soma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
soma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çöpten hurda toplarım yine de madene girmem.

Vardiya değişikliği yaptığı eniştesi Hakan Uçkun’un vefat ettiği maden faciasını asla unutamayacağını söyleyen Mehmet Çolban, 8 aylık oğluyla yapayalnız kalan ablasını Kırkağaç’ta ki evinde bir an olsun yalnız bırakmıyor.

Aynı madende çalıştığı ve vardiya değişikliği sırasında görevi eniştesine devreden Mehmet Çolban, eniştesiyle değişim sırasında yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarına boğuldu.

Mehmet Çolban “Ben enişteme devrettim. Eniştemle girişte yolda denk geldim, konuştuk. Geçmiş olsun, evdekilere selam söyle dedi, bende aleyküm selam, hayırlı işler dedim. Madenden çıkıp eve istirahat etmeye gittim. Akşamüzeri kalktım ve faciayı televizyonda duydum. Akrabaları aradım, onlarda duymuş. Telefon edip sordum birkaç yere. Doğru olduğu açıklandı.

Arabaya binerek direk iş yerine gittim. Bir saat sonra madene girdim. Girdim ama içler acısı görüntüye yüreğim dayanmadı.

Duman hiçbir şey görünmüyordu. Dumandan etkilendim, arkadaşa rica ettim beni çıkardı. Cesetleri görünce bünyem kaldırmadı. İhmal değil de ihmalin ta kendisi. Hiçbir şekilde emniyet yok. İlla bir şey olacakta ondan sonra emniyet alacaklar. Bu madende daha kaç tane ocaklar sönecek. Kaç kişinin daha canı yanacak. Bunu kimse görmüyor mu .

Denetleme olacak diyorlar, her şey dört dörtlük oluyor, bir iğne bile eksiksiz yapılıyor. Çünkü denetleme olacağından haberleri oluyor. Denetlemeciler, şirketi denetlemeye geleceğiz diye haberdar ediyor. Denetleme oluyor bitiyor, her şey yine eski haline dönüyor. Hiçbir şey değişmiyor.

Ocakta sığınma odası var diyorlar, sığınma odası bakımsızlıktan göçtü, yıkıldı.

Üç kuruş eksik alsınlar da, şu ocaklara bir emniyet sağlasınlar. Sığınma cebi varmış, ben yıllardır çalışıyorum, bir kez bile görmedim sığınma cebini.

Eniştemi kurtarmak için yer altına indim, sabaha kadar yer altındaydım. yinede ulaşamadım. Her bekleyişim de bir umutla bekliyordum. Ben eve gelemedim, neden birisi eniştemi soracak diye. Kimsenin yüzüne bakamadım. Ne yapalım Allah’ım çocuğuna uzun ömürler versin. Hepsini Allah’a havale ediyorum. Millete bu acıları yaşattılar, hepside bu acıları çeksinler. Ben artık işe gitmeyeceğim. Bırakıyorum işi. Başka yerde iş bulacağım. Gerekirse çalışmayacağım. Çöp toplayacağım, yinede gitmeyeceğim” dedi.

Sensör 'ölüm' dedi, patron 'kömür' dedi!

Facianın 8 gün öncesinden bağıra bağıra geldiği belgelendi.


Soma’da 301 madencinin şehit olduğu facianın göz göre geldiği, madende bin 400 metre derinliğe inerek incelemede bulunan ilk bilirkişi raporuyla ortaya konuldu. STAR’ın ulaştığı bilirkişi raporunda, madendeki yangın izleriyle tespit edildi. Kömür yanması soncu insan sağlığına zararlı karbonmonoksitin açığa çıktığı anlatılan raporda, karbonmonoksit ve karbondioksitin de 48 adet sensörle kontrol edildiği belirtilerek, 8 Mayıs’dan itibaren  karbonmonoksit oranını ölçen H3 panosundaki 490 numaralı sensörde, olay günü 13 Mayıs’a kadar  yükselişin tespit edildiği kayda geçirildi. Raporda, 50 PPM üzerinde karbonmonoksit bulunan ortamlarda çalışılamayacağı vurgulanarak, 470 nolu sensörde bu oranın 500  PPM’nin üzerinde çıktığı anlatıldı.

Kablolar bir bir yanmış

Bin metrede U2 elektrik trafosunun elektrik bilirkişisi Prof. Dr. Eyüp Akpınar tarafından detaylı incelemesinin yapıldığı; daha derine gidildikçe yangının ilk belirtisi olan taşıma bandının komple yandığı, yanmaya bağlı taşlarda siyahlıkların olduğu, tahta tahkimatların yanması üzerine taşların yer yer tabana düştüğü tespit edildi. Raporda taşıma bandının en son yandığı kısma kadar elektrik kablolarının dış yüzeylerinin de içerisindeki bakır kablo görünecek şekilde yandığı, ileri gidildikçe sürekli devam ettiği kaydedildi. “İlerilere gidildikçe kısım kısım göçüklerin bulunduğu, madenin üst ve yanlarında bulunan tahta tahkimatların yanık olduğu” ifadelerine yer verildi.

Mart ayından beri yanıyor

Raporda, madende yangının Mart ayında başladığı ve kül takviyesi yapıldığı belirtilerek şöyle denildi: “Nezaretçi defterinin 10/01/2014, 25/01/2014, 09/02/2014, 24/02/2014, 10/03/2014, 25/03/2014, 09/04/2014, 24/04/2014 ve 09/05/2014 tarihlerinde işlendiği, yazılan hususlar içerisinde sadece 24/02/2014 tarihinde H panosu yarı mekanize ayaktaki karbonmonoksit artışı nedeniyle ayağın barajlandığı ve kül verme işlemine başlandığı, 10/03/2014 tarihinde kül verme işleminin devam ettiği, 09/05/2014 tarihinde de tekrar açılmak üzere H panosunun temizlenmeye başlandığı notu dışında havalandırma ve ocak gazlarına ilişkin herhangi bir uyarıya yer verilmediği anlaşılmaktadır.“

50 PPM üzerinde işçi çalışamaz

Raporda, 50 PPM üzerinde karbonmonoksit bulunan ortamlarda çalışılamayacağı vurgulanarak, bu oranın 500  PPM’nin üzerinde çıktığı anlatıldı. Raporda, “Maden işletmelerinde iş sağlığı ve güvenliği yönetmeliğine göre yüzde 19 oksijen değeri altında maksimum %0,5 karbondioksit ve maksimum 50 PPM üzerinde karbonmonoksit bulunan ortamlarda çalışılamaz” denildi

10 kat fazla zehir

RAPORDAN:  “Bu parametrelerin izlenmesi ile kömürün kendiliğinden yanmasının tespit ve takip edilmesi mümkündür. Bu amaçla yeraltı maden işletmeleri adı geçen gazların ölçülmesi için sensörler ile donatılmalıdır. Olayın meydana geldiği madende, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen resmi belgelerde yapılan incelemelerde, 19 adet karbonmonoksit (CO) , 1 adet karbondioksit (CO2), 19 adet metan (CH4) ve 9 adet oksijen (O2) olmak üzere toplam 48 adet uzaktan algılama sensörleri ocağın değişik bölgelerine konuşlandırılmıştır.



Bütün sensörler alarm vermiş

 Kömürün kendiliğinden yanmasını belirleyen karbonmonoksit gazı tarafımıza iletilen veriler üzerinde yapılan 2014 yılı Mart ayından, kazanın meydana geldiği 13/05/2014 tarihine kadar incelemelerde, özellikle S panosu S3 klasik ayak hava çıkışında bulunan sensörde (470 numaralı sensör) madenlerde izin verilen azami konsantrasyon olan 50 PPM’in üzerinde çok sayıda ölçüm kaydı olduğu tespit edilmiştir. (ölçüm cihazı 500 PPM’in üzerinde göstermektedir.) Yüksek içerikli karbonmonoksit kömürünün kendiliğinden yanmasının en önemli göstergesidir. Aynı durumu H panosu H3 yarı mekanize hava çıkışında bulunan sensörde (490 numaralı sensör) de 08/05/2014 ile 13/05/2014 tarihleri arasında görülmektedir. Benzer durumlar aynı tarih aralıklarında 536 numaralı sensör ile, anayol 140 ayak hava çıkış sensöründe (415 numaralı sensör) de tespit edilmiştir.”

ŞİRKETİN TARTIŞILAN YETKİ BELGESİ

Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’de patronların, şirketin işleriyle ilgili tüm sorumluluğu Genel Müdür Ramazan Doğru’ya devredildiğine ilişkin belgede iş sağlığı ve güvenliği açısından her türlü sorumluluğun Ramazan Doğru’da olduğu, Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan’ın ise resmi dairelerden bankalara kadar diğer işlemlerden sorumlu olduğu kaydediliyor. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan savcılık ifadesinde, şirketin işleriyle ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek tüm yetkinin Genel Müdür Ramazan Doğru’ya devredildiğine ilişkin belge sunmuştu. Ramazan Doğru ise belgenin sahte olduğunu ve belgedeki imzanın kendisine ait olmadığını savunmuştu. 19 Mayıs’ta dosyaya giren iki belgeden biri, şirketin 24 Aralık 2013 tarihli Yönetim Kurulu Kararı. Diğer belge ise bu kararın Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne gönderildiğine ilişkin yazı. İlk belgede, yönetim kurulu üyelerinin şirket merkezinde toplanarak, Yönetim Kurulu Başkanlığına Can Gürkan, Yönetim Kurulu üyeliğine ise Mustafa Yiğit ve Ramazan Doğru’nun getirildiği, Finans Grup Başkanlığına ise Ayşegül Şenes’in getirildiği belirtiliyor.



Star Gazete

Taksicinin yeğeni'de madende ölmüş.

Soma faciasından sonra tutuklanan Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can gürkan'ın cezaevine götüren taksici bakın kim çıktı. 

Soma'daki maden ocağı faciası nedeniyle tutuklanan Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can gürkan, cezaevine götüren takside yanındaki askerlere 'Ramazan'la beni yan yana koymayın' dedi.

Manisa'nın Soma İlçesi'nde 301 kişiye mezar olan maden ocağının sahibi Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can gürkan, Akhisar Cumhuriyet Savcılığı'nca yürütülen soruşturma sonucu tutuklandı.

Soma Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 'taksirle birden fazla insanın ölümüne ve yaralanmasına sebebiyet vermek' suçundan tutuklanan gürkan'ın Şakran Cezaevi'ne götürülmesi için savcılığın anlaşmalı olduğu bir taksi görevlendirildi. Taksi durağındaki sırada, faciada hayatını kaybeden Uğur Çolak'ın amcası Mustafa Çolak vardı.

Habertürk'ün haberine göre, Çolak, cezaevi yolculuğunu anlattı. Adliyeye giden Mustafa Çolak, jandarmayla taksiye binen gürkan'ı alıp cezaevine doğru yola çıktı. Taksiye bindiği ilk 5 dakika konuşmayan ve elleri kelepçesiz olan gürkan, ilk olarak askerlere hangi cezaevine gideceğini sordu. Şakran Cezaevi'ne götürüleceğini öğrenen gürkan, 'Ramazan da (genel müdür) tutuklandı, onunla beni yan yana koymayın' dedi. Askerler de 'Biz ona karışamayız. Sadece cezaevine götürürüz' yanıtını verdi.

'KADERE BAK CAN BEY'
Jandarma görevlisinin, tanıdığı taksi şoförü Çolak'a, 'Mustafa Abi nasılsın?' diye sorması üzerine Çolak, 'Nasıl olayım, yeğenim de bu kazada öldü' cevabını verdi. Dikiz aynasından gürkan'a bakan Çolak, 'Can Bey kadere bakın. Yeğenim sizin maden ocağınızda öldü. Ben sizi taşıyorum' dedi. Bunun üzerine gürkan başını öne eğip 'Üzgünüm' diyebildi.

gürkan'ın araçta sigara içme isteğineyse taksici ve askerler olumsuz yanıt verdi. Askerlerle sohbet eden gürkan, facianın nedenini bilmediğini söyledi. Yangının çıkışıyla ilgili kimseden bilgi alamadığını anlatan gürkan, 'Patlama olsaydı inanırdım, en azından 'Patlama oldu' derdim. Kendimi teselli ederdim' diye konuştu. gürkan'ı cezaevine götüren taksiciye, 2 jandarma aracı eşlik etti.

'ARACA BİNİNCE ELİM TİTREDİ'
Taksici Mustafa Çolak, 'Savcılıkla anlaşmamız var. Tutuklanan herkesi biz cezaevine götürürüz. Sıra bende olduğu için ben gittim. Araca Can gürkan binince ellerim titredi. Kendime 'Ben bu adamı nasıl taşıyorum?' dedim, sonra sakinleştim. Ellerinin kelepçesiz olması beni üzdü. Sürekli üzgün olduğunu söylüyordu' diye konuştu.

ÇELİK: BENİ TUTUKLAYIN, YÜZLERCE KİŞİ YOK ARTIK
Tutuklanan İşletme Müdürü Akın Çelik'in savcılıkta verdiği ifadesinde, madendeki patlama sonrasında madene koştuğunu, imbat nedeniyle rüzgârın ters yönden estiğini ve işçileri doğru yöne yönlendirmeye çalıştığını söylediği öğrenildi. Çelik'in ifadesinde, 'Hayat kurtarmaya çalışırken benim de hayatımı kurtardılar' dediği ifade edildi. Çelik'in Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında verdiği ifadede, 'Beni tutuklayacaksanız tutuklayın. Cep telefonumdaki yüzlerce arkadaşım yok artık. Bu acıdan daha büyük bir acı değil sizin vereceğiniz tutuklama kararı' dediği öğrenildi.

Tekmeci Yusuf'a rapor veren doktor kendini savundu.

Soma’da eylemciye tekme atan Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkel’e 7 gün iş göremez raporu veren Dr. Şervan Gökhan, Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) e-posta grubuna mesaj yolladı.

Hürriyet Gazetesi'nin haberine göre “3 günden beri sahtekâr, diplomasının hakkını vermeyen, yüzsüz, soysuz, TV ekranlarında resmi çıkan ve 6 yaşındaki çocuğu tarafından ‘Baba sen sahteci misin’ diye çağrılan birisiyim” diyen Gökhan’ın mesajı özetle şöyle:

BAŞBAKANLIK HASTASI

- “Yazıya başlamadan Soma’da hayatını kaybeden tüm işçi kardeşlerimize Allah’tan rahmet ve ailelerine başsağlığı diliyorum. Bu durumlara söz konusu olan raporun verilme hikâyesini  paylaşmak istiyorum. 14 Mayıs 2014’te arandım ve hastaneye Başbakanlık’tan bir hastanın geleceği ve hastanede veya yakınlarda isem tarafımdan hastanın değerlendirilip değerlendirilemeyeceği soruldu. Ben de 5 dakikalık mesafede olduğumu ve hastaya bakabileceğimi ilettim. Hastaneye geldiğimde hasta o günün acil tıp uzmanı tarafından görülmüş, o esnada acilde bulunan ortopedi asistanı tarafından ve bizim asistanımız tarafından da değerlendirilmişti. Hastanın ne olduğunu sorduğumda arkadaşlarımdan yaşanan bir arbede sonrasında hastanın kliniğimize başvurduğunu öğrendim ancak olayın oluş biçimini sorma ihtiyacı bile hissetmedim.

- Hasta arkadaşlarımız tarafından grafi çekimine gönderilmişti. Hastayı grafi çekimindeyken gördüm ve grafi çekildikten sonra muayene ettim. Hastanın özellikle sağ alt ekstremitesinde hareketle ağrı ve hassasiyet mevcuttu. Aynı zamanda sağ dizde ve tibiada (ki bunu da rapora yazmayı unutmuşum) yumuşak doku şişliği vardı. Bu arada ben gelmeden önce hastayı muayene eden arkadaşlarımız hastanın muayene formunu zaten doldurmuştu ve muayene bulguları da benim fizik muayene bulgularım ile aynı idi. Hastayı odama aldım ve 5 veya 7 gün bacağına yük bindirmemesini, istirahat raporu yazabileceğimi ifade ettim ve yazdım. Bu arada hastanın hastanemize girişi benim adıma değildi, hastaya raporu ben yazdığım için girişi kendi adıma çevirttim.

- 3 gün öncesine kadar meslek hayatı boyunca toplumsal hiçbir olayda herhangi bir otoritenin yanında yer almamış olan, yaralanan göstericiye de, polise de, katile de, hırsıza da eşit mesafede durarak mesleğinin gereklerini yerine getiren bir acil tıp uzmanıyım. Nasıl çalıştığımı benim anlatmama gerek yok, merak eden daha önce çalıştığım yerlerden sorabilir.

MESLEKTAŞLARIM ÜZDÜ
Beni asıl üzen şarkıcı/ sanatçı vs. kişilerin attıkları tweet’ler veya mesajlar olmadı. Birçok meslektaşımın, tıp fakültesi öğrencilerinin dahi eşime, aileme, bana yaptığı hakaretler oldu.”

Rabia için ağladın Somalı madenciye neden ağlamadın?


Somalı madenci: 'Neden madenciler için ağlamadın?' | samanyoluhaber.com
Somalı madenci: 'Neden madenciler için ağlamadın?'

Pişkin patron ilanla yeni madenciler arıyor!

SOMA'da 301 madenciye mezar olan madenlerde çalıştırılmak üzere yeni işçiler arandığı ortaya çıktı.
Soma Kömür İşletmeleri’nin, Soma İlçesi’nde 301 madenciye mezar olan madenlerde çalışmak üzere 100 yeni işçi alınması için Türkiye İş Kurumu’na başvurduğu ortaya çıktı.

Türkiye İş Kurumu’nun (İŞKUR) resmi internet sitesinde 00002055756 talep numarası ile yer alan ilanda, işe alınacak işçilerin “pratikten” yetiştirilecekleri belirtildi. Soma Kömür İşletmeleri Yönetim Başkanı Alp Gürkan maden faciası sonrasında düzenlediği basın toplantısında, işe başlamadan önce işçilere eğitim verdiklerini söylemişti.

Yalnızca erkek adayların adayların başvurabileceği ilanda askerlik durumunun önem taşımadığı ve alt yaş sınırının 18 olduğu belirtiliyor. Diğer dikkat çekici unsur ise ilan için başvuracak adayların “ilköğretim ve üzeri” eğitime sahip olmalarının yeterli olacağı bilgisine de yer veriliyor.

Adayların, Akhisar, Bergama, Dursunbey, İvrindi, Kınık, Kırkağaç, Savaştepe ve Soma ilçelerinden birinde ikamet ediyor olmaları da istenen Soma Kömür İşletmeleri A.Ş unvanı ile verilen ilanda son başvuru tarihi 29 Mayıs 2014 olarak belirtiliyor.

İşte o küflü gaz maskeleri!

Manisa'nın Soma İlçesi'nde, 301 işçinin can verdiği maden faciasının ardından en çok tartışılan konulardan biri olan, kurtulan işçilerin şikayet ettiği gaz maskeleri ortaya çıktı.

Karbonmonoksit gazından korunmaları için işçilere dağıtılan gaz maskelerinin Çin yapımı olduğu, son kullanım tarihlerinin geçtiği, küflendiği ve kullanımının da çok ilkel şekilde yapılabildiği görüldü.

Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’ye ait ocakta 13 Mayıs’ta meydana gelen faciada 301 işçi yaşamlarını yitirdi, 486 işçi ise yaralı olarak kurtarıldı. Facianın ardından şirket yetkililerinin açıklamalarında, işçilerin gaz maskelerinin bulunduğu ve o anda yanlarında olduğu bilgisine yer verildi. Aynı açıklamalarda, bu maskelerin 45 dakikalık bir süre için işçilerin hayatta kalmalarını sağladığı da ileri sürüldü. Kurtulan işçilerden bazıları ise olay sırasında açtıkları gaz maskelerinin küflü olduğunu, bazıları ise çok kısa sürede tükendiğini öne sürdü.

İşçilerin yanında bulunduğu söylenen, kurtulan işçilerin ise şitayet ettiği o gaz maskeleri bugün ortaya çıktı. Maden şirketlerinde 9 yıldır çalışan Barış Kılıç’ın gösterdiği gaz maskesinin hiç bakımdan geçirmeden işçilere zimmetlendiği, içerisindeki havanın 45 dakika yerine sadece 10 dakika sürdüğü ve kullanımının da ilkel şekillerde yapıldığı belirlendi.

350 TL CEZA VERİLDİ
Gaz maskesini takıp uygulamalı olarak da gösteren Barış Kılıç, “Ben 9 yıldır bu şirkette çalışıyorum. Ve bana bu maskeyi verdikten sonra bir daha ne bakımını yaptılar ne de kullanmayı öğrettiler. Sadece bir kez kazayla kapağı açıldı. O zaman vardiye amirlerimiz bize nasıl kullanacağımızı gösterdi. Onun haricinde ben ve arkadaşlarım kimse bilmiyordu kullanımını. Hatta kapağı açıldığı için benden o zamanki maaşımın yarısı olan 350 TL’yi ceza kestiler” dedi.

Gaz maskesinin insan canını kurtarmadığını aksine kendi çalışmalarını da zorlaştırdığını dile getiren Barış Kılıç, “Bu maskeler ocağa indiğimiz sırada yanımızda bulunuyor. Ama çok eskilerden yapılmış bir maske, kullanımı çok zor. İnsan kafasına göre takamıyor. Ağzına oturmuyor. Üstelik Çin işi olan bu maskelerin çoğunun da kullanım tarihi geçmiş durumda. İşçinin hiç önemi yok onlar için. Olsa bu zamanda devirde, böyle bir maskeyle işçiler madene gönderilir mi? Zaten taktıktan 10 dakika sonra bitiyor ve aşırı ısınıyor. İnsan kaçmaya çalıştığı sırada nefes bile alamıyor” dedi.

"Somalılar korkudan konuşamıyor!"

Soma’da meydana gelen kazanın sıradan bir kaza olmadığını söyleyen Balkız, 301 şehit ailemiz var. Yapacağımız hukuki yardımın hepsini planladık. Kriz masası oluşturduk. Hukuki yardım taahhüdü verdik. Veraset ilamı almaktan, davalar sonuçlanıncaya kadar harç masrafları da dahil olmak üzere bu yardımlar verilecek.

 Kazanın meydana geldiği ocak kapatıldı. Diğer iki ocakta da iş başı çağrısı yapmışlar. Yarın kazazede işçilerimizin dışındaki işçiler kendi işlerini yapmaya başlayacaklar. Bazı tereddütler geldi. Valimizi aradım. ‘O da derhal bu konuda çalışma bakanlığı ve ilgili iş güvenliğini arayacağım’ dedi” diye konuştu.

“BU SORUŞTURMA UZUN SÜRECEK DAHA BELGE VE BİLGİLER GELECEK
Balkız, “Bu soruşturma uzun sürecek. Daha belge ve bilgiler gelecek” dedi. CNN Türk’te Manisa Soma kazasına ilişkin Gazeteci Şirin Payzın’ın sorularını yanıtlayan
Balkız, madende hayatını kaybedenlerin eşlerinin resmi nikahı olmasa dahi hukuki hakları olduğunu, bunları koruyacaklarını söyledi.

ŞİRKET İŞÇİLERE KAĞIT İMZALATTI İDDİASI
Maden işçilerinin yakınlarına, şirket yetkilileri tarafından dava açmayacaklarına dair bir kağıt imzalatıldı iddialarına yanıt veren Balkız, “Böyle duyumları biz de aldık. Şahsen bana ulaşmış bir belge yok. Böyle bir imza atıldığına dair bize herhangi bir sonuç gelmedi” açıklamasında bulundu.

DELİLLERİN ORTADAN KALDIRILDI MI?
Maden kazasına ilişkin delillerin tamamen ortadan kaldırılmadığını söyleyen Balkız, “Denetlenmesini istiyoruz savcılarımıza çağrıda bulunuyoruz. Gerekli belge ve sertifika alınmamadan yapılan bir iş varsa, hata zincirleri çok büyüktür. Delillerin tamamen ortadan kaldırıldığı gibi bir kaygı içerisinde değiliz. Gecikmiş de değiliz. Madenin içerisine girildiği zaman bu yangına veya çöküntüye sebep olan her şeyin tespit edileceği inancındayız” ifadelerini kullandı.

“MADENDE, SURİYELİ İŞÇİLERİN ÇALIŞTIRILDIĞI İDDİALARI”
Madende, Suriyeli işçilerin çalıştırıldığı iddialarına yanıt veren Balkız, “Konuya ilişki bir tane somut tespit yapılmış değil” dedi.

“CEZA DAVASINA DA MÜDAHİLİZ”
Baro olarak ceza davasına da müdahil olduklarını belirten Balkız, “Raporlama çalışması yapılacak. Çağdaş avukatlar gurubu da Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyette bulundu. Ceza davasına da müdahiliz. Bu işin organizasyonu sadece Manisa Barosu yürütecek” dedi.

“ŞUNU HİSSEDİYORUM, SOMALI KORKUYOR, KONUŞMUYOR”
“Somalı korkuyor, konuşmuyor” diyerek açıklamasına devam eden Balkız, “Ben de şunu hissediyorum, Somalı korkuyor, konuşmuyor. Biz diyoruz ki biz hukukçuyuz. Biz sizin her türlü sorumluluğunuzu almışız. Bu davayı sonuna kadar götüreceğiz. Siz buradan yarın gideceksiniz bizim durumumuz ne olacak 10 bin çalışan varsa 9 bin çalışanın borcu var. Türkiye’deki maden ocaklarındaki güvenlik tedbirlerinin yeniden artırılmalı. Yaşam odası diye bir uygulama yok. Mecburiyet olmadığı için bu uygulanmıyor” diye konuştu.
Madende, Suriyeli işçilerin çalıştırıldığı iddialarına yanıt veren Balkız, “Konuya ilişki bir tane somut tespit yapılmış değil” dedi.
“CEZA DAVASINA DA MÜDAHİLİZ
Baro olarak ceza davasına da müdahil olduklarını belirten Balkız, “Raporlama çalışması yapılacak. Çağdaş avukatlar gurubu da Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyette bulundu. Ceza davasına da müdahiliz. Bu işin organizasyonu sadece Manisa Barosu yürütecek” dedi.

“ŞUNU HİSSEDİYORUM, SOMALI KORKUYOR, KONUŞMUYOR”
“Somalı korkuyor, konuşmuyor” diyerek açıklamasına devam eden Balkız, “Ben de şunu hissediyorum, Somalı korkuyor, konuşmuyor. Biz diyoruz ki biz hukukçuyuz. Biz sizin her türlü sorumluluğunuzu almışız. Bu davayı sonuna kadar götüreceğiz. Siz buradan yarın gideceksiniz bizim durumumuz ne olacak 10 bin çalışan varsa 9 bin çalışanın borcu var. Türkiye’deki maden ocaklarındaki güvenlik tedbirlerinin yeniden artırılmalı. Yaşam odası diye bir uygulama yok. Mecburiyet olmadığı için bu uygulanmıyor” diye konuştu.

"Soma faciası sorumlularına ana avrat küfretmek istiyorum."

Soma'da 301 maden işçisinin hayatını kaybettiği facianın ardından bölgeye gidenler arasında Tuba Ünsal ile Tuğçe Kazaz da vardı.

Tuba Ünsal ''Soma'ya vardığımızda ilçeye girişler kapalıydı. Bizden mi korkuyorlar? O kadar kızdım kı saatlerce susmadan küfür etmek istiyorum. Oradaki insanların imamdan çok psikoloğa ihtiyacı var'' dedi.




Olmaz demeyin oldu burası Türkiye!

Korku emaresi görülmemiş!
İzmir'de 10 yaşındaki bir çocuğun polis tarafından gözaltına alınmak istendiği ve korkudan altını ıslattığı şeklindeki haberlere ilişkin İzmir Valiliği'nden yazılı bir açıklama geldi.

Açıklamada şunlar kaydedildi:
"13.05.2014 tarihinde Soma ilçesindeki kömür ocağında meydana gelen acı olayda hayatlarını kaybeden maden işçilerinin ölümünü protesto maksadıyla kentin değişik bölgelerinde kanunsuz eylemler düzenlenmiş, bu eylemlere katılanlara gerekli uyarılar yapılmış, eylemlerde şiddet kullanan, sokakları trafiğe kapatıp işyerlerine, bankalara ve kamu mallarına zarar vererek, tahribat yapanlara yönelik, müdahale ve gözaltı işlemi uygulanmıştır."

"UZAKLAŞTIRILMAYA ÇALIŞILDI"
"Kent trafiği işlemez duruma gelmiş, güvenlik görevlilerince yolların trafiğe açılması için yapılan her müdahaleye taşlı sopalı, havai fişekli saldırılar gerçekleşmiştir. 16.05.2014 günü aynı gruplar Talatpaşa Bulvarı'nı dört yönden barikat oluşturarak trafiğe kapatmış ve yine trafiği açmak için yapılan polis müdahalesine taşlı, sopalı ve havai fişekli saldırılar olmuş, eylemci gruplar üzerlerine TOMA’larla kademeli ve artan oranda su sıkılmak sureti ile dağıtılmış, dağılmamakta ısrar edenlere yönelik gözaltı işlemi uygulanmıştır. Bu esnada söz konusu eylemlere iki gün boyunca sürekli katıldığı ve aktif rol aldığı gözlenen basın yayın organlarında bilgi ve görüntüleri aktarılan bahse konu çocuk başta olmak üzere yaşıtı diğer çocuklarla beraber zarar görmemesi ve yaralanmaması amacıyla eylemci grubun içerisinden uzaklaştırılmaya çalışılmış, medya organlarınca da bahse konu bu görüntüler yayınlanmıştır. Bu aşamada yapılan eylemlerde aktif rol aldığı gözlenen çocuğun zarar görmemesi için grubun içerisinden uzaklaştırılmasıdır ve burada gözaltı işlemi kesinlikle uygulanmamıştır."
''13 YAŞINDA''
Açıklamada, "17.05.2014 günü yapılan eylemlerde görülen ve aktif olarak olayların içerisinde yer aldığı anlaşılan çocuğun ve diğer küçük çocukların suça sürüklenen çocuklardan olup olmadığının tespiti amacıyla, eylem sonrası Çocuk Şube Müdürlüğü ekiplerince takiple, gece sokakta yalnız dolaşırken kimliğinin tespiti amacıyla muhafaza altına alınmış, bu çocuğun 2001 doğumlu (13 yaşında) A.K. olduğu, emniyet kayıtlarında bir kez yağma suçundan mağdur, bir kez de kayıp çocuk olarak işlem gördüğü, üç gündür evine gitmediğini çocuğun bizzat kendisinin beyan etmesine rağmen ailesi tarafından kayıp müracaatında bulunulmadığı tespit edilmiş, konu Nöbetçi Çocuk Savcısına aktarılmış, hakkında 2911 Sayılı Kanuna muhalefetten suça sürüklenen çocuk sıfatı ile işlem yapılması, olaya ilişkin video ve fotoğraf kayıtları ile birlikte mesai saatleri içerisinde adliyeye mevcutlu getirilmek üzere ailesine teslim edilmesi talimatı alınmış, alınan talimat gereğince 20.05.2014 tarihinde Cumhuriyet Savcılığı’na götürülmek üzere A.K. adlı çocuk annesine teslim edilmiştir."

Olay nasıl olmuştu:

10 yaşındaki çocuğu gözaltına almak istediler!
İzmir'de Soma protestosuna polis gece saatlerinde müdahale etti. Bu sırada yakınlarıyla eğlenmeye gelen 10 yaşındaki çocuğun da gözaltına alınmak istemesine çevredekiler tepki göstermişti.

Kentin en işlek caddesi Kıbrıs Şehitleri’ne yakınlarıyla eğlenmeye geldiği öğrenilen 10 yaşlarındaki bir çocuğun gözaltına alınmaya çalışılmasına, çevredekiler tepki gösterdi. Diğer polislerin de araya girmesiyle çocuk, kısa sürede bırakıldı.

Patronun oğluna denetimli serbestlik isteği!

Soma Kömür İşletmeleri Genel Müdürü Ramazan Doğru gözaltına alındı. Savcı, şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan'ı, denetimli serbestlik yasasından yararlanarak serbest bırakılması istemiyle mahkemeye sevk etti.

Savcı ayrıca Can Gürkan dışındaki 5 kişiyi, tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk etti.

Can Gürkan'ın savcılıktaki sorgusunda kendisinin ve şirketinin herhangi bir ihmalinin olmadığını, olayın bir kaza olduğunu söylediği öğrenildi.

BİR KİŞİ DAHA TUTUKLANDI

Adliyeye sevk edilen teknisyen Mehmet Ali Günay Çelik tutuklandı. Naci Kor, İsmail Adalı, Nazmi Cem Nesimoğulları ve Necati Karadeniz denetimli serbestlik yasası kapsamında serbest bırakıldı.

Alp Gürkan'ın oğlu ve Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.'nin Yönetim kurulu Başkanı Can Gürkan ise mahkemede ifade vermeye başladı.

Soma Holding'e devletten resmen ihale yağmış

Uçan kuşa borçlu
Soma’da 301 madenciye mezar olan madenin işletmecisi Soma Holding, 1984’te kuruldu. İzmir ve Manisa çevresinde küçük çaplı madenler işletti. 2004 yılına kadar borç batağındaydı. Holdingin kaderi Türkiye

Kömür İşletmeleri’nden (TKİ) 2005’te alınan ilk ihale ile değişmeye başladı. Bu tarihten beri şirket devletten 60-70 milyar liralık ihale aldı. İhalelerden bazıları şöyle:
İhalesiz verildi
SOMA GEVENTEPE:
8 Eylül 2005’te TKİ ile sözleşme imzalayarak madenin işlemesini aldı. Yıllık 1 milyon ton kömür üretilmesi öngörüldü ve 2016’ya kadar yetki verildi.
MERKEZ OCAK:
TKİ, ihalesiz olarak Geventepe’nin yanındaki sahaları da şirkete vermeye başladı. 2012’de 6 milyon ton rezervi bulunan Merkez Ocağı şirkete verildi.
IŞIKLAR SAHASI:
Soma’daki Işıklar Sahası aynı dönemde Soma Holding’e ihalesiz tahsis edildi.
EYNEZ BÖLGESİ:
Facianın yaşandığı bu sahayı Ciner Grubu işletiyordu. 2009’da Soma Holding’e devretti.
Yürü ya kulum!..
ZONGULDAK SAHASI:
2011’de şirket madencilik ihalesinde adeta kadrolu hale geldi. Zonguldak Bağlık-İnağzı’ndaki kömür sahasının 36 yıllık işletme hakkını kazandı.
YENİ ÇELTEK SAHASI:
2013’te ise Amasya Merzifon’daki maden sahasının işetme hakkı 35 yıllığına Soma Holding’e devredildi. Yıllık 1.2 milyon ton maden üretilmesi öngörülüyor. Aynı bölgede 405 megavat gücünde bir de santral kurulacak. TKİ ise Soma A.Ş.’den ihalesiz bir şekilde kömür temin ediyor. TKİ’nin ihale yaparak aldığı kömürden çok daha fazla para ödediği belirtiliyor.

Somalı öksüz çocukların kaderi


Bizide unutacaklar Baba.

Melekler'den 'Türkiye için dua edin' mesajı geldi.

Tüm dünya Manisa'nın Soma İlçesi'ndeki kömür madeninde meydana gelen facia için dua ediyor.

Melekler'den 'Türkiye için dua edin' mesajı...  Dünya çapında birçok isim Twitter ve Instagram hesaplarında paylaştıkları fotoğraf ve mesajlarla Soma'da yaşanan büyük acıya ortak oldu.

Süpermodeller Doutzen Kroes ve Cara Delevingne de Instagram hesaplarındaki paylaşımlarla üzüntülerini belli ettiler.

'Kara gün! Türkiye için dua edin' yazılı resimleri paylaşan ikiliden Doutzen Kroes, resmin altına yazdığı notla duygulandırdı. Kroes, 'Dualarım yakınlarını kaybeden aileler ve yakınlarını kaybetmiş olan herkesle' dedi.

Yaşam odaları Türkiye’de neden zorunlu değil?

CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’e, ““Çocuk işçilere ağır iş izni vermek için yönetmeliği neden değiştirdiniz. Kaçış Odaları neden Türkiye’de zorunlu değil? 

ILO’nun 176 Numaralı Sözleşmesi 19 yıldır neden imzalanmıyor? SGK Başkan Yardımcısı inceleme dahi yapılmadan neden hemen ‘iş kazası’ açıklaması yaptı? Yapacağınız incelemede, madenin açılışını Enerji Bakanı’nın yapmış olması tarafsızlığınızı etkileyecek mi?” diye sordu.

CHP’li Umut Oran, Çalışma Bakanı Faruk Çelik’in yanıtlaması istemiyle TBMM’ye soru önergesi sundu. Soma Holding İştiraki Soma Kömür İşletmeleri madeninde 13 Mayıs 2014 tarihinde meydana gelen faciada yüzlerce madencinin yaşamını yitirdiğini anımsatan Oran önergesinde şu soruları yöneltti:

Maden hakkında önceden gelen ihbar var mı?

- Soma Holding İştiraki Soma Kömür İşletmeleri madeni için 13 Mayıs 2014 tarihi öncesinde size ulaşan herhangi bir şikâyet, ihbar var mıdır, varsa bunlar hakkında hangi işlemleri tesis ettiniz?

- Bakanlık birimleriniz bu işletmede son olarak hangi tarihte denetleme yaptı ve inceleme soncunda yazılan raporun sonuç bölümü nedir, burada saptanan eksiklikler var mıdır?

Kaçış Odaları Türkiye’de neden zorunlu değil?

- Tüm dünyada, Çin’de dahi kullanımı zorunlu olan Kaçış-Yaşam Odaları’nın (Rescue Chamber) Türkiye’de de madenlerde zorunlu hale getirilmesi için niçin hiçbir adım atmadınız? İlgili şirketler bu konuda sizinle ne zaman temasa geçti, kendilerine hangi tarihte hangi yanıtı verdiniz? Enerji Bakanlığı ve bakanlığınızın ilgisizliği nedeniyle Kaçış Odaları’nın Maden Yönetmeliğinde zorunlu hale getirilmesi konusunda ilerleme sağlanamadığı bilgisi doğru mudur?

ILO Sözleşmesi 19 yıldır neden imzalanmıyor?

- Türkiye, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 176 numaralı "Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesini” 12 yılı sizin hükümetiniz olmak üzere toplamda 19 yıldır neden imzalamamaktadır? Sözleşmenin imzalanmamasının nedenleri arasında maden sahiplerine ve hükümete önemli sorumluluklar getirmesi de yer almakta mıdır?

SGK Başkan Yardımcısı nereden biliyor?

- SGK Başkan Yardımcısı Mustafa Kuruca, henüz olay hakkında herhangi bir öninceleme dahi yapılmamışken “Bu iş kazası olayıdır” açıklamasını neden yaptı?

Tarafsızlığınızı etkileyecek mi?

- Söz konusu madenin açılışını Sayın Enerji Bakanı’nın yapmış olması, bu facia sonrası yapacağınız incelemenin tarafsızlığını zedeleyecek mi?

Çocuklara ağır iş yolunu açan yönetmelik değişikliği

- Çocuk ve Genç İşçilerin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 5. Maddesinin 5. Fıkrasında, 25 Ekim 2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan değişikliği yaparak 16 yaşını dolduran çocukların da ağır işlerde çalışmasının önünü açmanızın gerekçesi nedir?

- Bu değişiklik nedeniyle çocuk-genç işçilerin ölüm sayısının arttığı doğru mudur? 2003 yılı başından bu yana iş kazalarında yaşamlarını yitirenlerin yaşları ve kazaların yaşandığı illere ve yıllara göre dağılımı nedir?

Seksi yazar Ayşe Arman'ın Soma fotoları tepki çekti.

Seks ağırlıklı yazılarıyla bilinen Hürriyet yazarı Ayşe Arman Soma'da çekildiği fotoğrafları Instagram hesabından paylaşmaya devam ediyor. 

MADENİN GİRİŞİNDE FOTOĞRAF
Ayşe Arman, Soma'daki maden faciasının 4. gününde Instagram hesabından bu kez de patlamanın meydana geldiği maden ocağından bir fotoğraf paylaştı. Madenin giriş noktası önünde duran Arman, fotoğrafın altına da "Birazdan sirenler çalacak ve yeni ölüler gelecek" yazdı.

RAY-BAN GÖZLÜK, PRADA ÇANTA İLE MADEN OCAĞINDA
Ayşe Arman'ın fotoğrafında ilk etapta dikkat çeken detay ise çantası ve güneş gözlüğüydü. Cansız bedenlerin çıkarıldığı madenin girişinde poz vermeyi akıl eden Ayşe Arman, 1200 TL maaşla çalışan maden işçilerinin gözüne sokar gibi Ray-Ban gözlükleri ve Prada çantasını da kadraja oturtmayı başardı.

ÇANTANIN FİYATI 20 BİNLERE KADAR ÇIKIYOR
Fiyatı 3 bin lira ile 20 bin lira arasında değişen Prada marka çektirdiği fotoğrafta, Soma'daki kazada vefat edenlere ne kadar üzüldüğünü göstermeye çalışıyor. Arman'ın gözündeki Ray-Ban marka gözlüğün değeri ise piyasada 500-600 TL fiyatlarla ölçülüyor.

TAKİPÇİLERİ TEPKİ GÖSTERDİ
Ayşe Arman, Instagram hesabından paylaştığı bu fotoğrafla takipçilerinden de tepki topladı. Arman'ı takip eden kullanıcılar, "Allah daha çok versin ama yazıklar olsun. Takmışsın koluna markayı, dolaşıyorsun" diyerek tepki gösterdi.


Somadaki bu hırsızlar tam şerefsiz çıktılar!

Soma'daki faciada birçok maden işçisi yardım için facianın meydana geldiği Eynez Madenciliğe ait maden ocağına akın etti. Yaşanan kargaşa sırasında durumu fırsat bilen bazı kişiler de bu durumu fırsat bildi.

 Salı günü meydana gelen maden kazasından sonra birçok maden işçisi yardım için facianın meydana geldiği Eynez Madenciliğe ait maden ocağına akın etti. Kurtarma ekiplerinde yer alan madenciler, yerin 2 bin metre altında kalan arkadaşlarını kurtarmak için soyunma odasında üzerlerini değiştirdikten sonra madene indi.

Özellikle salı ve çarşamba günleri madenin girişlerinde kontrol noktası olmamasından dolayı olayı merak eden binlerce kişi de madene akın etti. Maden ocağı sahasında adım atacak yer kalmazken, yaşanan kargaşa sırasında durumu fırsat bilen bazı kişilerin de yer altında mahsur alan işçiler ile onları kurtarmak için madene inen işçilerin soyunma odasına hırsızlık amaçlı dadandığı ortaya çıktı.

İddiaya göre, büyük kargaşa sırasında soyunma odasına giren kişi ya da kişilerin dolapları kırarak hırsızlık yaptı. İki kişinin cep telefonu, bir kişinin ise parasını alan vicdansızların kayıplara karıştığı öğrenildi. Cep telefonları ile parası çalınan işçilerin olayı maden şirketin yetkilerine bildirmesi ile ortaya çıktığı öğrenildi. Şirketin depo sorumluları, "Olay bize bildirildiğinde soyanma odasına gittik. Birçok dolabın kırıldığını gördük. Herkes can derdindeyken bazıları hırsızlık yapmış" dedi.

Somalı madenciler bankalara borçlu çıktı.

Bankaların borç silme hamlesi madencinin borcunu gündeme getirdi. Soma’da bankalardan kullanılan bireysel kredi ile kredi kartı borçları 690 bin TL çıktı. Bu rakam bankaların verdiği toplam kredilerin % 0.00006’sı ediyor.

Türkiye’de iş yapan birçok banka Soma’da meydana gelen maden kazasında hayatını kaybedenlerin borçlarını ardı ardına sildiklerini açıkladı. Hayatta kalanların ise borçlarını yeniden ele alarak, yapılandıracaklar.

Ticari hukuk kuralları içinde kredi borçlusu hayatını kaybettiğinde borcu mirasçılarına kalıyor. Borç sigortalanmış ise bu borçları sigorta şirketi ödüyor.
Bununla birlikte Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu (BDDK) iki ay önce çıkardığı düzenleme ile sigorta zorunluluğunu kaldırdı. Bankalar artık bireysel kredi verdikleri müşterilerinden zorunlu olarak Hayat Sigortası yapmalarını isteyemiyor. Bankalar sadece konut kredilerinde müşterilerinden hayat sigortası yapmalarını isteyebiliyorlar. Konut kredileri de belli bir teminat karşılığında verildiği için bu kredilerin de banka açısından çok fazla bir riski bulunmuyor.

Ortalama gelir: 1.400 TL
Bir bankacının verdiği bilgiye göre Somalı madencilerin gelir ortalaması 1.400 TL’ye işaret ediyor. Bankalar BDDK’nın çıkardığı yeni yasal düzenlemeler kapsamında bir kişiye en fazla maaşının 5 katı kadar kredi limiti tanıyor.
Türkiye’de yaşanan bu acı olayın ardından Soma halkının bankacılık sektöründen kullandığı kredilerin tutarına bakıldığında madencilerin gelirinin ne oranda kredi kullanımına etki yaptığı da görülüyor.
Tüm Soma halkının sistemden kullanabildiği ticari, bireysel kredi kartı ve bireysel tüketici kredilerinin toplam tutarı 775.823 bin TL’yi aşmıyor. Burada 85 bin TL’lik ticari krediler düşüldüğünde, bireysel borç toplamının 690 bin TL olduğu görülüyor.

Sigortasız risk: 1.336 TL!
Bankalar arka arkaya madencilerin acısını paylaştıklarını ve hayatını kaybeden işçilerin borçlarını sildiklerini açıklarken, Somalılar kamu ve özel bankalardan 614.583 bin TL bireysel kredi, 76.857 bin TL bireysel kredi kartı ve 84.383 bin TL ticari kredi almışlar. Bu arada bir diğer önemli ayrıntı da bankaların bütün kredi riskleri neredeyse sigorta kapsamında. Soma’daki sigortasız toplam risk sadece 1.336 bin TL’ye işaret ediyor.

Ahmet Hakan: Hükümet'in tek endişesi, bu işten nasıl yırtarız.

Hürriyet yazarı Ahmet Hakan AKP'nin “Biz bu işten nasıl daha az zarar görürüz” endişesinde olduğunu yazdı...

Ahmet Hakan: Hükümet'in tek endişesi, bu işten nasıl yırtarız... Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Hakan, bugünkü yazısında hükümete karşı algı operasyonunu olmadığını kendi talihsiz açıklamalarıyla kötü algı oluşturduklarını ve hükümetin tek derdinin bu işten ''nasıl sıyrılırız'' olduğunu yazdı.

İşte Ahmet Hakan'ın bugünkü yazısı...

Konuştukça infiali körüklüyorsunuz

EY devletliler!

Ey hükümet yetkilileri!
Kimsenin size algı operasyonu çekmesine gerek yok.
Algı operasyonunu siz kendi kendinize çekiyorsunuz.
Algıyı kızıştıran sizsiniz.

*

Ayırmışsınız kendi kaderinizi, vatandaşın kaderinden.
“Aman hükümetimize bir şey olacak, aman başımıza bir hal gelecek, aman bu işler büyüyecek” endişesiyle hata üstüne hata yapıyorsunuz.
Tezleriniz, kıyaslamalarınız, edanız, tavrınız, üslubunuz, yaklaşımınız... Bir felaket!

*

Ey devletliler!
Ey hükümet yetkilileri!
Hiçbir kusur kabul etmiyorsunuz.
Hiçbir yanlışı üzerinize almıyorsunuz.
Yaptığınız açıklamalar, bu boyutta büyük bir faciaya uygun düşecek açıklamalar değil.
Açıklamalarınızda “insan” yok, “vicdan” yok, “mahcubiyet” yok, “mantık” yok, “tutarlılık” yok.
Bir tek şey var: “Biz bu işten nasıl daha az zarar görürüz” endişesi.
Bu endişeniz ölümler karşısındaki üzüntünüzün bile önüne geçmiş durumda.
En azından böyle hissediliyor, böyle hissettiriyorsunuz.

*

Bıktık Uzakdoğu’dan örnek vermeye ama daha dün gemi battı diye Güney Kore’de başbakan istifa etti.
Hadi siz o kadar büyük davranmayın.
Bir küçük özür, bir minik mahcubiyet bile yeter.

*

Bırakın şu “biz her durumda kuyruğu dik tutarız” tavrını.
Bırakın laf yarıştırmayı, polemik yapmayı, kusur kabul etmeyen tutumu...
Siz laf yarıştırdıkça, siz polemiklere daldıkça, siz kusur kabul etmedikçe...
Galeyan halinin ortaya çıktığını unutmayın.

*

Ey devletliler!
Ey hükümet yetkilileri!
En iyi algı operasyonu vicdani ve insani şeyler söylemektir.
Vicdani ve insani bir duruş sergileyin.
Vicdani ve insani duruş sergileyene...
Yeryüzünün bütün çakalları algı operasyonu çekse bile sökmez.

Yazının tamamını okumak için TIKLAYINIZ!

Soma'da yürek burkan görüntüler

Manisa'nın Soma ilçesinde 301 maden işçisine mezar olan ve tüm ülkeyi yasa boğan facianın yaşandığı maden ocağı sessizliğe büründü. 

Manisa'nın Soma ilçesinde 301 maden işçiye mezar olan madenden geriye yürek burkan görüntüler kaldı.

SESSİZ HAKİM

5 gündür süren yoğun çalışmaların ardından onlarca ambulans, arama kurtarma ekibi, yüzlerce polis ve jandarma kuvvetleriyle birlikte madende mahsur kalan ailelerle dolup taşan maden ocağında arama kurtarma çalışmalarının tamamlanmasının ardından sessizlik hakim oldu. 301 maden işçisinin hayatını kaybettiği maden ocağında geriye çizmeler ve nöbet tutan askerler kaldı.

TÜRKİYE TARİHİNİN EN BÜYÜK FACİASI

13 Mayıs Salı günü saat 15.10'da yaşanan maden faciasının bilançosu ağır oldu. Türkiye tarihinin en büyük maden faciası olmasının yanı sıra dünyadaki en büyük maden facialarından biri olan Soma'daki kazanın ardından 5 gündür süren yoğun çalışmalar bugün tamamlandı. Askerlerin hala sıkı güvenlik önlemleri altında tuttuğu maden ocağında yapılacak olan incelemeler ve bilirkişi raporlarının sonucunda maden faciasının nedeni kesinlik kazanacak.

BAKAN'IN Soma'DAKİ SON GÖREVİ

Bu arada maden ocağında 5 gündür hummalı bir çalışma yapan gazeteciler de ocaktan çıkarılırken, facianın yaşandığı ilk günden beri Soma'da olan ve krizi yöneten Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın, Soma'danAkhisar'a hareket ederek Akhisar Devlet Hastanesi'nde kimlikleri tespit edilemeyen maden işçilerinin aileleriyle görüştükten sonra Ankara'ya dönmesi bekleniyor.