kemal kılıçdaroğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kemal kılıçdaroğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Rüşvetin yeni adı cari açık kapama!

REZA ZARRABIN HEYKELİNİ DİKMEK GEREK
Daha sonra kürsüye çıkan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise şunları söyledi:

''17 Aralık’tan sonra soyulan Türkiye gerçeğini gördük. Bir yabancının 4 bakanı nasıl satın aldığını gördük. 17 Aralık’ta darbe yapıldı diyor. Ne darbesi kardeşim. Hangi darbe…17 Aralık’ta eğer oğluna telefon edip paraları sıfırla diyorsa bu ülkedeki herkesin düşünmesi lazım. Şunu kimse söylemesin: Efendim Erdoğan’ın bundan haberi yoktu. Bunu diyenin önüne 3 sayfalık 18 nisan 2013 tarihli MİT raporunu koyarız. Bu hafta soruşturmalar başlayacak.

 Neyin yalan neyin gerçek olduğu ortaya çıkacak. Biliyorsunuz bir havuz medyası var. Şimdi bu medya Reza Zarrab’ı TV ve kendi gazetelerine çıkarmaya başladı. Neymiş Zarrab çok hayırsever bir iş adamıymış. Cari açığı kapatan biriymiş.. Samimi söylüyorum Reza Zarrab’ın heykelini dikmek lazım... Meclis kavşağında Zafer Çağlayan anıtı dikildi. Onun yanına mutlaka Reza Zarrab’ın heykelinin olması lazım. Ama bir heykel yetmez. İkinci heykelin İçişleri Bakanlığın'nın önünde olması lazım. Zarrab’ın önünde yatan bir İçişleri bakanı heykeli olabilir orada. Üçüncü heykeli Başbakanlığın önüne dikeceksiniz. Elinde bir çikolata kutusu Başbakan’a giderken.

Son balkon konuşmasından bütün üçkağıtçılar vardı aile de vardı orada. Reza Zarrab yoktu. Onu da alsınlar oraya. Bence Bakanların cari açığını kapatmıştır. Rüşvetin yeni adı cari açığı kapatma. Ben merak ediyorum bu adam sanayiciydi de haberimiz mi yoktu. Rüşvetin adı cari açık oldu şimdi. Çıkarıyorsunuz Reza Zarrab’ı arkasında fon olarak Türk Bayrağı kullanılıyor. En ağırıma giden budur. Bir sahtekarın arkasına Türk bayrağı koyularak onu meşru gösterme asla mümkün olmamalıdır. Bunu hesabını havuz medyasından soracağız.''

'Reza Zarrab'ın heykelini dikmek lazım'

Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Reza Zarrab'ın bir televizyon kanalında yaptığı açıklamaları eleştirdi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamasından öne çıkanlar;

"Başbakanlık koltuğunda oturan zat, 2010'da kutlanan 1 Mayıs ile ilgili 'Dün Taksim meydanında yaşanan o tarihi an 2010 yılı asla ve asla tesadüfün eseri değildir. 1 Mayıs 2010 Türkiye'nin nasıl olgunlaştığının, tahrik ve provokasyondan nasıl sıyrıldığının somut bir abidesidir" demişti. Evet öyleydi, 1 Mayıs'ta hiçbir sorun olmadı. Kimsenin burnu kanamadı. Ertesi yıl, yasak gelmeye başladı. Neden? Hangi gerekçeyle yasaklıyorsunuz? Olaylar çıktı, fatura işçiye çıktı.

Yasak üzerine işçiler AİHM'e başvurdular. AİHM, '1 Mayıs'ta Taksim'de kutlama yapabilirsiniz' dedi. Uluslararası bir mahkeme Taksim'e izin verdi. Neden yasaklanıyor? Olaylar niye çıksın? 2010'da olay çıkmadı, yine çıkmaz. İnsanın kendi tarihine sahip çıkması doğaldır, orada 34 kişi öldü. Bu anılmayacak da ne anılacak bu ülkede?

Bırakın insanlar nerede istiyorsa bayramlarını kutlasın. Kimsenin kavga niyeti yok, ama baskı uygularsanız kavga çıkar. Herkes dikkatli olsun.

17 Aralık 2013 bir hükümetin bir devleti nasıl soyduğuna tanık olduk. Bir tarihe bakın, bir şimdiye bakın. Her kuruşun hesabını halkına veren yönetime bakın, her kuruşu nasıl hortumlarım diyen hükümete bakın. O dönemde de yolsuzluklar olmuştur, ama hiç kimse affetmemiştir, ne Mustafa Kemal Atatürk, ne İsmet İnönü... Yolsuzluğa bulaşanı Yüce Divan'a göndermiştir. Onlar mütevazı yaşadı, onlar kendini halka adadı. Onların mirası üzerine kurulup devleti soyanlar bugün karşımızda. 17 Aralık'tan sonra soyulan Türkiye gerçeğini gördük. Bir yabancının 4 bakanı nasıl satın aldığını gördük.

'17 Aralık'ta bize darbe yapıldı' diyor. Ne darbesi? Darbelerden en büyük acıyı çekmiş bir siyasal parti olarak söylüyoruz, 'Hangi darbe'

'Erdoğan'ın haberi yoktu demesin' kimse. Bunu söyleyenin önüne 3 sayfalık MİT raporunu koyarız. 18 Nisan 2013 tarihli. Devletin soyulduğunu Erdoğan'a söylüyorlar. 8 ay sonra 17 Aralık oluyor. Başbakan'ı uyarıyorlar. Ama hiçbir şey olmuyor. Önce bunu vicdanlarımızda bir sorgulayacağız.

Bu hafta soruşturmalarla ilgili görüşmeler başlayacak. Bir havuz medyası var,

 temel özelliği iktidar yandaşlığı yapmak ve yolsuzlukların üzerini kapatmak. Bu medya Reza Zarrab'ı televizyonlarına çıkarmaya başladı. Reza Zarrab Türkiye'nin cari açığını tek başına kapatan adammış. Reza Zarrab'ın heykelini dikmek lazım, ama yetmez İçişleri Baknalığı'nın önüne de bir heykel dikmek lazım. Reza Zarrab önünde yatan içişleri bakanı. Diyordu ya 'Sana bir şey olursa ben önüne yatarım' Başbakanlığın önüne de heykel dikmek lazım. Sarraf'ın elinde çikolata kutusu, Başbakanlığa giderken. Şimdi parlatıyorlar. Reza Zarrab'ın aile fotoğrafında da önemli bir yeri var."

Bu kez koruma önlemleri çok sağlam.

TBMM’de geçtiğimiz hafta saldırıya uğrayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu geniş güvenlik önlemleri altında grup toplantısının yapılacağı salona girdi. Partililer tarafından alkış ve sloganlarla karşılanan Kılıçdaroğlu grup toplantısındaki konuşmasında hukuk devleti vurgusu yaptı.


Meclis’te bugün grup toplantıları yapılıyor. CHP grubunda Kılıçdaroğlu gelmeden önce geçen haftaki saldırı sebebiyle geniş güvenlik önlemi alındı. Saldırının gerçekleştiği kuliste koltuklar kaldırıldı. Kılıçdaroğlu’nun geçeceği koridorda ziyaretçilerin beklemesine müsaade edilmedi. Kılıçdaroğlu salona girerken çok sayıda polis güvenlik önlemi aldı. Basın mensuplarının yoğun ilgisi sebebiyle Kılıçdaroğlu salona girerken zaman zaman izdiham da yaşandı.

Alkışlar ve sloganlar eşliğinde salona giren Kılıçdaroğlu isminin okunmasının ardından kürsüye gelerek haftalık grup konuşmasını yapmaya başladı. Konuşmasının başında Kılıçdaroğlu hukuk devletinin anlam ve öneminden bahsetti. Üstünlerin hukuku değil hukukun üstünlüğü olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Hukuk devletinde güçlüler haklı değil, haklılar güçlüdür.” dedi.

Hesap vermenin hukuk devletinin temel esaslarından biri olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, “Hukuk devleti dayatmacı değil, yurttaşına hizmet eden devlettir. Baskı kuran devlete hukuk devleti denemez.” ifadelerini kullandı.



Kılıçdaroğlu babalık yaptı saldırganı affetti.

Kılıçdaroğlu Annenin feryadına sessiz kalmadı ve Babalığını yaptı

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na yumruklu saldırıda bulunan Orhan Övet'in annesinin, 'Kılıçdaroğlu babalık yapsın, oğlumu affetsin' feryadı sonuç verdi.

Saldırıyla ilgili şikâyetçi olmayacağını belirten CHP lideri, “Bir annenin feryadına duyarsız kalamam. Olayın ayrıntıları ortaya çıktıktan sonra kararımı açıklayacağım” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun başkanlığında gerçekleşen MYK toplantısında, Meclis’teki yumruklu saldırı, yerel seçimsonuçları ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri mesaya yatırıldı. Meclis’teki yumruklu saldırı konusunda yapılan değerlendirmede MYK üyeleri, saldırının “provokasyon” amaçlı “profesyonel” bir eylem olduğu noktasında birleşti. CHP kurmaylarından elde edilen bilgiye göre toplantıda, CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun saldırganhakkında şikâyetçi olup olmaması da gündeme geldi.

Pişkinliğin böylesi!

İfadesin de saldırgan şikayetciyim dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na saldıran Orhan Övet’in ifadesinde “Kemal Kılıçdaroğlu’nun görüşlerini beğenmediğim için, Başbakan ve Hükümet aleyhinde yapmış olduğu açıklamaların ülke menfaatlerine ters düştüğünü düşündüğüm için bu eylemi gerçekleştirdim” dediği belirtildi. Ayrıca Övet’in kendisini tokatlayan vekillerden şikayetçi olduğu da kaydedildi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na saldıran 1986 doğumlu Orhan Övet’in Terörle Mücade Şubesi’ndeki ifadesinin ardından adliyeye sevk edildi.
Edinilen bilgiye göre, Övet polise verdiği ifadesinde eylemi gerçekleştirmesinin sebebini şöyle açıkladı:

“Kemal Kılıçdaroğlu’nun görüşlerini beğenmediğim için, Başbakan ve Hükümet aleyhinde yapmış olduğu açıklamaların ülke menfaatlerine ters düştüğünü düşündüğüm için bu eylemi gerçekleştirdim.”

Övet’in ifadesi ise şöyle:

"UYUŞTURUCU KULLANMADIM"

08 Nisan 2014 günü saat 08.45 sıralarında eşime Ankara’ya gideceğim diyerek ikametimden çıktım. Saat 09.00 sıralarında Hasanoğlan İlçesinden özel halk otobüsüne bindim saat 09.45 sıralarında Ankara Altındağ Belediyesinin önünde indim. Yürüyerek Hacettepe Hastanesi önü Adnan Soygun caddesinden, Yenişehir Sosyete pazarı önünden (Aksu Caddesi) Sosyal Güvenlik Kurumu önünden sola dönerek (Süleyman Sırrı caddesi) Mithatpaşa Caddesi Kocatepe Cami istikametine doğru ilerledim, sağ dönerek Ziya Gökalp caddesinden Bulvara kadar geldim, trafik ışıklardan karşıya geçerek Kızılay AVM önünden Güven Parka geldim ve Güven Parktan saat 10.30 sıralarında Sokullu dolmuşuna binerek saat 10.45 sıralarında TBMM’ye geldim. Meclise Dikmen kapısından, müracaatta CHP grup toplantısına katılacağımı belirterek içeriye giriş yaptım. Her hafta Salı günleri halka açık grup toplantısının olduğunu açık kaynaklardan ve kendisini CHP’li olarak bildiğim bir yakınımdan öğrendim.

Eylem gerçekleştirdiğim 08 Nisan 2014 günü her hangi bir alkol, uyarıcı ve uyuşturucu madde almadım. En son 4 gün önce esrar kullandım ve daha öncede esrar ilgili tedavi görmüştüm. Kullanmış olduğum esrarı 4 gün önce Ankara Yenidoğan Sakkalar güzergahında her hangi bir ücret vermeden orada bulunan gençlerden durumumun sıkışık olduğunu söyledim ve onlarda bana yardımcı olmak adına bir kullanımlık (Bir Fişek) esrar verdiler.
Her hangi bir kişi/kişilerden veya örgütten talimat almadım. Ayrıca hiç bir örgüt ile ilişki ve irtibatım yoktur.

"ŞİKAYETÇİYİM"

Bana sorulan sorular hakkında hiçbir baskı ve tesir altında kalmadan avukatımın huzurunda ifademi verdim. Ayrıca ben saldırı eylemi gerçekleştirdikten sonra polisler tarafından yakalanıp ellerim ters kelepçelenip araca götürüldüğüm sırada önce TBMM içerisinde bulunan bayan kuaföre götürüldüm, bu esnada ismini bilmediğim simaen tanıdığım 2 CHP milletvekili geldi, olayla ilgili ‘Niye yaptın? Seni kim gönderdi?’ gibi sorular sorduktan sonra milletvekillerinden birisi bana iki tokat attı, bunun üzerine polisler benim tanınmamam için ve görüntü alınmasını engellemek amacıyla montum ile yüzümü kapatarak oradan çıkartıp meclisin kapalı otoparkına götürdüler. Ancak Otoparkta kalabalık bir grubun ortasında kaldım, bana vurmaya başladılar, sonrasında beni polisler doblo tipi bir araca bindirip oradan uzaklaştırdılar, Meclis Lojman kapısı diye tabir edilen yere geldik ve başka bir ekip arabasına bindirilerek emniyete geldim. Beni darp eden kişi/ kişilerin tespit edilmesi halinde, şahıslardan davacı ve şikâyetçiyim.”

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na saldıran serbest!


CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na Meclis'te yumrukla saldıran Orhan Övet, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Kılıçdaroğlu'na saldıran AKParti üyesi çıktı.

Ak Parti sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Kılıçdaroğlu'na saldıran Orhan Övet'in 2012 yılında AK Parti'ye kaydolduğunu ve olay sonrası partiden ihraç edildiğini açıkladı.

Çelik'in açıklaması

Çelik Twitter'dan saldırgan ile ilgili şunları yazdı:

"Orhan Övet'in 2012'de Elmadağ'da partimize kaydolduğu tespit edilmiş ve olay sonrası derhal ihraç edilmiştir.

9 milyon küsur üyemiz vardır. Onlarca sabıkası olan birinin partimize üye kabul edilmesini ciddi bir özensizlik olarak kabul değerlendiriyoruz. Kılıçdaroğlu'na bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz."

Gürsel Tekin: Saldırgan profesyonel bir provokatör.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, saldırının güçlü bir güvenlik zafiyetini ortaya çıkardığını belirterek, “Saldırganın bir profesyonel olduğunu da ifade etmek istiyorum" dedi.

Tekin, Habertürk'te konuştu. Saldırının BDP grup toplantısının yapıldığı salonun önünde yapılmasına dikkat çeken Tekin, “Bunun sıradan bir saldırı olmadığını söylüyorum. Özellikle Barış ve Demokrasi Partisi’nin grup toplantısının önünde bu olayın olması, aynı zamanda ‘bir provokasyon yaratabilir miyim’ çabasını da söz konusu hale getirebilir.

 BDP’yle bir ilgisinin olmadığını biz çok iyi biliyoruz. Ama eylemi gerçekleştiren kişinin sıradan bir kişi olmadığı, her ne kadar Emniyet farklı bilgiler vermiş olsa da, en azından bizim elimizdeki bilgilere göre farklı örgütlerle bağlantısının olabileceği ihtimalinin çok yüksek olduğunu kamuoyuyla paylaşmak istiyorum.”

Saldırganın çok ilginç facebook profili

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na yumruk atan Orhan Övet'in facebook'taki paylaşımları ve profili oldukça ilginç.

 CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 'na yumruk atan Orhan Övet'in facebook'taki bazı paylaşımları dikkat çekiyor. 2009 yılında facebook'a katılan Övet'in sayfasında Başbakan Erdoğan resmi de var, yaşamını yitiren BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun da.

El Kaide militanlarının da fotoğrafını paylaşan Övet'in profilinde Ahmet Kaya'dan, Deniz Gezmiş'ten sözlerin yazılı olduğu fotoğraflar da paylaşılmış.
Bunun yanı sıra Abdullah Çatlı ve Sedat Peker'in fotoğrafları da yer alıyor.Övet'in sadece dün çoğunlu Deniz Gezmiş resimlerinden oluşan 30'dan fazla paylaşımda bulunduğu görülüyor.





Alperen Ocakların'dan jet yalanlama geldi.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na saldıran Orhan Övet Alperen Ocakları'na mensup olduğu iddia edilmişti. Ancak Alperen Ocakları bu iddiayı yalanladı.

İşte o açıklama:

Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi içerisinde grup konuşmasına gerçekleştirmek üzere koridorda ilerlerken CHP Genel Başkanı Kemal KILIÇDAROĞLU bey Orhan ÖVET isimli şahıs tarafından yumruklu saldırıya uğramıştır.Görsel ve yazılı medyada saldırıyı gerçekleştiren bu şahsın Alperen Ocakları üyesi olduğu yönünde haber yapılmasına karşın adı geçen şahsın teşkilatımızla uzaktan yakından alakası yoktur. Alperen Ocakları teşkilatı Şehit Liderimiz Muhsin YAZICIOĞLU'NUN ortaya koymuş olduğu ilkeler çerçevesinde demokratik haklarını kullanmaktan öte tavır gösterecek kişileri bünyesinde barındırmaz.Belli ki bazı karanlık güç odakları bu tip nahoş olaylarla teşkilatımızın adını yan yana getirmeye çalışarak ,bazı karanlık projelere hizmet etmeye çalışmaktadır.Ben şahsım ve teşkilatım adına yaşanılan bu elim hadise dolayısıyla CHP Genel Başkanı Kemal KILIÇDARAOĞLU beye geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum.

ALPEREN OCAKLARI EĞİTİM KÜLTÜR DAYANIŞMA VAKFI GENEL BAŞKANI

AV. SERKAN TÜZÜN

BBP LİDERİNDEN AÇIKLAMA

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Kılıçdaroğlu'na yumruklu saldırıda bulunan Orhan Ö.'nün Alperen Ocakları'na üye olduğu iddiaları ile ilgili "Söz konusu bile değil " dedi.

İşte Kılıçdaroğlu'nu yumruklayan o saldırgan

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na partisinin TBMM grup salonuna girişte ziyaretçi olarak Meclis’e giren bir kişi tarafından yumruklu saldırıda bulunuldu.  


Grup salonu girişinde kahverengi montlu bir saldırgan tarafından yumruklu ve tekmeli saldırıya uğradı.

Olay yerindeki CHP’liler tarafından etkisiz hale getirilen kişi, meclis polisi tarafından hemen gözaltına alındı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na Meclis'te yumruklu saldırıda bulunan kişinin kimliğinin Orhan Öven olduğu belirtildi. Öven, polise verdiği ilk ifadesinde Alperen Ocakları'na üye olduğunu ve Erzurumlu olduğunu belirtti.








Kılıçdaroğlu'na Meclis'te hain saldırı.

Kılıçdaroğlu, bazı milletvekilleriyle birlikte makamından çıkarak, partisinin grup toplantısına katılmak üzere TBMM'deki makamından ayrıldı.

Grup toplantı salonunun bulunduğu yere doğru yürürken adının Orhan Ö. Olduğu öğrenilen kişi, Kılıçdaroğlu'na yumruklu saldırıda bulunuldu. Kılıçdaroğlu'nun gözlüğünün düştüğü görüldü.

İşte Kılıçdaroğlu'nun saldırı uğradığı an

Alınan ilk bilgilere göre Kılıçdaroğlu grup konuşmasını yapmak üzere Meclis'teki CHP grubuna gelirken Meclis'e ziyaretçi olarak girdiği değerlendiren bir kişi tarafından yumruklandı.
Kılıçdaroğlu grup toplantısına girerken, BDP ’lilerle el sıkıştığı anda bir şahsın yumruklu saldırısına uğradı. Gözüne darbe aldığı belirtilen Kılıçdaroğlu'nun gözlüğü kırıldı.

CHP ve BDP grubu yanyana. BDP’li miletvekili Altan Tan ile selamlaşmasının ardından, aradan bir şahıs Kemal Kılıçdaroğlu’na doğru yürüyerek tekmeli-yumruklu saldırıyı gerçekleştirdi. Kılıçdaroğlu dört yumruk darbesi aldı. Partililer araya girdi ve bir süre saldırganı dövdüler.

Saldırgan Kılıçdaroğlu'nun etrafındaki partililer tarafından etkisiz hale getirildikten sonra Meclis polisi tarafından gözaltına alındı.
Kılıçdaroğlu saldırının ardından makamında bir süre dinlendi. Daha sonra makamından çıkan Kılıçdaroğlu grup toplantı salonuna gitti.

CHP tandoğan Ankara mitingi fotolar

Tandoğan Meydanı'ndan Kızılay meydanına kadar insan seli




Kılıçdaroğlu Ankara da yüzbinler önünde.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yerel seçimlere iki gün kala Ankara’da vatandaşlarla buluşacak. CHP liderinin mitingi için ilçelerden binlerce vatandaş, Tandoğan Meydanı’na akın ederken, Ankara’da yağmur yağmasına rağmen onbinlerce vatandaş meydanda buluştu.

 ”Fezleke yetmez, tez leke çıkarıcı lazım”, “Başçalan”, “Çok mutluyum harama oy vermeyeceğim, ahirete huzurlu gideceğim” “Gemicik out, milyoncuklar in” , “lafa değil icraata bakarım” pankartları ile Kılıçdaroğlu’nu bekleyen Ankaralılar, Kılıçdaroğlu ve Ankara Belediye Başkan Adayı Mansur yavaş lehine sloganlar attılar.

Mitinge 70′i aşkın gazi de katılırken, Bando takımı İzmir Marşı ve Onuncu Marşları’nı çaldı.

KILIÇDAROĞLU ANKARA’DA
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Bartın’dan Ankara Etimesgut Askeri Havalimanı’na az önce iniş yaptı. Kılıçdaroğlu’nun miting alanına kısa bir şehir turundan sonra ulaşacağı belirtilirken, miting alanında olağanüstü önlemler alındı.

CHP’YE ELEKTRİK KESİNTİSİ UYARISI
CHP mitinginin yapılacağı alana çıkan tüm yollar dün gece itibariyle kapatılırken, CHP mitingi için “elektrik kesintisi” ihbarı yapıldı. Kabloların kesilmesi ya da olası bir elektrik kesintisine hazırlık olarak, CHP’liler yedek jenaratorleri devreye soktu. Alanda özel güvenlik alanı oluşturulurken, basın mensuplar için de bir koridor hazırlandı. Ayrıca sahne arkasına kimsenin alınmayacağı belirtildi.

Yarın değil bugün için.

"Gençlik indirimi uygulaması ile öğrenci olsun olmasın;25 yaş altı gençlerin ulaşım araçlarından kültür ve sanat faaliyetlerine,çeşitli restoranlardan mağazalara kadar indirimli olarak yararlanmasını sağlayacağız."

                                                                          CHP - Türkiyenin birleştirici gücü

Türkiye’yi 30 Mart’ta Haramilerden Temizleyeceğiz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’yi 30 Mart’ta haramilerden temizleyeceklerini söyledi. Seçim çalışmaları kapsamında Manisa’nın Soma ilçesinde halka seslenen Kılıçdaroğlu, ’Türkiye’yi haramilerden temizlemek, kul hakkı yiyenlerden temizlemek, haram parayla umreye gidenlerden, koluna 700 bin liralık rüşvet saati alanlardan temizlemek istiyor musunuz?’ dedi.

Türkiye’de çiftçinin, esnafın, işçinin kazanması, alınterinin değerini bulmasını istiyorlarsa vatandaşlardan 30 Mart’ta sandığa gitmelerini isteyen Kılıçdaroğlu, ’30 Mart’ta sandığa gideceğiz. El ele, kol kola, omuz omuza, bir bayram havası içinde gideceğiz, haramilerin iktidarını yıkacağız. Söz mü? Ben de söz veriyorum, sizin hakkınızı sonunu kadar koruyacağım, sizin için çalışacağım. Sizin için üreteceğim, sizin için çaba harcayacağım. Bu ülkeyi başçalandan kurtaracağız. Bazı vatandaşlarım diyor ki, ’Ya çaldılar ama iş de yaptılar.’ Şimdi ben bu yurttaşlarıma sesleniyorum; sen dükkanını hırsıza teslim eder misin, evini hırsıza teslim eder misin? O zaman niye bir ülkeyi hırsıza teslim ediyorsun? Hırsıza teslim etme.’ şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu, 30 Mart’ta yapılacak seçimlerle CHP olarak yerelde iktidar olacaklarını iddia ederek, şöyle devam etti: ’Sandığa gideceğiz. Barış havası içinde, kardeşçe gideceğiz. Düşmanlar çatlasın diye gideceğiz. Güzel bir ülkeyi beraber kuracağız. Beraber inşa edeceğiz güzel Türkiye’yi. Düne kadar kadının başörtüsü üzerinden siyaset yapıyordu, elinden aldım. Aramızda çok sayıda hanım kardeşim var, size sesleniyorum. Bahar temizliğini evlerinizde yaptınız, şimdi sıra geldi bahar temizliğini ülkede yapmaya. Yapacak mısınız? Ben de söz veriyorum. İster başı açık olsun, ister başı kapalı olsun, bütün hanımların benim başımın üstünde yeri var.’

Taşeron işçilerin sıkıntılarına da değinen Kılıçdaroğlu, ’Taşeron işçiliğini biliyorum. Ne kadar sorunlu olduğunu da biliyorum. Bu çağdaş kölelik modelini, söz veriyorum bitireceğim. CHP iktidarında daha güzel bir Türkiye, daha huzurlu bir Türkiye’yi, siyasetçinin zenginleşmediği, halkın zenginleştiği bir Türkiye’yi yeniden inşa edeceğiz.’ dedi. Siyasetçinin zenginleştiği ülkede halkın fakirleşeceğini belirterek, 85 milyon euro tutarında yolsuzluk yapıldığını iddia etti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, meydanlarda aleyhinde atılan sloganlar sebebiyle hakkında dava açtığını ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: ’Sanıyor ki ben ondan korkacağım. Sen ayakkabı kutusundan korkuyorsun. Ben senden ne korkacağım? Sen tweet atıyorlar, ondan korkuyorsun. Sen haram para yedin, sen onun hesabını vereceksin. Ben özellikle Adalet ve Kalkınma Partisi’ne geçen seçimlerde oy vermiş saygıdeğer yurttaşlarıma seslenmek istiyorum. Gün, birlik günüdür. Gün, siyaseti kirlilikten arındırma günüdür. Ayrışmayacağız. Ben hükümeti eleştiriyorum diye sakın ha bu eleştirileri siz üstünüze alınmayın.

 Sizler bu ülkenin namuslu yurttaşlarısınız. O size söz verdi, ’Bana oy verin, yolsuzlukları önleyeceğim, bana oy verin yoksulluğu önleyeceğim, bana oy verin yasakları önleyeceğimb’ dedi. 3 Y’yi ne diye anladı? Yemek olarak anladı. size kazık attı. Şimdi gün, sizi aldatan, kandıran, kendisi zenginleşen, çocukları zenginleşen, haram para yiyen bu haramzadelerden 30 Mart’ta hesap sorma günüdür. O yurttaşlarımdan şunu istiyorum, 30’unda sandığa gideceksiniz, elinizi vicdanınıza koyun. Kul hakkı yemek günah mıdır, değil midir? Eğer günahsa iki seçeneğiniz var, ya helâle ya harama ortak olacaksınız. Neye ortak olacağız? Bu milletin irfanına güveniyorum. Bu milletin büyüklüğüne, temizliğine güveniyorum. Bu millet, yedi düvele karşı mücadele etmiş bir millettir.’

Türkiye’nin, ortaya çıkan ses kayıtlarıyla ilk kez bir hükümetin devleti nasıl soyduğuna tanık olduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, ’İlk kez bir hükümetin, bir devleti nasıl soyduğuna tanık olduk. İlk kez, cumhuriyet tarihi ve dünya tarihinde. Fellik fellik geziyor, ’Montajdır.’ diyor. Kendisine şunu söyledim, montajsa ortaya çıkarmak çok kolay. Telekomünikasyon Başkanlığı’nın kayıtlarını yayınlarsın. En başta ben, haksızlığa uğradıysan ilk önce ben, ’Kimse Başbakan’a iftira atmasın.’ diye ben söylerim ama sen yayınlamıyorsun. Niye yayınlamıyor? Soma ne kadar gerçekse o ses kayıtları da o kadar gerçek. Sümeyye Erdoğan’ın hangi gün, hangi saatte, hangi tarifeli uçakla, hangi koltuğuyla İstanbul’a gittiğini biliyorum. Bilal Erdoğan’ın, paralar sıfırlandıktan sonra 30 milyon euroyu nereye gönderdiğini biliyorum. İçişleri Bakanı da bilir bunu.’ şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu, cumhuriyet projesi çerçevesinde bütün temiz insanları CHP bayrağı altında topladıklarını ifade ederek, ’İstiyoruz ki Türkiye’yi yeniden eski görkemli günlerine ulaştıralım. İstiyoruz ki Türkiye’yi yönetenler kirlilikten arınsın, temiz ve güzel bir Türkiye olsun. İstiyoruz ki her evde tencere kaynasın, her evde mutluluk olsun, her kadın çocuğunu sabahleyin güler yüzle okula göndersin. İstiyoruz ki işsizlik belası olmasın, herkesin işi, herkesin aşı olsun. Sokağa çıktığımızda, tanımadığımız bir yurttaşa güler yüzle selam verelim. Güler yüzle ’merhaba’ diyelim, güler yüzle tokalaşalım. Mutlu, huzurlu bir Türkiye’yi birlikte inşa edelim. İlk yol, ilk adım 30 Mart. Sandığa gideceğiz, el ele, kol kola, omuz omuza. Hiçbir provokasyona gelmeyeceğiz. Bize saldırsalar bile biz saldırmayacağız. Sandığa gideceğiz, oyumuzu kullanacağız. Güzel Türkiye için, çocuklarımıza daha güzel bir Türkiye bırakmak için mücadele edeceğiz.’ dedi.

"Ahlaksızlığın bu boyutu dünyanın hiç bir ülkesinde görülmemiştir"

CHP Lideri, Başbakan Erdoğan'a ait olduğu iddia edilen ses kaydıyla ilgili "Ahlaksızlığın bu boyutu dünyanın hiç bir ülkesinde görülmemiştir" dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, seçim çalışması için geldiği Manisa'nın Akhisar İlçesi'nde, CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal'ın görüntülerinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla servis yapıldığı iddiasına yönelik ses kaydını değerlendirirken, "Bu ABD'de yaşanan Watergate skandalının bir başka versiyonudur" dedi.

OTOBÜSE BİNMEDEN GAZETECİLERİN SORULARINI YANITLADI

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yerel seçim çalışmaları için Manisa'nın Akhisar İlçesi'ne geldi. Özel uçakla Akhisar'daki askeri havaalanına inen Kemal Kılıçdaroğlu, burada partililer tarafından karşılandı.Kılıçdaroğlu, parti otobüsüne binmeden önce, CHP eski Genel BaşkanıDeniz Baykal'ın görüntülerinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla servis yapıldığı iddiasına yönelik ses kaydını değerlendirdi.

"BAŞBAKANLIK KOLTUĞUNDA OTURAMAZ"

Parti olarak derhal açıklama beklediklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, "Başbakanlık koltuğunda oturan zatın süratle açıklama yapmasını bekliyorum. Ahlaksızlığın bu boyutu dünyanın hiçbir ülkesinde görülmemiştir. Zaten bu olayın faillerinin bugüne kadar ortaya çıkmamasının nedeni de budur. Asıl fail odur. Ahlaksızlığı bu boyuta getiren bir kişi başbakanlık koltuğunda oturamaz. Bu ABD'de yaşanan Watergate skandalının bir başka versiyonudur. Süratle bir açıklama yapmalıdır. Kişilerin özel yaşamı ne zamandır başbakanların ilgi alanlarına girmeye başladı. Bu ülkede başbakanın yapacağı başka iş yok mu? Bu kadar işsizlik varken, bu kadar yolsuzluk varken! Bunları anlatırken bile utanıyorum, ama acaba o utanıyor mu? Onda ahlak var mı? Ahlak kırıntısı var mı merak ediyorum" dedi.

Türkçe olimpiyatları bu ülkenin gururunu okşuyor

Başbakan Erdoğan'ın "Bundan sonra Türkçe Olimpiyatları yapamazlar. Artık bitti o iş. Bizden salon alacaklar. Geç o işleri geç. Kapandı o defter kapandı." sözleriyle yeniden gündeme gelen Türkçe Olimpiyatları'na ilişkin CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu açıklama yaptı.

"Bir diktatörden başka bir şey beklenmez zaten, yasak getirir. Ne zararını gördü ki yasak getiriyor? Anlamakta gerçekten zorluk çekiyorum." diyen Kılıçdaroğlu, "Türkçe Olimpiyatları yıllardır Türkiye’de yapılıyor. Yabancı ülkelerden öğrenciler Türkiye’ye geliyorlar. Türkçe öğrendiklerini gösterilerle, şiirlerle, şarkılarla, türkülerle halka anlatıyorlar. Bu, doğrusunu isterseniz bu ülkenin gururunu okşuyor. Dünyanın belki de gidip göremediğimiz pek çok yerindeki öğrenciler, şu veya bu şekilde Türkçeyi öğreniyorlar. Bunu yasaklamanın doğru olduğuna inanmıyorum.” sözleriyle Erdoğan'a tepki gösterdi.

İşte Milliyet yazarı Serpil Çevikcan'ın Gaziantep mitingi sonrası Kılıçdaroğlu'nun yaptığı açıklamaları aktardığı yazısının o bölümü...

"Seçim meydanlarında Gülen cemaatine dönük sert eleştirilerini sürdüren Başbakan RecepTayyip Erdoğan, son olarak, bundan sonra cemaatin Türkçe Olimpiyatları’nı yapamayacağını söyledi.

“Bitti artık o iş. Artık bizden stat alacak, kapalı spor salonu alacak; geç o işi geç. Kapandı o defter artık” dedi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile Gaziantep’teki seçim mitinginden dönerken Erdoğan’ın bu açıklamasını da sorduk. Kılıçdaroğlu, şu yanıtı verdi:

“Bir diktatörden başka bir şey beklenmez zaten, yasak getirir. Ne zararını gördü ki yasak getiriyor? Anlamakta gerçekten zorluk çekiyorum. Türkçe Olimpiyatları yıllardır Türkiye’de yapılıyor. Yabancı ülkelerden öğrenciler Türkiye’ye geliyorlar. Türkçe öğrendiklerini gösterilerle, şiirlerle, şarkılarla, türkülerle halka anlatıyorlar. Bu, doğrusunu isterseniz bu ülkenin gururunu okşuyor. Dünyanın belki de gidip göremediğimiz pek çok yerindeki öğrenciler, şu veya bu şekilde Türkçeyi öğreniyorlar. Bunu yasaklamanın doğru olduğuna inanmıyorum.”

CHP lideri, koşullar uygun olmadığı için bugüne kadar Türkçe Olimpiyatları’na katılamadığını, ancak öğrencilerin kendisini ziyaret ettiğini belirtti. “Bundan sonra katılmayı düşünüyor musunuz” sorusunu da, “Koşullar uygun olursa katılırım, CHP’li arkadaşlar katıldılar Türkçe Olimpiyatları’na. Bir kültür faaliyeti olarak görmek lazım” diye yanıtladı.

Kılıçdaroğlu, “Ses kayıtları, tapeler konusunda siyasetin topluca bir tavır göstermesi gerekmiyor mu?” sorusunu yanıtlarken ise şunları söyledi:

“İkiye ayırmamız lazım. Kişinin özel yaşamı ile ilgili kasetlere şiddetle karşıyım. Bunun şu veya bu şekilde belli kişi ve kurumlar tarafından servis edilmesini uygun görmem. Özel yaşamın dışında, toplumu ilgilendiren ses kayıtları varsa onun yayılmasında, kamuoyuna duyurulmasında hiçbir sakınca görmem. ABD’de Watergate skandalı oldu, Başkan istifa etmek zorunda kaldı. Bu konuda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararları var. Özel yaşamı ilgilendirmeyip doğrudan toplumsal yaşamı ilgilendiren bir konuda, özel bir kaydın yayınlanması suç görülmüyor. Böyle bir tablonun ortaya çıktığı durumda, ‘Efendim ses kayıtları var ama özel hayat’ diyemeyiz, bunun özel hayatla ilgisi yok, toplumun çıkarları ile birebir ilgilidir ve yayınlanması doğrudur. Yayınlamamak suçtur.”

CHP lideri, “Türkiye’de seçim sürecinde gerginliğin tırmanmasından, kutuplaşmanın artmasından yakınılıyor. Başbakan Erdoğan ile konuşmayı düşünüyor musunuz?” sorusuna karşılık ise, “Hayır. Eğer Türkiye’de temiz siyaseti öngörüyorsak şaibeli bir kişiyle, ana muhalefet partisinin bir araya gelmesini asla doğru bulmam. Onun önce aklanması lazım” dedi.

"ERKEN SEÇİMİ PLANLIYORLAR

Kılıçdaroğlu, bazı şehirlerde CHP ile MHP’nin seçim işbirliği yaptığı, İstanbul, Ankara gibi bazı metropollerde MHP’lilerin CHP’ye, bazılarında da CHP’lilerin MHP’ye oy vereceği yolundaki iddiaları ise şöyle yanıtladı:

“Her siyasal parti adaylarını gösterdi. Dolayısıyla bir işbirliği söz konusu değil. Bunu açıklıkla ifade edelim ama vatandaş kime oy verirse ona da saygı göstereceğiz. Oy geçişkenliğinin fazla olacağı, kararsızların oyunun çok önemli olacağı bir seçim yaşayacağız. Yerel adayların kimlikleri önemli. Adaylar eğer gerçekten bölgeye, beldeye, yönetmek istediği belediyede güven veriyorsa pek çok partiden o adaya oy gelebilir.”

CHP lideri, hükümetin erken seçim planladığını belirterek, “Büyük bir olasılıkla hükümet,Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile genel seçimleri birlikte yapmak isteyecektir. Ekonominin iyiye gitmediğini iktidar da görüyor” diye konuştu."

Odatv.com