doğum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çalışan Bayanlar Doğum izni ne zaman başlar?


Doğum izni ne zaman başlar? Doğum izni süresi kaç gündür? Doğum izni nasıl hesaplanır? Çalışan hamilenin hakları konusunda bilinmesi gerekenler 

Hamileler doğum iznini nasıl alır? Doğum öncesi izin hakları ne kadardır? Doğum izni ne kadar sürer? Doğum izni süresince maaş ödenir mi? Doğum izniyle ilgili merak edilenleri Avukat Canan Arın anlatıyor…

Hamilelerin doğum izni ne kadardır? Doğum izni nasıl kullanılır?

Toplam izin süresi 16 hafta 
Hamile bir kadının doğumdan 8 hafta önce ve doğumdan sonra 8 hafta kullanılmak üzere toplam 16 haftalık izin hakkı vardır.

Eğer doktor izin veriyorsa, doğumdan önceki 8 haftayı doğumdan önce 3 haftaya kadar kullanıp kalanını doğumdan sonraya bırakabilir. Hiçbir hamile, “doğuma kadar çalışacağım” diyemez; doğuma 3 hafta kala izne çıkması zorunludur.

Ücretsiz izin alabilir miyim? 
Yine ihtiyaç duyuyorsa, doğumdan sonra 6 ay ekstra izin alabilir. Doğumdan önce ve sonra kullandığı 16 haftalık izin için maaşından herhangi bir kesinti yapılmaz, ama ekstra 6 ay için maaş alamaz.

İzin zamanını belirleyebilmek için hamile kadının doktordan doğumun ne zaman olacağına dair rapor alması gerekir. Doğumdan önceki 8 hafta sırasında anormal bir durum varsa ve kadının yerinden kalkmaması gerekiyorsa, o 8 haftalık izin süresi uzatılabilir ve kadın doğuma kadar o süreyi kullanabilir.

Kaçıncı haftada olduğumu nasıl hesaplarım?

Doğum izni ne zaman başlar? Doğum izni nasıl hesaplanır? Bu konularda çok soru alıyoruz. Pudra.com olarak konuyu araştırdık. Kadın Hastalıkları ve Doğum Op. Dr. Filiz Tosun Çataklı'nın bu konudaki açıklamaları şöyle:

DOĞUM İZNİ HESAPLAMASI HAKKINDA ÖNEMLİ NOT
Hamile kadınlar hamileliklerinin kaçıncı haftasında olduklarını genelde doğru hesaplayamıyorlar. Bu nedenle doğum öncesi iznine ayrılmaları gereken zamanı da yanlış planlıyorlar.

Kanun, doğumdan 8 hafta önce izine ayrılınabilir diyor. Gebelik 40 hafta olduğuna göre 8 hafta öncesi 32. haftaya geliyor. Yani 32. haftanın dolmuş olması gerekli. Son adet tarihine göre 31 hafta 5 günlük gebeliği olan bir kadın 32. haftalık hamile değildir, 31 hafta 5 günlük hamiledir. Tüm yaş hesaplamalarında bitirilen yaş dikkate alınır. 31 hafta 5 günlük hamile bir kadının gününün dolmasına daha 8 hafta 2 gün vardır.

Bu nedenle izne ayrılma hakkını elde edeceğiniz günü hesaplarken son derece basit bir yöntem uygulayabilirsiniz. Son adet tarihinize göre beklenilen doğum gününe kaç gün kaldığını sayın. Bunun kaç hafta ve kaç güne denk geldiğini hesaplayın."

Çalışan anne adayları doğum izni için hangi evrakları hazırlamalı?

Avukat Canan Arın anlatıyor: Çalışan anne adayları doğum izni alabilmek için önce hekimden hamile olduklarına dair bir rapor alıp, o raporu ibraz etmeliler. Sonra da doğumun sekiz hafta öncesi ve sekiz hafta sonrasının ne zamana geldiğini hesaplayıp, bu haftalar için izinlerini ne zaman başlatacaklarını iş yerine bildirmeleri gerekir.

Çalışan hamileler doğum izni için hangi kurumlara başvurmalı?

Avukat Canan Arın anlatıyor: Kadın, hamile olduğuna dair belgeyi aldıktan sonra bunu iş yerinin insan kaynakları veya muhasebe bölümüne verir ve gerekli bölümlere göndertebilir.

Hamileler, hamile olduğuna dair belgeyi devlet hastanelerinin kadın doğum servisinden alabilir. Belgeyi bağlı olduğu sigorta kurumuna ulaştırması ve kendi bulunduğu iş yerine de bilgi vermesi gerekir. Bağlı olduğu sigorta kurumuna hamile olduğunu bildirmesi, hem izninin başlaması hem de diğer işlemlerin yapılabilmesi, hamilelikle ilgili haklarının işleme konulabilmesi için önemlidir.

Hastaneye alınmayan kadın hastane bahçesinde doğum yaptı.

Meksika’nın Oaxaca kentinde doğum yapmak için kocasıyla birlikte bir kliniğe giden Irma Lopez isimli kadın görevliler tarafından kabul edilmeyince hastanenin bahçesinde doğum yapmak zorunda kaldı.

Etnik Mazatec yerlilerinden olan 29 yaşındaki Lopez çimlerin üzerin yaptığı doğumla sağlıklı bir erkek çocuk dünyaya getirdi.
Geçtiğimiz Ekim ayında yaşanan olay oradan geçen bir kişi tarafından fotoğraflandı. Görüntüler tüm dünyada şok etkisi yaratırken Meksika hükümeti harekete geçerek hastanenin yöneticisini soruşturma süresince görevinden aldı.

Çimlerde doğum yapmak zorunda kaldı

Hastane yetkilileri ise farklı dil konuştukları için çifti ‘yanlış anladıklarını’ söyleyerek kendilerini savundu.
Büyük tepki toplayan görüntüler hakkında konuşan kadın sağlığı savunucuları Meksika’da hamile kadınların sıklıkla hastaneler tarafından reddedildiğini belirtiyor.

Lopez ailesinin hikayesi bu tür olayları engellemek için kadın sağlığı savunucularına da ilham oldu. Fotoğraf ülke genelinde de sağlık sisteminin sorgulanmasına ve çeşitli reformlar için adım atılmasına yol açtı. Lopez'in durumu dikkati diğer yerli hamile kadınlara çevirdi. Köylüler ve ev kadınları bu fotoğraf sayesinde destek bulmayı umuyor.

Yeni kardeş, kıskançlık yaratır mı?

Kardeş kıskançlığında en büyük rol anne babaya düşüyor. Aileler kardeşler arasındaki bu duyguyu reddetmek yerine onları anlamaya çalışmalı.
Kardeş kıskançlığı, ailedeki ilk çocukların yaşadığı ve anne babaları uzun süre uğraştıran bir durumdur. Peki, kardeş kıskançlığını önlemek için ne yapmalı, anne babalara burada ne gibi görevler düşüyor? Çocuk ve Ergen Psikoloğu Özge Türk, kardeş kıskançlığı hakkında bilgi veriyor.

Karışık duygular
Kardeş kıskançlıklarının temelinde anne ve babanın ilgi ve sevgisinin bölünmesi korkusu yatmaktadır. Yeni doğan kardeş, büyük çocuk için adeta bir kumadır. Yani; anne ve babanın ilgi ve sevgisini artık yeni doğanla paylaşmak zorundadır. Çocuk, yeni doğan kardeşine karşı sevgi ve nefret arasında gidip gelir. Küçük kardeşini sevmediğini söylerse, anne-baba ve çevre tarafından ayıplanacak, eğer sevdiğini söylerse en büyük alkışı o alacaktır. O zaman alkışı almak, yani küçük kardeşi sevmek ve benimsemek için kendini zorlar.

Kriz başlıyor
Anne ve babasına da bu durumu ispatlamaya çalışır. Örneğin; taşıyamayacak olsa da kardeşini kucaklayıp taşımak için ısrar eder, ağlayınca ilk önce o koşar. Sevgisi o kadar taşmaktadır ki; küçük çocuğu eline alır, sıkıştırır ve küçük çocuk ağlamaya başlar. Anne ve baba onu bu davranışı nedeniyle azarlar. Oysa ki sadece küçük kardeşini ne kadar sevdiğini onlara ispatlamak istemiştir ama nafile... Artık anne ve babasına yaranamamaktadır. İşte o zaman kıskançlık duyguları kabarmaya başlar.

Mutlaka bilgi verin
Bir diğer önemli ve ilk başta yapılması gereken nokta yeni doğan dünyaya gelmeden evvel büyük kardeşe onunla ilgili bilgi verilmesidir. Erkek mi kız mı olacaktır? Odası nasıl olmalıdır? Tüm bunlar çocukla paylaşılmalı ve büyük çocuk doğacak olan kardeşe hazırlanmalıdır. Kardeş dünyaya geldikten sonra ise ona kardeşi ile ilgili ufak sorumluluklar vermek, onun kendini işe yarar hissetmesini sağlar.

Takım ruhu yaratın
Her iki çocuğu alarak birlikte oyunlar oynamak, hep birlikte bir yerlere gitmek kardeşlerin takım ruhunu hissetmelerini sağlar. Bu şekilde rekabet azalır. Çocukların ayrı ayrı bireysel özellikleri tanınmalı, kendilerini en iyi şekilde ifade edebilecekleri ve zevk alacakları aktivitelere yönlendirilmelidir. Daha sonra bunları birbirlerine anlatmaktan keyif alacaklardır. Kıskançlık doğal bir duygudur. Anne ve babanın kardeşler arasındaki bu duyguyu reddetmek yerine kabullenip, onları anlamaya çalışması çocukları rahatlatır ve güven duymalarını sağlar.

Onları kıyaslamayın
Öncelikle her iki kardeş arasında kıyaslama yapmamak gerekir. Her çocuk farklı özelliklerde, farklı yeteneklerde, farklı bireylerdir. Bazen ebeveynler çocukları aralarında paylaşırlar. Örneğin; anne yeni doğanla, baba büyük çocukla ilgilenir. Bu tutum da doğru değildir. Çünkü diğer çocuk artık anne ve babasının onu sevmediğini ve ilgilenmediğini düşünebilir. Sevgi, ortak ve paylaşılabilen bir duygudur ve her iki ebeveyn de her iki çocukla ilgilenebilmelidir.

Kaynak: Güneş

Diyabetli annelerin gebelik dönemi

Diyabetli annelerin gebelik dönemi

İyi bir takip ile diyabet hastası anne adaylarında ortaya çıkabilecek sorunları önlemek ve sağlıklı bir gebelik dönemi geçirmek mümkün.

Diyabetli kadınların gebeliklerinin ve gebelik sırasında ortaya çıkan diyabeti olan kadınların özel bir ekip tarafından izlenmesi gerekiyor. Aksi halde hem annenin hem de bebeğin sağlığı riske girebiliyor.

Bebek iri doğabilir
Acıbadem Bakırköy Hastanesi Diyabet Servisi'nden Prof. Dr. İlhan Satman'a göre 'Diyabeti iyi kontrol edilemeyen anneden doğan bebek, anne karnında iyi beslenemediği için düşük tartılı doğabilir veya tam tersine annenin kanındaki aşırı insulin salgısı nedeniyle bebek iri doğabilir.

Riskler
İşte bu bebekler doğumdan hemen sonra hipoglisemiye (kan şekeri düşüklüğüne) eğilimli olabiliyor. Kontrolsüz diyabeti olan annelerin bebeklerinde doğuştan anomali riski normal popülasyona göre 2-3 misli yüksek. Bu risk insülin kullanan diyabetik anne adaylarında kullanmayanlara göre 8 kat daha fazladır. Tabii burada insulinden ziyade hastanın diyabetinin ağırlığı doğumsal sorunlardan sorumlu tutuluyor.

Kalpteki sorunlar
Kalp, böbrek ve merkezi sinir sistemi tutulumu (nöral tüp defektleri) başta olmak üzere bütün organların anomalileri olabilmektedir. Doğuştan kalp anomalileri normal popülasyona göre 5-18 kat daha sık görülür. Bu anomaliler dışında anne karnında bebeğin ölmesi gibi sorunlar gözlenebilir.'

Diyet Planlanmalı
Prof. Satman tıbbi beslenmeplanı ile ilgili şu bilgiyi veriyor: Diyetin % 40-45'i karbonhidratlardan, %35-40'ı yağlardan, % 20'si ise proteinlerden karşılanmalıdır. Genel beslenme prensiplerinde olduğu gibi gebelerde de lifli karbonhidratların ağırlıklı olarak tercih edilmesi önerilir. Üç ana öğün yanına mutlaka 2-3 ara öğün konmalıdır.

Ara Öğünler
Gece hipoglisemisinden (kan şekerinin normalin altına düşüşü) kaçınmak için yatmadan önce mutlaka bir ara öğün alınmalıdır.

Gebelik öncesi testler yapılmalı
Öncelikle mevcut diyabetin kontrol altında olup olmadığı ve diyabetin anne adayının hangi organında ne kadar tahribat yaptığının ortaya konması öneriliyor. Bu amaçla açlık ve tokluk kan şekerleri ölçümü ve uzun dönemli kan şekeri kontrolünü yansıtan HbA1c ölçümlerinin yapılması büyük önem taşıyor.

Kilı alımı
Diyabetli hamilelerin olası sorunlara karşı özel bir ekip tarafından takip edilmesi şarttır. Genellikle gebelik boyunca 9-11 kg civarında kilo alımı yeterlidir. Kilo artışı hastanın insülin ihtiyacını belirlemekte hayati öneme sahiptir.

Bebeğinizin gözleri sağlıklı mı?

Yenidoğan bebeklerde görülen göz hastalıkları, anne babanın dikkati ve erken müdahale sayesinde çözüme kavuşuyor.


Yenidoğanlarda katarakt, göz tansiyonu gibi çeşitli göz hastalıkları söz konusu olabiliyor. Bu konuda ailelere düşen görev erken teşhis konusunda dikkatli olmak. Nova Göz Merkezi'nden Dr. Cihan Ünlüçerçi yenidoğanlarda görülebilen hastalıklar hakkında bilgi veriyor.

* Prematüre retinopatisi: Özellikle zamanından önce doğan bebeklerde bebek küvözde kalıp oksijen verilmişse daha tam gelişmemiş olan görme sinirinin damarları görme sinirinin uç noktalarında birbiri ile kaynaşarak yumak haline gelirler. Bu yumak daha ileri durumlarda merkeze doğru ilerleyerek görmeyi tehdit eder. Küvözde oksijen almış bebeklerin göz dibi muayenesi acilen hemen yapılmalıdır.

* Göz tansiyonu: Doğumsal göz tansiyonu seyrek olmakla birlikte bebeklerde ve çocuklarda görülebilir. En önemli belirtisi o gözün normalden fazla büyümesidir. Özellikle gözün renkli kısmı normalden fazla büyük görünüyorsa ve iki göz arasında büyüklük farkı varsa, sulanma, ışığa bakamama varsa mutlaka bir doktor muayenesi gerekir. Tedavisi genellikle cerrahidir. Birden fazla ameliyat gerektirebilir.

* Doğumsal Katarakt: Bazı bebeklerde doğuştan katarakt olabilir. Nedenleri annenin gebelik döneminde geçirmiş olduğu enfeksiyon veya gebelikte kullanılan ilaçlar olabilir. Hiçbir neden olmadan da bebeklerde katarakt gelişebilir. Yenidoğan bebekte bir gözde kayma veya göz bebeğinde matlık olması durumunda hemen göz doktoru muayenesi gerekir. Eğer doğuştan katarakt bir veya iki gözde varsa tedavisi erken yaşta cerrahidir. Fakat ameliyatın zamanına doktor tarafından karar verilir. Bazen acil ameliyat gerekirken bazen 1-2 yıl beklenebilir.

* Gözyaşı yolları tıkanıklığı: Doğumun ilk haftasından itibaren bebeklerin bir veya iki gözünde sulanma çapaklanma ile kendini belli eder. Tedaviye rağmen geçmeyen veya tekrarlayan bu enfeksiyonlar gözyaşı yolları tıkanıklığına işaret eder. İlk önce masaj ve antibiyotikli damlalar denenir. Bunlarla 1 yaşına kadar sonuç alınmazsa sonda ile gözyaşı yolları açılır. Bu yöntemle %90 başarı elde edilir. Eğer açılmazsa diğer cerrahi yöntemler denenebilir.