işçi hakları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
işçi hakları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pişkin patron ilanla yeni madenciler arıyor!

SOMA'da 301 madenciye mezar olan madenlerde çalıştırılmak üzere yeni işçiler arandığı ortaya çıktı.
Soma Kömür İşletmeleri’nin, Soma İlçesi’nde 301 madenciye mezar olan madenlerde çalışmak üzere 100 yeni işçi alınması için Türkiye İş Kurumu’na başvurduğu ortaya çıktı.

Türkiye İş Kurumu’nun (İŞKUR) resmi internet sitesinde 00002055756 talep numarası ile yer alan ilanda, işe alınacak işçilerin “pratikten” yetiştirilecekleri belirtildi. Soma Kömür İşletmeleri Yönetim Başkanı Alp Gürkan maden faciası sonrasında düzenlediği basın toplantısında, işe başlamadan önce işçilere eğitim verdiklerini söylemişti.

Yalnızca erkek adayların adayların başvurabileceği ilanda askerlik durumunun önem taşımadığı ve alt yaş sınırının 18 olduğu belirtiliyor. Diğer dikkat çekici unsur ise ilan için başvuracak adayların “ilköğretim ve üzeri” eğitime sahip olmalarının yeterli olacağı bilgisine de yer veriliyor.

Adayların, Akhisar, Bergama, Dursunbey, İvrindi, Kınık, Kırkağaç, Savaştepe ve Soma ilçelerinden birinde ikamet ediyor olmaları da istenen Soma Kömür İşletmeleri A.Ş unvanı ile verilen ilanda son başvuru tarihi 29 Mayıs 2014 olarak belirtiliyor.

İşte o küflü gaz maskeleri!

Manisa'nın Soma İlçesi'nde, 301 işçinin can verdiği maden faciasının ardından en çok tartışılan konulardan biri olan, kurtulan işçilerin şikayet ettiği gaz maskeleri ortaya çıktı.

Karbonmonoksit gazından korunmaları için işçilere dağıtılan gaz maskelerinin Çin yapımı olduğu, son kullanım tarihlerinin geçtiği, küflendiği ve kullanımının da çok ilkel şekilde yapılabildiği görüldü.

Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’ye ait ocakta 13 Mayıs’ta meydana gelen faciada 301 işçi yaşamlarını yitirdi, 486 işçi ise yaralı olarak kurtarıldı. Facianın ardından şirket yetkililerinin açıklamalarında, işçilerin gaz maskelerinin bulunduğu ve o anda yanlarında olduğu bilgisine yer verildi. Aynı açıklamalarda, bu maskelerin 45 dakikalık bir süre için işçilerin hayatta kalmalarını sağladığı da ileri sürüldü. Kurtulan işçilerden bazıları ise olay sırasında açtıkları gaz maskelerinin küflü olduğunu, bazıları ise çok kısa sürede tükendiğini öne sürdü.

İşçilerin yanında bulunduğu söylenen, kurtulan işçilerin ise şitayet ettiği o gaz maskeleri bugün ortaya çıktı. Maden şirketlerinde 9 yıldır çalışan Barış Kılıç’ın gösterdiği gaz maskesinin hiç bakımdan geçirmeden işçilere zimmetlendiği, içerisindeki havanın 45 dakika yerine sadece 10 dakika sürdüğü ve kullanımının da ilkel şekillerde yapıldığı belirlendi.

350 TL CEZA VERİLDİ
Gaz maskesini takıp uygulamalı olarak da gösteren Barış Kılıç, “Ben 9 yıldır bu şirkette çalışıyorum. Ve bana bu maskeyi verdikten sonra bir daha ne bakımını yaptılar ne de kullanmayı öğrettiler. Sadece bir kez kazayla kapağı açıldı. O zaman vardiye amirlerimiz bize nasıl kullanacağımızı gösterdi. Onun haricinde ben ve arkadaşlarım kimse bilmiyordu kullanımını. Hatta kapağı açıldığı için benden o zamanki maaşımın yarısı olan 350 TL’yi ceza kestiler” dedi.

Gaz maskesinin insan canını kurtarmadığını aksine kendi çalışmalarını da zorlaştırdığını dile getiren Barış Kılıç, “Bu maskeler ocağa indiğimiz sırada yanımızda bulunuyor. Ama çok eskilerden yapılmış bir maske, kullanımı çok zor. İnsan kafasına göre takamıyor. Ağzına oturmuyor. Üstelik Çin işi olan bu maskelerin çoğunun da kullanım tarihi geçmiş durumda. İşçinin hiç önemi yok onlar için. Olsa bu zamanda devirde, böyle bir maskeyle işçiler madene gönderilir mi? Zaten taktıktan 10 dakika sonra bitiyor ve aşırı ısınıyor. İnsan kaçmaya çalıştığı sırada nefes bile alamıyor” dedi.

"Somalılar korkudan konuşamıyor!"

Soma’da meydana gelen kazanın sıradan bir kaza olmadığını söyleyen Balkız, 301 şehit ailemiz var. Yapacağımız hukuki yardımın hepsini planladık. Kriz masası oluşturduk. Hukuki yardım taahhüdü verdik. Veraset ilamı almaktan, davalar sonuçlanıncaya kadar harç masrafları da dahil olmak üzere bu yardımlar verilecek.

 Kazanın meydana geldiği ocak kapatıldı. Diğer iki ocakta da iş başı çağrısı yapmışlar. Yarın kazazede işçilerimizin dışındaki işçiler kendi işlerini yapmaya başlayacaklar. Bazı tereddütler geldi. Valimizi aradım. ‘O da derhal bu konuda çalışma bakanlığı ve ilgili iş güvenliğini arayacağım’ dedi” diye konuştu.

“BU SORUŞTURMA UZUN SÜRECEK DAHA BELGE VE BİLGİLER GELECEK
Balkız, “Bu soruşturma uzun sürecek. Daha belge ve bilgiler gelecek” dedi. CNN Türk’te Manisa Soma kazasına ilişkin Gazeteci Şirin Payzın’ın sorularını yanıtlayan
Balkız, madende hayatını kaybedenlerin eşlerinin resmi nikahı olmasa dahi hukuki hakları olduğunu, bunları koruyacaklarını söyledi.

ŞİRKET İŞÇİLERE KAĞIT İMZALATTI İDDİASI
Maden işçilerinin yakınlarına, şirket yetkilileri tarafından dava açmayacaklarına dair bir kağıt imzalatıldı iddialarına yanıt veren Balkız, “Böyle duyumları biz de aldık. Şahsen bana ulaşmış bir belge yok. Böyle bir imza atıldığına dair bize herhangi bir sonuç gelmedi” açıklamasında bulundu.

DELİLLERİN ORTADAN KALDIRILDI MI?
Maden kazasına ilişkin delillerin tamamen ortadan kaldırılmadığını söyleyen Balkız, “Denetlenmesini istiyoruz savcılarımıza çağrıda bulunuyoruz. Gerekli belge ve sertifika alınmamadan yapılan bir iş varsa, hata zincirleri çok büyüktür. Delillerin tamamen ortadan kaldırıldığı gibi bir kaygı içerisinde değiliz. Gecikmiş de değiliz. Madenin içerisine girildiği zaman bu yangına veya çöküntüye sebep olan her şeyin tespit edileceği inancındayız” ifadelerini kullandı.

“MADENDE, SURİYELİ İŞÇİLERİN ÇALIŞTIRILDIĞI İDDİALARI”
Madende, Suriyeli işçilerin çalıştırıldığı iddialarına yanıt veren Balkız, “Konuya ilişki bir tane somut tespit yapılmış değil” dedi.

“CEZA DAVASINA DA MÜDAHİLİZ”
Baro olarak ceza davasına da müdahil olduklarını belirten Balkız, “Raporlama çalışması yapılacak. Çağdaş avukatlar gurubu da Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyette bulundu. Ceza davasına da müdahiliz. Bu işin organizasyonu sadece Manisa Barosu yürütecek” dedi.

“ŞUNU HİSSEDİYORUM, SOMALI KORKUYOR, KONUŞMUYOR”
“Somalı korkuyor, konuşmuyor” diyerek açıklamasına devam eden Balkız, “Ben de şunu hissediyorum, Somalı korkuyor, konuşmuyor. Biz diyoruz ki biz hukukçuyuz. Biz sizin her türlü sorumluluğunuzu almışız. Bu davayı sonuna kadar götüreceğiz. Siz buradan yarın gideceksiniz bizim durumumuz ne olacak 10 bin çalışan varsa 9 bin çalışanın borcu var. Türkiye’deki maden ocaklarındaki güvenlik tedbirlerinin yeniden artırılmalı. Yaşam odası diye bir uygulama yok. Mecburiyet olmadığı için bu uygulanmıyor” diye konuştu.
Madende, Suriyeli işçilerin çalıştırıldığı iddialarına yanıt veren Balkız, “Konuya ilişki bir tane somut tespit yapılmış değil” dedi.
“CEZA DAVASINA DA MÜDAHİLİZ
Baro olarak ceza davasına da müdahil olduklarını belirten Balkız, “Raporlama çalışması yapılacak. Çağdaş avukatlar gurubu da Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyette bulundu. Ceza davasına da müdahiliz. Bu işin organizasyonu sadece Manisa Barosu yürütecek” dedi.

“ŞUNU HİSSEDİYORUM, SOMALI KORKUYOR, KONUŞMUYOR”
“Somalı korkuyor, konuşmuyor” diyerek açıklamasına devam eden Balkız, “Ben de şunu hissediyorum, Somalı korkuyor, konuşmuyor. Biz diyoruz ki biz hukukçuyuz. Biz sizin her türlü sorumluluğunuzu almışız. Bu davayı sonuna kadar götüreceğiz. Siz buradan yarın gideceksiniz bizim durumumuz ne olacak 10 bin çalışan varsa 9 bin çalışanın borcu var. Türkiye’deki maden ocaklarındaki güvenlik tedbirlerinin yeniden artırılmalı. Yaşam odası diye bir uygulama yok. Mecburiyet olmadığı için bu uygulanmıyor” diye konuştu.

Patronun oğluna denetimli serbestlik isteği!

Soma Kömür İşletmeleri Genel Müdürü Ramazan Doğru gözaltına alındı. Savcı, şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan'ı, denetimli serbestlik yasasından yararlanarak serbest bırakılması istemiyle mahkemeye sevk etti.

Savcı ayrıca Can Gürkan dışındaki 5 kişiyi, tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk etti.

Can Gürkan'ın savcılıktaki sorgusunda kendisinin ve şirketinin herhangi bir ihmalinin olmadığını, olayın bir kaza olduğunu söylediği öğrenildi.

BİR KİŞİ DAHA TUTUKLANDI

Adliyeye sevk edilen teknisyen Mehmet Ali Günay Çelik tutuklandı. Naci Kor, İsmail Adalı, Nazmi Cem Nesimoğulları ve Necati Karadeniz denetimli serbestlik yasası kapsamında serbest bırakıldı.

Alp Gürkan'ın oğlu ve Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.'nin Yönetim kurulu Başkanı Can Gürkan ise mahkemede ifade vermeye başladı.

Yaşam odaları Türkiye’de neden zorunlu değil?

CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’e, ““Çocuk işçilere ağır iş izni vermek için yönetmeliği neden değiştirdiniz. Kaçış Odaları neden Türkiye’de zorunlu değil? 

ILO’nun 176 Numaralı Sözleşmesi 19 yıldır neden imzalanmıyor? SGK Başkan Yardımcısı inceleme dahi yapılmadan neden hemen ‘iş kazası’ açıklaması yaptı? Yapacağınız incelemede, madenin açılışını Enerji Bakanı’nın yapmış olması tarafsızlığınızı etkileyecek mi?” diye sordu.

CHP’li Umut Oran, Çalışma Bakanı Faruk Çelik’in yanıtlaması istemiyle TBMM’ye soru önergesi sundu. Soma Holding İştiraki Soma Kömür İşletmeleri madeninde 13 Mayıs 2014 tarihinde meydana gelen faciada yüzlerce madencinin yaşamını yitirdiğini anımsatan Oran önergesinde şu soruları yöneltti:

Maden hakkında önceden gelen ihbar var mı?

- Soma Holding İştiraki Soma Kömür İşletmeleri madeni için 13 Mayıs 2014 tarihi öncesinde size ulaşan herhangi bir şikâyet, ihbar var mıdır, varsa bunlar hakkında hangi işlemleri tesis ettiniz?

- Bakanlık birimleriniz bu işletmede son olarak hangi tarihte denetleme yaptı ve inceleme soncunda yazılan raporun sonuç bölümü nedir, burada saptanan eksiklikler var mıdır?

Kaçış Odaları Türkiye’de neden zorunlu değil?

- Tüm dünyada, Çin’de dahi kullanımı zorunlu olan Kaçış-Yaşam Odaları’nın (Rescue Chamber) Türkiye’de de madenlerde zorunlu hale getirilmesi için niçin hiçbir adım atmadınız? İlgili şirketler bu konuda sizinle ne zaman temasa geçti, kendilerine hangi tarihte hangi yanıtı verdiniz? Enerji Bakanlığı ve bakanlığınızın ilgisizliği nedeniyle Kaçış Odaları’nın Maden Yönetmeliğinde zorunlu hale getirilmesi konusunda ilerleme sağlanamadığı bilgisi doğru mudur?

ILO Sözleşmesi 19 yıldır neden imzalanmıyor?

- Türkiye, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 176 numaralı "Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesini” 12 yılı sizin hükümetiniz olmak üzere toplamda 19 yıldır neden imzalamamaktadır? Sözleşmenin imzalanmamasının nedenleri arasında maden sahiplerine ve hükümete önemli sorumluluklar getirmesi de yer almakta mıdır?

SGK Başkan Yardımcısı nereden biliyor?

- SGK Başkan Yardımcısı Mustafa Kuruca, henüz olay hakkında herhangi bir öninceleme dahi yapılmamışken “Bu iş kazası olayıdır” açıklamasını neden yaptı?

Tarafsızlığınızı etkileyecek mi?

- Söz konusu madenin açılışını Sayın Enerji Bakanı’nın yapmış olması, bu facia sonrası yapacağınız incelemenin tarafsızlığını zedeleyecek mi?

Çocuklara ağır iş yolunu açan yönetmelik değişikliği

- Çocuk ve Genç İşçilerin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 5. Maddesinin 5. Fıkrasında, 25 Ekim 2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan değişikliği yaparak 16 yaşını dolduran çocukların da ağır işlerde çalışmasının önünü açmanızın gerekçesi nedir?

- Bu değişiklik nedeniyle çocuk-genç işçilerin ölüm sayısının arttığı doğru mudur? 2003 yılı başından bu yana iş kazalarında yaşamlarını yitirenlerin yaşları ve kazaların yaşandığı illere ve yıllara göre dağılımı nedir?

Soma Madencilik'ten kurtulan işçilere tehdit mesajı.

Soma Madencilik'ten kurtulan işçilere tehdit mesajı gönderdi iddiası.

Şirket çalışanlarının dikkatine diye başlayan mesaj şöyle:
16.05.2014 yarın sabah 05.00 herkes kendi mıntıkasına gidecektir.dışarda toplanılmayacak en küçük bir olaya karışan personel işten atılacaktır.

Hani yalandı.Madende 16 yaşında çalışmaya başlamış.

Madende çalışmaya 16 yaşında başlamış!

Soma'daki maden faciasında hayatını kaybeden 19 yaşındaki Cemal Yıldız'ın 16 yaşında madene girdiği ve 3 yıldır madende çalıştığı ortaya çıktı.

Soma'daki maden faciasının ardından gündeme gelen önemli konulardan biri de madende 18 yaşından küçük işçilerin çalıştırılıp çalıştırılmadığı oldu.

Facianın ertesi günü, Cemal Yıldız'ın dayısı olduğunu söyleyen bir kişi, yeğenin 15 yaşında hayatını kaybettiğini söylemişti. Bu iddialar hem hükümet , hem de madenci holding tarafından yalanlanmış, Yıldız'ın ailesi de çocuklarının 15 değil, 19 yaşında olduğunu söylemişti.

Sol.org.tr’nin haberine göre 19 yaşında hayatını kaybeden Cemal Yıldız, madende çalışmaya 16 yaşında başlamış. Yıldız'ı tanıdığını söyleyen bir kişinin soL’a verdiği bilgiye göre genç işçi okul masraflarını karşılamak için 2011 yılında madende alışmaya başlamış.

Cemal Yıldız, 9 Kasım 2011 tarihinde Facebook hesabından paylaştığı bir gönderide, "Soma kömürleri.d" diyor. "Ne iş cemo?" diye soran bir arkadaşına da "maden ocana abi işe başladm" cevabını veriyor.


İçerde kalan 450 madencinin üzerine beton döküldü iddiası!

HaberTürk yazarı Ali Tezel, Soma'da yaşanan faciayla ilgili şoke edecek bir iddiada bulundu. Twitter'dan paylaştığı iddiasında Tezel, içinde işçi olan beş galeriden ikisine hiç ulaşılamadığını ve içerideki yangını söndürmek için betonlaşsın diye su pompalandığını söyledi. Tezel bir korkunç iddiada daha bulundu.

Soma'da 2 gün önce meydana gelen maden kazasında bilanço sürekli artarken HaberTürk yazarı sosyal güvenlik uzmanı Ali Tezel, Twitter'dan paylaştığı şok iddialarla kafaları karıştırdı. Ali Tezel'in iddiasına göre cesedi çıkartılan 283 maden işçisinin haricinde aşağıda kalan madencilere ulaşılması artık mümkün gözükmüyor.
Tezel, aşağıda kalan 450 işçinin artık çıkarılma şansının kalmadığını ve haklarında gaiplik kararı verileceğini açıklarken şok bir iddiayı daha dile getiriyor. İş cinayetine neden olan patlamanın trafodan kaynaklanmadığını söyleyen Tezel, "işveren şimdi olayı trafo üzerine yıkarak tazminatlardan kurtulmaya çalışıyor" dedi.

İşte Tezel'in o tweetleri:

-SOMA'DAN GERÇEKLER Olayın sebebi trafo değil. Bundan üç ay önce bir galeride yangın çıkıyor ve ağzı beton ile kapatılıyor ama yangın içeride devam ediyor. Sonrasında içeride oluşan basınç ile patlama meydana geliyor.... Yangının hala sönmemesinin sebebi bu... Patlama ve yangınla içerideki trafo da bu sırada zarar görüyor. İşveren şimdi olayı trafo üzerine yıkarak tazminatlardan kurtulmaya çalışıyor

SOMA'DAN İKİNCİ GERÇEK Şu an içinde işçi olan beş galeriden ikisine hiç ulaşılamamış. Ancak yangın sönsün diye içeriye küllü su basılıyor, betonlaşsın diye. Yani, içerdeki yaklaşık 450 işçinin artık çıkarılma şansı kalmadı... haklarında gaiplik kararı verilecek...

İşçilerin alınterini residens'e yatırmış!

Yeni Şafak'ta yer alan habere göre Koç Holding'e ait bir madenin taşeronluğunu 30 yıl önce alarak batmaktan kurtulan Soma Holding'in yükseliş grafiği, madencilikte nasıl kazanç sağladığını da gözler önüne seriyor. 

Bugün 6'sı madencilik, 1'i inşaat olmak üzere 7 şirketi bulunan Soma Holding, madencilerin tırnaklarıyla çıkardığı kömürden kazandığıyla İstanbul'da 47 katlı bir gökdelen dikiyor. Soma'da kazanın meydana geldiği madende hayatını kaybeden yüzlerce işçinin tamamının 1 yıllık kazancının bu gökdelende 1 milyon 350 bin dolara satılan 155 metrekarelik bir daireyi satın almaya yetmemesi çarpıklığı gözler önüne seriyor.

YÜKSELİŞ İTİRAFI
 Soma Holding'in patronu 75 yaşındaki Alp Gürkan, sektördeki yükselişini verdiği röportajlarıyla ayrıntısına kadar anlatırken pek çok itiraftada da bulunmuştu. Bunlardan en önemlisi TKİ'den satın aldığı maden sahasında 140 dolara üretilen bir kömürün maliyetini 24 dolara kadar düşürmesi. Bunu planlama ile açıklasa da maden ocağında çok düşük ücretlerle canları pahasına çalışan işçilerin bu başarıda epey katkısı olduğu bir gerçek. Gürkan, Hürriyet'e verdiği söyleşide batmaktan Koç Grubu'na ait Tirebolu'daki bir maden işletmesi taşeron olarak işletmesi sayesinde kurtulduğunu anlatmıştı.

BATMAK ÜZEREYKEN
 Gürkan, 1970'li yılların sonlarına doğru yaşanan akaryakıt sıkıntısı ve makine ithalatındaki zorluklar nedeniyle işletmesinin kapısına kilit vurunca imdadına Koç Grubu yetişti. Gürkan, borçlarını nasıl ödeyeceğini düşünürken, Koç Grubu'na ait Tirebolu'daki madeni taşeron olarak işletme fırsatı çıktı. Gürkan, buradan kazandığı parayla Soma'da kömür madeni işine girdi.

TEK RAKİBİ CİNER
 2004 yılında Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) ile büyük çaplı rödovans (hasılat kirası ödemesi) karşılığında anlaşma yaparak Soma kömür madenlerini devraldı. Türkiye'de Ciner Grubu ile birlikte en çok üretim yapan iki gruptan biri olan Gürkan, Turgay Ciner'in Soma'da işlettiği sahaları 2009'da devraldı. Gürkan, yeni yatırımlarıyla birlikte üretim kapasitesini daha da artırarak Ciner'in önüne geçecek ve Türkiye'nin en büyük üreticisi olacaktı.

YERÜSTÜNE YATIRIM
 Gürkan, yeraltından kazandıklarını oğlu Can Gürkan'ın ısrarıyla yerüstünde gayrimenkule yatırmaya başladı. Tilaga isimli inşaat şirketiyle İstanbul'da Maslak ve Kartal'da iki proje yapıyor. İstanbul Maslak'ta inşaa edilen ve 47 katlı Spine Tover ismi verilen 130 milyon dolarlık proje nedeniyle Gürkan ailesi için '2 bin metre derinden çıkardığıyla 200 metre yükseğe yatırım yaptı' yorumları yapıldı.

20 YILLIK PLANLAMA
 Tilaga İnşaat Grup Başkanı Can Gürkan, gökdelen projesinde 10-20 yıl sonrasında ihtiyaçlara karşılık verebilecek bir proje geliştirdiklerini anlatmıştı. Gürkan'ın bu sözleri işçilerin bugün hayatta kalmasını sağlayacak güvenlik ihtiyaçlarını bile karşılayamadığına dikkat çekilerek manidar bulundu.

1 TANESİ 200 CAN
 Soma Holding, Spine Tower'da 155 metrekare konutları 1 milyon 350 bin dolara, 380 metrekare konutları 3 milyon 880 bin dolara satıyor. Spine Tower'daki daire rakamları acı bir gerçeği de gözler önüne seriyor. Soma'daki madende hayatını kaybeden ve büyük çoğunluğu asgari ücretle çalışan yüzlerce işçi, bir yıllık kazançlarını biraraya getirse, patronlarının yaptırdığı gökdelenden 155 metrekarelik bir daire alamıyor. Maden kazası sonrası gündeme gelen ve madende olmayan kaçış odalarının tanesinin 250 bin dolar olduğu düşünüldüğünde ise patronun gökdelendeki bir dairesiyle ölen işçilerin tamamını kurtaracak 5-6 adet yaşam odası yapılabileceği de başka bir acı gerçeği gözler önüne seriyor.

Facianın yaşandığı maden ocağının patronu Alp Gürkan madencilerin bin 200 lira maaşla çalıştığı işletmeden aylık net 20 bin lira ve bu şirketin büyük ortağı Tilaga Madencilik ve Sınai Yatırımlar A.Ş'deki yönetim kurulu başkanlığından ise 18 bin lira maaş alıyor.

BUGÜNE KADAR HİÇ GÖRÜLMEMİŞ BİR YANGIN
 Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. kazaya ilişkin akıllarda soru işareti uyandıran bir açıklama yaptı. Açıklamada ocak hakkında bilgiler verilerek şöyle denildi: "Sektörde ilk kez görülen bir olayla karşı karşıyayız.Madencilikte birdenbire yüksek oranlı bir yangın söz konusu olamaz. Yangından 5 dakika önce ölçüm mekanizması verilerin normal olduğunu göstermiştir. Ne yazık ki bugüne kadar görülmeyen ve açıklanamayan yangın vuku bulmuştur. Normalden daha hızlı yayılan yangının nedeni incelemeden sonra anlaşılabilecektir."

Bu sendikalar halay çekmekten başka ne işe yarrar!

Tüm Türkiye Soma'daki maden faciasında 285 işçinin hayatını kaybetmesiyle yasa boğulurken, Mersin'de sendika üyeleri halay çekti, misket oynadı.

Mersin’in Silifke ilçesinde KESK’e bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası işyeri temsilciliği Hemşirelik Haftası'nı coşkuyla kutladı.

Mersin’in Silifke ilçesinde KESK’e bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası işyeri temsilciliği Hemşirelik Haftası kutlamaları kapsamında yemek verdi. Göksu Otel’de düzenlenen geceye Eğitim-Sen Silifke Temsilciliği üyeleri ve çok sayıda ebe, hemşire, sağlık emekçisi ve aileleri katıldı.

 Gecede emekli olan sağlık çalışanlarına plaket verilerek, bundan sonraki yaşamlarında başarı dileklerinde bulunuldu. Plaket alan sağlık çalışanları sendika temsilcisi Mehmet Navgasın ve mesai arkadaşlarına teşekkür etti.

HALAY ÇEKTİLER, MİSKET OYNADILAR
KESK Silifke Temsilcisi Mehmet Navgasın’ın konuşmasının ardından, katılımcılar müzik eşliğinde halay çekti, misket oynadı.

İşten attıkları madenciler tesadüfen hayatta kaldılar.

İşten Çıkarıldılar Hayatları Kurtuldu

Manisa’nın Soma ilçesinde facianın yaşandığı maden ocağının lambahanesinde asılı duran bir not dikkat çekti.
‘Aşağıdaki kişilerin çıkışları yapılmış olup yer altına girmeleri kesinlikle yasaktır’ yazısının altında ismi yazan 5 işçi bugün işten çıkarıldıkları için hayatta kaldı.

Halil Yayla, Nurullah Şafak, İlhami Atar, İlhami Aydın ve Mehmet Koyun isimli işçiler kısa bir süre önce işten çıkarılmanın ve evlerine ekmek götüremeyecek olmanın acısını yaşarken, 3 gün önce meydana gelen maden faciasında mesai arkadaşlarının kaderini yaşamayarak, hayatta kaldılar.

Bakan Yıldız Temmuz 2013'de Soma kömür madenlerindeymiş!

10 Temmuz 2013 Çarşamba  Taner Yıldız Soma'daki madenleri incelemiş.Çok memnun kalmış.İşte o çarpıcı haber...

Bakan Yıldız Manisa Soma'da
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Manisa'nın Soma ilçesinde çeşitli ziyaretlerde bulundu. Dün akşam Ramazan ayının ilk iftarını maden ocağında işçilerle açan Taner Yıldız, ilçede bir gün konakladıktan sonra bugün de inceleme gezisine çıktı.
- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Manisa'nın Soma ilçesinde çeşitli ziyaretlerde bulundu. Dün akşam Ramazan ayının ilk iftarını maden ocağında işçilerle açan Taner Yıldız, ilçede bir gün konakladıktan sonra bugün de inceleme gezisine çıktı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Celal Bayar Üniversitesi Soma Meslek Yüksek Okulu kampusünde ve Türkiye'de elektrik sektörünün kalifiye eleman yetiştiren sayılı kurumlarından biri olan TEİAŞ'ta incelemede bulundu.

Yıldız'a inceleme gezisinde Manisa Valisi Abdurrahman Savaş, Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Rektörü Prof.Dr. Mehmet Pakdemirli, Soma Meslek Yüksekokulu (MYO) Müdürü Yard.Doç. Dr. Ayla Tekin, Soma Belediye Başkanı Hasan Ergene, ELİ Müessese Müdürü Hakkı Duran, TEİAŞ Eğitim Merkezi Müdürü Hayrullah Saraç, SEAŞ Genel Müdürü Nuri Şerifoğlu da eşlik etti.

Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Rektörü Prof.Dr. Mehmet Pakdemirli ve Meslek Yüksekokulu (MYO) Müdürü Yard.Doç. Dr. Ayla Tekin'den bilgi alan Bakan Yıldız, sınıfları ve laboratuvarları gezerek öğrenim gören kursiyer ve öğrencilerle sohbet etti.

İnceleme gezisinin ardından gazetecilere açıklamada bulunan Yıldız, Türkiye Kömür İşletmeleri, Elektrik Üretim A.Ş ve TEİAŞ'ın Soma'da eğitime katkı sağladığını ve okul arazisinin 2018 yılına kadar CBÜ'ye protokol kapsamında tahsis edilmiş olduğunu hatırlattı.

Arazilerin Celal Bayar Üniversitesi'ne devredilmesi konusunun gündemde olduğunu söyleyen Yıldız, okulun 16 dönümlük yer talebinde bulunduğunu, arazileri verimli, fonksiyonel kullanmak adına kurumlar arası herhangi bir karşılık beklemeksizin yerleri verdiklerini kaydetti.

Bakan Yıldız, açıklamasının devamında şunları söyledi: "Belediye Başkanımızın ifrazı ile beraber imarda yapılacak değişikliklerle bunu inşallah gerçekleştiririz diye düşünüyorum. Kıymet takdir bedelleri ile alakalı. Üniversitemizi çok yormadan ne tür bir formül bulunabilir bunların üzerinde çalışılacak ve ondan sonra yine Soma'ya güzel bir tesis kazandırılmış olunacak. Göstermelik değil, yalnızca mülkiyetlerin el değiştirmesi olarak değil ama gerçekten fonksiyonel çalışacak bir yapıyı kurgulamamız lazım. Yoksa bütün kitlerin bütün bağlı ilgili ve ilişkili kuruluşların mülkiyeti hazinenindir. Bizim veya üniversitenin elinde bulunması bizim açımızdan çok farketmez. İnşallah bunu inceledikten sonra ilgili arkadaşlarım da bu konu ile alakalı kamuoyuna açıklama yaparlar."

TEİAŞ'I DA ZİYARET ETTİ

Türkiye'de elektrik sektöründe kalifiye elemanların yetiştirildiği TEİAŞ'ı da ziyaret eden Yıldız, bu denli önemli bir kurumda kullanılan teçhizatların eski olduğunu gördüğünü ve güncellenmesi gerektiğini ifade etti.

Bakan Yıldız, konuşmasında, "Libya, Afganistan, Irak ve farklı ülkelerden gelip burada eğitim alanlar var. Onlara en son teknolojik cihazlarla eğitimin verilebiliyor olması lazım. Bu açıdan firmalarımız sağolsunlar bu manada bağışları oluyor. Firmalarla konuşacağım ve buradaki bir kısım eğitim tesisatının yenilenmesi ile alakalı girişimde bulunacağız" dedi. Açıklamanın ardından Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Pakdemirli, Enerji Bakanı Taner Yıldız'a şilt takdim etti. Soma'daki temaslarını tamamlayan Bakan Yıldız, daha sonra helikopterle Soma'dan ayrıldı.

"Bakan değil sanki ölü sayacı."

Sorumluluğunda olan maden işçilerinin sağlıklı koşullarda çalışabilmesi için yeterli çalışmayı gösteremeyen Taner Yıldız saat başı ölen madencileri son derece başarıyla! saymayı becerebildi.

Ve ölen madencilerin cesetlerini ailelerine hızla teslim ettiklerini açıklayarak bununla övünür konuma düştü.Keşke ölenleri saymakta gösterdiği mahareti onların yaşaması için gösterebilseydi.Bu büyük acıyı en azından paylaşabilmek adına istifayı akıl edebilseydi.











Rabia için ağla kendi çocuklarımıza mazeret üret!

Rabia için gözyaşı dökenlerin kendi madencilerimiz için göz pınarları resmen kurudu!

Madenci yakınlarından Ak Parti Soma İlçe Binasına protesto.

Soma’da meydana gelen maden faciasının ardından ilçede hava gerildi...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın belediye çıkışı protesto edilmesinin ardından protestolarını sürdüren çoğunluğunu liseli gençlerin oluşturduğu yaklaşık 200 kişilik grup, ilçenin caddelerinde protesto yürüyüşü yaptı, hükümeti istifaya çağırdı.

Kendilerini uyaran polise de tepki gösteren protestocular, daha sonra Gaziosmanpaşa Caddesi’nde bulunan Ak Parti’nin Soma İlçe binasına saldırdı. Ellerindeki ve söktükleri kaldırım taşlarıyla ilçe başkanlığının camlarının tamamını kıran göstericiler, daha sonra içeri girip eşyaları tahrip etti.

Binada asılı olan Başbakan Erdoğan’ın posterini de yırtan göstericilere polis biber gazı ile müdahale etti. Polis müdahalesi karşısında binadan ayrılan göstericiler, Soma Belediyesi önünde toplanıp oturma eylemi yaptı.

Beleş dağıtılan kömürler tüketimi arttırıyor.

İşçilerin canı pahasına çıkardığı kömürler bedava dağıtılıyor!

Türkiye'de konutlarda ve enerji üretiminde kömür kullanımı giderek artıyor. Seçim öncesi yapılan dağıtımların da etkisiyle konutlarda kömür kullanımı Ocak ayında yüzde 11.5 yükseldi.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun ( TÜİK ) verilerine göre, Ocak ayında konutlarda kullanılan kömür miktarı, geçen yılın aynı ayındaki 812 bin ton düzeyinden, yüzde 11.5 artışla 905 bin tona yükseldi. Aynı dönemler itibarıyla termik enerji santrallerinde kullanılan kömür miktarı da yüzde 13.5 yükselerek, 5 milyon 257 bin ton düzeyinden, 5 milyon 965 bin tona çıktı.

 Demirçelik sanayiinin kullandığı kömür miktarı da, bir yıllık dönemde yüzde 2.6 artışla, 2013 yılı Ocak ayındaki 417 bin tondan, bu yıl 428 bin tona yükseldi.
Bu yıl üretilen ve ithal edilen kömürlerden yapılan taşkömürü teslimatının yüzde 41.6'sı termik santrallere, yüzde 22.8'i kok tesislerine, yüzde 6.2'si demir-çelik haricindeki sanayiye, linyit teslimatının da yüzde 88.8'i termik santrallere, yüzde 5.4'ü demir-çelik haricindeki sanayiye yapıldı.

 Taşkömürü kokunun ise yüzde 98.8'i demir-çelik sanayine sevk edildi. TÜrkiye'de Ocak ayında 5 milyon 288 bin tonluk linyit ve taşkömürü üretimi, 2 milyon 484 bin tonluk da taşkömürü ithalatı yapıldı.

Umutlar tükendi kaza değil madende katliam var

Soma'daki maden ocağı kazasında ölü sayısının daha da artması beklenirken, DİSK başkanı 'içerde katliam var' dedi.

SOMA'daki maden ocağı kazasından Türkiye'nin canını yakan haberler gelmeye devam ediyor. DİSK Başkanı Beko: Umarım sayıları artmaz ama ben pek umutlu değilim. İçerideki patlama sonrası yaşanan bir katliam var.

Bakan Yıldız, patlama esnasında madende 787 işçinin çalıştığını, bu işçilerden 201'inin hayatını kaybettiğini 80 işçinin ise yaralandığını açıkladı.

İşçi yakınlarının, havanın aydınlanmasına rağmen maden önündeki umutlu bekleyişi sürerken maden kazasının canlı tanıkları faciayı anlatıyor.

HİÇ UMUT KALMADI

CNN Türk canlı yayınına katılan bir işçi ise bilinmeyen bir detayı anlattı. Kurtarma çalışmalarına da katılan işçi ölü sayısının çok daha fazla olacağına dair şu bilgiyi verdi;

'Hiç umut yok. Çalışan işçiler kurtarmaya giriyor sadece. Kurtarma ekibinden de ölen var. Ben 3 kişi diye haber aldım. Zaten 710 tane zimmetli lamba alınmış. Bir de bilinmeyen lamba sayısı var. Maden kartı olmayıp da lamba alıp girenler var. Onlarla sayısı 800'e yakın oluyor. "

DİSK Genel Başkanı Kani Beko, "Soma'ya üzücü bir olay sonrası geldik. İşçi arkadaşlarımla ve sendikacı arkadaşlarla görüştük. Maalesef Türkiye'de taşeronlaşma sonucu alınan güvenlik önlemlerinde çok fazla azalma var. Buradaki madende de taşerondan taşerona olacak şekilde bir çalışma var. Maalesef kar amacı güdülürken gerekli derece güvenlik önlemi alınmıyor. Ölen işçilere Allah'tan rahmet ailelerine sabır, yaralı arkadaşlarımıza da şifa diliyorum. Fakat burada ağır bir tablo olduğunu ve olacağını da aldığım bilgilere göre hissediyorum" dedi.

Türkiye 19 yıldır maden güvenliği sözleşmesini imzalamıyor.

Türkiye Uluslararası Çalışma Örgütü'nün 176 numaralı "Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi"ni 19 yıldır imzalamadı. Sözkonusu sözleşme işverene ve hükümete önemli sorumluluklar yüklüyor.

Bianet'in haberine göre; Türkiye hâlâ Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) 176 numaralı "Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi"ni imzalamadı.

Sözleşme maden işletmesi sahiplerine ve hükümetlere önemli sorumluluklar getiriyor.

1995 tarihli sözleşmeyi 26 ülke imzaladı. 4 Haziran 2014'te Fas’ta, 19 Temmuz 2014'te de Rusya’da yürürlüğe girecek olan sözleşmeyi ise Türkiye imzalamıyor.

17 Mayıs 2010’da 30 maden işçisinin öldüğü Zonguldak’taki patlamanın ardından Türkiye ILO 176’yı yeniden gündemine almış ancak imzalamamıştı.

ILO 176'nın neden imzalanmadığı sorusu soru önergeleri ve Meclis kürsü konuşmalarında birçok defa hükümetin önüne geldi. En son 11 Ocak 2012'de Cumhuriyet Halk Partisi Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya da aynı soruyu yöneltmiş, Çalışma Bakanı Faruk Çelik şu cevabı vermişti:

“176 sayılı ILO sözleşmesi Yeraltı ve Yerüstü Maden İşletmelerinde Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği ve Sondajla Maden Çıkarılan İşletmelerde Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği incelendiğinde bahse konu sözleşme ile paralellik arz ettiği hatta çok daha kapsamlı hükümler içerdiği görülmektedir.”

SÖZLEŞMEDE NELER VAR?

* Sözleşmeyle işverenler kazaları önlemek için her türlü önlemi alma, işçileri bilgilendirme ve eğitme yükümlülüğü altında.

* İşverenler riski kaynağında bertaraf etmek, güvenli çalışma sistemleri tasarlamak, kaza riskleriyle ilgili işçileri bilgilendirmek ve kaza olduğunda gerekli tıbbi yardıma ulaşmalarını sağlamak zorunda.

* İşverenler sözleşmeyle kaza sonrasındaki sağlık ve kurtarma etkinliklerinin kalitesinden de sorumlu hala getiriliyor.

* Sözleşme, hükümetlereyse teknik kılavuzların hazırlanması, denetimlerin düzenlenmesi, denetimlere ilişkin gerekli yasal düzenlemelerin sağlaması ve kazaların etkili soruşturulması gibi yükümlülükler getiriyor.

* İşçilerin ve temsilcilerininse kazaları, riskli durumları bildirmek, güvenlik ve sağlıklarına ilişkin koşullara dair bilgi edinmek, güvenlik ve sağlık önlemlerinin karar süreçlerine katılmak gibi hakları ve yükümlülükleri var.

Sözleşmeyi imzalayan ülkeler şunlar:

Arnavutluk, Ermenistan, Avusturya, Belçika, Bosna Hersek, Botsvana, Brezilya, Çek Cumhuriyeti, Finlandiya, Almanya, İrlanda, Lübnan, Lüksemburg, Norveç, Peru, Filipinler, Polonya, Portekiz, Slovakya, Güney Afrika, İspanya, İsveç, Ukrayna, ABD , Zambiya, Zimbabve (EA)

Yurtta soma faciası protestoları.

Soma’da 205 kişinin ölümüne neden olan kömür madenindeki facia Türkiye'nin farklı yerlerinde protesto ediliyor.

Soma Holding'in İstanbul Levent’teki şubesinin önüne gelen bir grup genç oturma eylemi yaparken, Taksim Metrosu'nda da gençler yerlere uzanarak protesto eylemi düzenliyor.



Madencinin kızı babasını böyle resmetmiş.


O biricik babasınınkaranlık delhizlerde çalışırken evinin yegane ışığı olduğunun farkında.Belki bugün babası toprak altında yaşam savaşı veriyor.Bu sayılarla ifade edilen madenci ölümlerinin altında nice hayat hikayesi nice dram var.

Onlar senin benim gibi insanlardı.Tek gayeleri evlerine bir kaç somun ekmek götürebilmekti.Bu hoyrat çalışma düzeni onların kötü kaderi oldu.

Ölenlere Allah Rahmet eylesin.Umarım bu facia son olur.Ama bu kafalar ile biraz zor gibi...