yapacak olan Hasan Arda Keleş’in de heyecanı yüzüne yansıdı. Doğan’a izleyenler arasından açılan ’Seni seviyorum Zeynep, benimle evlenir misin?’ yazılı pankartı gösteren Keleş, diz çöküp, yanında getirdiği yüzüğü çıkarıp teklifini sözlü olarak ifade etti. Doğan iyice şaşırırken salondakilerin ’evet, evet’ diye tempo tutması üzerine Çinkitaş "Baskı yok" dedi. Daha sonra gelen "evet" cevabı ile salonda alkışlar yankılandı. Spor amacıyla dans ettikleri öğrenilen çiftin geçen ocak ayında İzmir’de bir dans

kulübünde tanışıp arkadaş oldukları öğrenildi. İlerleyen süreçte aralarında duygusal bir bağ oluşan yarışmacı çift, dans etkinliklerine de birlikte katıldıklarını söyledi. Matematik öğretmeni Hasan Arda Keleş "Dansa spor olarak başladım. Zeynep’te aynı şekilde başlamış. Çok heyecanlıyım. Dans etmeyi çok seviyorum. Hayatımızın bir parçası oldu. Dans ederken geleceğimize yatırım yaptığımızı daha sonradan fark ettik. Bir aydır sürpriz evlenme teklifinde bulunmayı düşünüyordum" dedi.

Anaokulu öğretmeni olan Zeynep Doğan ise sürpriz evlenme teklifiyle ilgili "Bana hiç fark ettirmedi. Halen şoktayım. Federasyon başkanımız bizi çağırdığında içimden ’Neden bizi çağırsın ki’ dedim. Evlenme teklifi sürpriz oldu" diye konuştu

Ünlü çift taş evde yaşamaya karar verdi.

2010 yılında hayatlarını birleştiren Vildan Atasever-İsmail Hacıoğlu çiftinden ani karar...

Akşam'ın haberine göre 2010 yılında nikâh masasına oturan Vildan Atasever-İsmail Hacıoğlu, İstanbul'u terk edip Datça'ya yerleşti.

‘Osmanlı Tokadı'nda aynı seti paylaşan karı-koca, dizinin final yapmasının ardından, 60 m2'lik taş evde yaşamaya başladı.

Dizi süreleri ve ağır çalışma koşullarından yılan oyuncular, film projesi olursa dönem dönem İstanbul'a gelecek.




Resim yazısı ekle


Almanyada intikam pornosuna yasak geldi.

Alman mahkemesi çiftler arasındaki ilişki bittiğinde, taraflardan birisinin talebi olursa, partnerinin cinsel içerikli fotoğraflarını silmesi yönünde karar verdi.

Almanya’nın Koblenz kenti mahkemesi, halka açık bir ortamda yayınlama niyeti olmamasına rağmen bir adamın eski sevgilisine ait cinsel içerikli görüntüleri silmesini istedi.
Guardian’ın haberine göre beraber oldukları dönemde sevgilisiyle beraber erotik içerikli fotoğraflar çektirdiğini belirten kadın, ayrıldıktan sonra eski sevgilisinden bu fotoğrafları silmesini istedi. Ancak adam bu isteği reddetti. Kadın da çareyi hukuki yollara başvurmakta buldu.

Mahkeme özel hayatın gizliliğinin, fotoğrafların mülkiyet hakkından daha değerli olduğuna karar verdi ve cinsel içerikli fotoğrafların silinmesine karar verdi.

Uzmanlar kararı olumlu şekilde yorumlarken bu kararın ‘intikam pornosu’nun da önüne geçeceğini belirtti.
‘İntikam pornosu’ kavramı, ayrılan çiftlerin birbirlerinin mahrem görüntülerini herhangi bir ortamda yayması veya şantaj amaçlı kullanması olarak açıklanabilir.


Romantik gelin tırnak manikürleri 2014

Gelinliğiniz, saçınız ve makyajınız kadar tırnaklarınız da özel olmalı. MSN Kadın ekibi olarak sizler için en zarif ve parıltılı gelin manikürlerini seçtik. Gelinliğinize hangi manikürün uyacağını seçmek için sayfaları gezmeye devam edin.

 2014’ün en moda gelin manikürlerini görebilir ve ilham alabilirsiniz.