Tayyip Erdoğan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tayyip Erdoğan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Almanya da Erdoğan eylemleri

Başbakan Erdoğan bugün Almanya'nın Köln kentinde konuşacak. Erdoğan'ın konuşma yapacağı Lanxess Arena önünde destekçileri, kentin başka bir alanındaysa protestocular toplanmaya başladı.

Erdoğan Almanya programı kapsamında bugün Avrupalı Türk Demokratlar Birliği’nin (UETD) 10. kuruluş yıldönümü toplantısına katılacak.

Toplantı Köln’deki 20 bin kişilik Lanxess Arena’da yapılacak.
Etkinliği izlemek isteyenler salon önünde toplanmaya başladı.

LANXESS ÖNÜNDE DESTEK SLOGANLARI
Grup, ‘Bu millet seninle gurur duyuyor’, ‘Recep Tayyip Erdoğan’ sloganları atıyor.
Köln’deki Ebertplatz’da ise Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) ve Avrupa Alevi Birlikleri

Konfederasyonu’nun (AABK) çağrısıyla bir protesto yürüyüşü düzenleniyor. Bu yürüyüşe katılacak olanlar eylem alanında bir araya gelmeye başladı.
Bunun dışında aşırı sağcı görüşleriyle bilinen Pro NRW adlı grubun da bir gösteri yapacağı bildiriliyor.

Tayyip Erdoğan her zaman ki gibi.

Her zamanki gibi kin ve nefret tohumları ekiyor

Tayyip, olaylarda ölen masum vatandaşlar için rahmet okuyacağına milleti kışkırtıyor, bölüyor, polise gaz veriyor…
İşte dünkü sözleri:


- Neymiş… Berkin Elvan’ı anacaklarmış.
- Her ölüm hadisesinde bir anma mı olacak.
- Ölmüştür geçmiştir.
- Kıran, döken karşısında polis nasıl sabrediyor anlamıyorum.
- Soma’yı bahane edip, vuran kıran, her fırsatta polise saldıranlar karşısında
elbette susmayacağız.

Erdoğan, 2 kişinin polis şiddetiyle öldüğü gün, bu açıklamayı yaptı Toplumdaki kutuplaşmayı derinleştiren Erdoğan, büyük tepki çekti
Baş­ba­kan Tayyip Er­do­ğan, yan­gı­na kö­rük­le gi­di­yor… Yü­re­ği ya­nan ai­le­le­rin acı­sı­na acı ka­tı­yor. An­ka­ra­’da­ki Ge­niş­le­til­miş İl Baş­kan­la­rı top­lan­tı­sın­da ko­nu­şan Baş­ba­ka­n’­ın he­de­fin­de, Ge­zi­’de po­li­sin gaz kap­sü­lüy­le ölen Ber­kin El­van (15) var­dı. Da­ha ön­ce mi­ting­de Ber­ki­n’­in an­ne­si­ni yu­ha­la­tan Er­do­ğan, bu kez kü­çük ço­cuk için “Öl­müş­tür, geç­miş­ti­r” de­di. Ok­mey­da­nı­’n­da 2 ki­şi­nin ha­ya­tı­nı kay­bet­ti­ği gün ya­pı­lan bu açık­la­ma tep­ki çek­ti. İş­te Er­do­ğa­n’­ın o ibretlik söz­le­ri:

“Öl­müş­tür, geç­miş­tir!”
İş­çi ar­ka­daş­la­rı­mız ‘Ne za­man işi­mi­ze ge­ri dö­ne­ce­ğiz?’ di­yor. ‘Bü­tün ön­lem­le­ri­mi­zi ala­lım son­ra işi­ni­ze baş­la­ya­cak­sı­nız’ de­dim. Maden kazalarını sıfırlamak mümkün değil.
301 şe­hi­di­mi­zin acı­sı ta­zey­ken sus­tuk. Ama kim­se ku­su­ra bak­ma­sın. So­ma­’yı ba­ha­ne edip kı­ran, dö­ken kar­şı­sın­da yi­ne sus­ma­ya­ca­ğız.
Ney­miş Ber­kin El­va­n’­ı an­mak için tö­ren­ler dü­zen­le­ye­cek­ler­miş. Her ölüm ha­di­se­sin­de bir tö­ren mi dü­zen­le­ye­ce­ğiz. Öl­müş­tür geç­miş­tir.
Bü­tün bu araç­la­rın üze­ri­ne bu te­rö­rist­ler cam­la­rı kır­ma­ya ça­lı­şı­yor­lar. Po­lis eli ko­lu bağ­lı mı ka­la­cak, bir şey yap­ma­ya­cak mı? Na­sıl sab­re­di­yor­lar an­la­ya­mı­yo­rum.
El­le­rin­de akıl­lı te­le­fon­la­rıy­la ah­kam ke­ser­ler, ya­lan söy­ler­ler.
twit­te­r’­da at­tık­la­rı twe­et gün­dem lis­te­si­ne gir­mi­yor­sa bun­lar için hiç­bir ko­nu önem­li de­ğil­dir. Bun­lar ken­di­le­ri 140 ka­rak­ter ya­zın­ca dün­ya­yı kur­ta­ran adam zan­ne­der­ler.
Bun­lar lüks ka­fe­ler­de otu­rur­lar, de­niz gö­ren ya­lı­la­rın­da Bo­ğa­z’­a na­zır vil­la­la­rın­da otu­rur­lar.

Simitci'nin sağlığı Başbakan'a emanet!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün cuma namazını Beştepe’de bulunan Hisarcıklıoğlu Camii’nde kıldı. Cami çıkışında İlhan Sevindi isimli simitçinin yanına giden Erdoğan, simitçinin gömleğinin cebindeki sigara paketini alarak, "Sigarayı bırakmazsan simitlerini almam" dedi.

BÜTÜN SİMİTLERİ ALDI

Simitçi sigarayı bırakma sözü verince Erdoğan, bütün simitleri satın alarak vatandaşlara dağıttı.

CUMA NAMAZI ÖNCESİ SERT AÇIKLAMALAR

Başbakan Tayyip Erdoğan, cuma namazı öncesi Okmeydanı’nda yapılan, iki vatandaşın ölümüyle sonuçlanan, Soma maden faciasını ve Berkin Elvan’ı anma törenlerine karşı sert bir konuşma yaptı.

"HER ÖLÜMDE BİR TÖREN Mİ DÜZENLEYECEĞİZ"

Erdoğan, Okmeydanı’nda iki insanın ölümüyle sonuçlanan olaylarla ilgili şöyle konuştu:
"Berkin Elvan’ı anmak için okulda törenler düzenleyeceklermiş. Şu hale bak. Biz bu ülkede, kusura bakmayın, her ölüm hadisesinde bir tören mi düzenleyeceğiz. O zaman bütün işleri bırakalım, törenlere bakalım. Ölmüştür, geçmiştir. Ama Kılıçdaroğlu‘na göre tabii ekmek almaya giderken ölen birisi, gencimiz veya çocuğumuz. Kimi aldatıyorsun, gerçek ortada, ama o evladı, o yavruyu aldatanlar da ortada. Şimdi dün ölüm yıldönümüymüş. Ne yaptılar, orayı adeta terörize ettiler. Aracın içinde polislerimiz yanmaya başladı, kendilerini dışarı zor attılar. Bunlara karşı polis eli kolu bağlı mı duracak, bir şey yapmayacak mı? Nasıl sabrediyorlar ben bunlara anlamıyorum."

Hüseyin Çelik rüyalar aleminde..!

Soma'da Başbakan Erdoğan'ın bir genci tokatladığı o görüntüleri Hüseyin Çelik iddia olarak yorumladı. Yusuf Yerkel'in vatandaşı tekmelediği görüntüleri ise yalanladı.

AKP sözcüsü Hüseyin Çelik, yaptığı basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Çelik, Soma’da dün yaşanan Başbakan Erdoğan ve bir vatandaş arasında geçen kavga için, “böyle bir görüntü var mı? Hayır yok…” dedi. sozcu.com.tr
İŞTE HÜSEYİN ÇELİK’İN ‘ÖYLE BİR GÖRÜNTÜ YOK’ DEDİĞİ GÖRÜNTÜLER



.

Erdoğan'ın yumrukladığı genç kız ne dedi.

Erdoğan'ın, Soma'da protestodan kaçarken sığındığı markette iki gence saldırdığı ortaya çıktı. Aydınlık'tan Gamze Çınlar ve Şenol Çarık'ın haberine göre Başbakan, tokatladığı Taner Kuruca'yı korumalarına dövdürttü. Sonra da olayı telefonuyla kaydeden kasiyer Hatice Giray'ı tokatladı.

Aydınlık, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın önceki gün Soma'da uğradığı protesto sırasında yaşananların perde arkasına ulaştı. Erdoğan'ın yurttaşlardan kaçarak sığındığı markette, korumalarının Taner Kuruca adlı genci dövme anını kayda alan Hatice Giray isimli kasiyere tokat attığı ortaya çıktı. Öte yandan, markette olaya ait kamera kayıtlarının Başbakan'ın korumaları tarafından silindiği, çalışanların telefonlarının da toplatıldığı öğrenildi.

Başbakan Erdoğan yüzlerce madencinin şehit olduğu Soma'da önceki gün yurttaşların ''istifa'' sloganlarıyla karşılandı. Sosyal medyaya dün düşen kayıtlarda, Erdoğan'ın bir yurttaşı tokatladığı görüntülendi. Görgü tanıkları ''Yeşil Portakal'' adlı market çevresinde yaşananları Aydınlık'a anlattı.

"İSTİFA" DİYE BAĞIRAN GENÇ SÜRÜKLENDİ

Olay anını marketin dışında izleyen Reyhan Haytabay, ''Dün Başbakan buraya geldiğinde hepimizin beklentisi 'Başımız sağ olsun' demesiydi. Bize gidip başka yerlerdeki şeyleri açıkladı. Onun üzerine gençler tepki gösterdi, 'Başbakan istifa' diye bağırdı. Bir genç ağzı kapatılarak ve sürüklenerek arabaya bindirilmek istendi. Çocuk ellerinden kaçarak markete girdi. Korumalar arkasından girince, Başbakan da markete doğru yöneldi. Bunun üzerine etraftakiler de tepki göstererek markete girmeye çalıştı. Korumaları artık onu koruyacak durumda değillerdi. İnsanların tepkileri o kadar büyüktü ki, o sırada olay darbeye kadar geldi ve Başbakan kasiyer Hatice'ye vurdu.

KORUMALARI GÖRÜNTÜLERİ SİLDİ

İsminin açıklanmasını istemeyen bir görgü tanığı ise şöyle konuştu: ''Genç, marketin içinde Başbakan'ın korumaları tarafından tekme tokat dövüldü. Markette çalışan Hatice Giray bu anı cep telefonuyla kayıt altına aldı. Hatice, aynı anda 'Yapmayın' diye bağırdı. Korumalar kızın görüntüleri kameraya çektiğini fark edince kızı tekmelemeye başladı. Erdoğan o esnada marketin içinde bulunuyordu ve kıza tokat attı. Hatice'yi kurtarmak isteyen bir market çalışanına da korumalar müdahale etti. Genç kadının telefonuna el koyan korumalar, görüntüleri sildikten sonra telefonu iade etti. Diğer çalışanların telefonları da toplatılarak kontrol edildi.''

Öte yandan, olayın meydana geldiği ''Yeşil Portakal'' adlı marketin AKP'nin ildeki mitinglerde kumanya dağıtımı yaptığı, yöneticilerinin de AKP'ye yakın oldukları öğrenildi.

"ERDOĞAN BENİM İÇİN BİTMİŞTİR"

Görgü tanığı Reyhan Haytabar, yüzlerce işçinin can vermesi üzerine çıkan protestoların haklı olduğunu söyledi. Haytabar, ''Bizim zaten canımız yanmış. Şu an Başbakan'a küfür dahi etsem anlayış gösterilmeli. Türkiye'nin canı yanıyor. İçeride bir sürü insan var, söylenen ölü sayısı yalan. Ben Tayyip Erdoğan'a verdim oyumu. 'Bir daha verir misin' dersen; vermem. Benim için bitmiştir. Buraya gelip siyaset yapmak değil, bizim yaramızı sarması gerekirdi. Ama o siyaset için, Cumhurbaşkanlığı seçimlerini düşünerek geldi. Hiçbir canın siyasilerin gözünde bir önemi yokmuş. Biz bunu anladık. Erdoğan olsun, Kılıçdaroğlu, Bahçeli olsun ayrım yapmıyorum. Biz birbirimize üzülürüz ama onlar için önemli değilmişiz'' diye konuştu.

HATİCE GİRAY: SORANLARA BİR ŞEY BİLMEDİĞİMİ SÖYLEDİM

Market çalışanları konuyla ilgili sorularımıza ''Burada olay olmadı, biz hiçbir şey görmedik'' yanıtını verdi. Sosyal medyaya yansıyan görüntüleri bilmediğini iddia eden bir market çalışanı ise ''Buraya protestoya gelenler kaos yaratma peşindeydi'' şeklinde tepki gösterdi.
Tam o sırada market içerisinde kapalı bir kapının ardından bir ses kulağımıza geldi. ''Ben soranlara bir şey bilmediğimi söyledim'' diyen bir kadın sesi dikkatimizi çekti. Daha sonra odadan çıkan kadının Hatice Giray olduğu ortaya çıktı.

Giray, Aydınlık'ın soruları üzerine ''Bir şey olmadı'' demekle yetindi.
Konuşma sırasında marketin müdürü olduğu belirtilen bir kişi ''Hadi siz işinize bakın'' diyerek Giray'a tepki gösterdi.

Somada Tayyip Erdoğan babasını soran madencinin kızını tekme tokat dövdü

Dün Soma'yı ziyaret eden Erdoğan vatandaşlar tarafından protesto edildi. 

Erdoğan aracına binip adeta ilçeden kaçtı. Ancak aracına binmeden önce yaşanan olaylar aynen faciada olduğu gibi Türkiye tarihinde bir ilkti.

Soma'da bulunan gazeteci Şenol Çarık, dün başbakan Erdoğan'ın bir kadını tokatladığını ilk kez YÖN Haber'de açıklamıştı. Şenol Çarık, tecrübeli ve son derece güvenilir bir gazeteci. Bu güvene dayanarak haberi büyüttük. İlk kez duyurduğumuz bu haberin bugün görüntüleri çıktı. Ardından iş, başbakanın tokatladığı kadının kim olduğunu bilmeye geldi. Bunu da YÖN Haber açıklıyor.

Evet...Başbakan babasını maden faciasında kaybeden genç bir kadını Soma'da bir markette tokatladı. Kadının ismi Hatice G. Üstelik kadının ailesi AKP'li ve yerel seçimlerde AKP'ye oy vermiş.

Başbakanın karıştığı skandallar bu kadarla da bitmiyor. Erdoğan marketin önünde de Taner Kurucan adında bir işçiyi tokatlıyor. yönhaber.com

Olayla ilgili diğer fotolar









İşte RTE'nin madeni.

“Rte'nin anlattığı 1800'lerdeki madencilik ...
Patrona gelince hedef '2023' işçiye gelince '1862' yoruma gerek var mı?

Başbakan Tayyip Soma'da markete sığındı.

Soma'daki facia sonrası ilçeye giden Başbakan Erdoğan, basın açıklamasının ardından bir grup vatandaş tarafından protesto edildi.

Protestoların dozu gittikçe yükseldi. Başbakan Erdoğan, protestocularla konuşmak için aracından indikten sonra halkın tepkisi artınca korumalar Erdoğan’ı bir merkete sokarak güvenlik altına almaya çalıştı.

 Erdoğan markette kısa süre kaldıktan sonra ayrıldı. Erdoğan’ın konuşması sosyal medyada da yoğun tepki çekti. Erdoğan konuşmasında şunları söylemişti:

Arkadaşlar yani biz bir defa bu tür ocaklarında, kömür ocaklarında bu olanları, lütfen buralarda bu olaylar hiç olmaz diye yorumlamayalım. Bunlar olağan şeylerdir. Literatürde iş kazası denilen bir olay vardır. Bunun yapısında fıtratında bunlar var. Hiç kaza olmayacak diye bir şey yok. Tabi işin boyutunun bu kadar fazla olması bizi derinden yaralamıştır. Bizi derinden üzmüştür. Kontrollerle de burası gerçekten gerek işçi sağlığı gerek işçi güvenliği açısından da iyi noktada kömür ocaklarından birisi olarak değerlendirmesi yapılmış ve nisan-mayısta da çalışmalarına devam etmiştir.”

Yalancının mumu!

Yalancının mumu yatsıya kadar yandı!

 Soma’da yaşanan felaketten sonra açıklamalarda bulunan Erdoğan, CHP’nin TBMM’ye sunduğu ve reddedilen araştırma önergesiyle ilgili, ”İçinde Soma adı geçmiyor” dedi ama işin aslı pek de öyle değildi. İşte araştırma önergesini veren CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel’in ve Erdoğan’ın açıklamaları.sözcü

Madenci yakınlarından Erdoğan'a büyük tepki.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Soma'da protesto edildi. Protestocu vatandaşlarla konuşmak isteyen Başbakan protestoların artması üzerine bir markete girerek bir süre orada kaldı. Korumaların Başbakan'ın makam aracındaki 0002 numaralı plakayı alarak aracın içine verdikleri görüldü.

Başbakan Erdoğan, Soma Belediyesi çıkışında, kendisini bekleyen vatandaşlara seslendi. Yaklaşık 100 metre uzakta bir gencin protesto sloganları attığı duyuldu. Başbakan'ın korumaları bu gence müdahale edip gözaltına aldı.

 Bunu gören başka bir genç de polislere tepki gösterince, belediyeye yaklaşık 200 metre uzaklıktaki grup da protestolara katıldı. Polisin sert tepkisine bazı vatandaşlar da tepki gösterince, olayın boyutu büyüdü.


Apo Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığını destekliyor.

MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, Erdoğan'ın Köşk adaylığını bebek katili Öcalan'ın da desteklediğini iddia etti.

MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, “AKP’nin yönlendirdiği MİT heyeti ile bebek katili Abdullah Öcalan’ın, yaptığı ifade edilen görüşmelerde, iki konuda mutabakata vardığı iddia edilmektedir. AKP’nin gönderdiği İmralı heyetinin Öcalan’ın talep ettiği ‘Bölgesel Özerklik Yönetim Yasası’ ve ‘Demokratik Sivil Toplum Yasası’ konusunda anlaşma sağladığı söylenmektedir. Cumhurbaşkanlığı seçiminde Tayyip Erdoğan’a verilecek destek karşılığında ‘Bölgesel Özerklik Yönetim Yasası’nın AKP tarafından hayata geçirileceği ifade ediliyor. Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı’nın İmralı tarafından desteklemenin karşılığı olarak ülkenin birliği ve bütünlüğü pazarlık konusu yapılmaktadır” dedi.

“ALAN’IN İÇERİDE TUTULMASI TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN BÜTÜNLÜĞÜNE MEYDAN OKUMAKTIR”
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, TBMM’de basın toplantısı düzenledi. AK Parti sözcüsü Hüseyin Çelik ve TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in Engin Alan’ı hapishaneden çıkarılmasına yönelik teklifini kabul etmediğini belirten Yeniçeri, “Çelik, ‘Birisi ile ilgili kesinleşen bir suç varsa bu konudaki tavrımız nettir. Bu Engin Alan için de aynıdır. Başkası için de aynıdır’ diyerek gerçek niyetlerini ortaya koymuş ulunmaktadır. Hüseyin Çelik teklifi reddetmekle kalmamış Engin Alan’ın malum yargılama sonucunda hapishanede tutulmasına da onay vermiş olmaktadır.

 Bu durum kendi ifadeleriyle kumpaslar, sahte ihbar mektupları, sahte deliller ve tasarlanmış ve uyarlanmış yargıyla yapılan yargılamaları da onaylamış bulunmaktadır. TBMM Başkanı’nın getirdiği çözüm uygun görülmemiş bulunabilir. Bunu karşı çıkılabilir ancak AKP’nin tutuklu milletvekili sorununu onca şaibeye ve tartışmaya karşın savunması ibretlik bir durumdur. Anlaşılan AKP, gerçek anlamda muhalif gördüklerine karşı yapılan kumpas, ayarlı yargı, uydurulmuş delil, ya da zulmü haklı görmektedir. Ne de olsa Başbakan bu davaların savcısı olduğunu söylemişti.

 Erdoğan, tarif ettiği paralel yapının bu davalardaki rolüne gözlerini kapamaktadır. Bu bağlamda da ‘bize operasyon yapan savcılarla, o davadakilere aynı değil’ diyerek muhalif gördüğü unsurları karşı yapılan zulmü görmezlikten gelmektedir. Buradan açıkça ilan ediyorum. Engin Alan ve arkadaşlarının yargılandığı davalarda yarın kumpas olduğu ortaya çıkarsa bunun sahibi ve sorumluluğu AKP kurmaylarının omuzlarında kalacaktır. Bugün elinde çözme gücü olup da bu sorunu çözmeyen AKP, kumpas sonucu ortaya çıkan zulme ortaktır.

 Dahası kumpasın, ayarlanmış yargı ve uyarlanmış delillerin de AKP bizzat sahibidir. Bu davanın savcısı olduğunu söyleyenler, bu davanın ortaya çıkardığı ölüm, zulüm ve işkenceden de sorumludur. AKP aslında bu konuda PKK ve İmralı ile ortak hareket etmektedir. Engin Alan’ın içeride tutulmasının bu ortaklığın sonucu olduğu anlaşılmaktadır. PKK/BDP hükümlüsü milletvekili TBMM’de icrayı sanat yaparken Engin Alan’ın içeride tutulması Türk Milletine ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bütünlüğüne meydan okumak anlamına gelmektedir” diye konuştu.
DHA

Grev gözcüsü Tayyip Erdoğan!

Yıllar öncesinden süzülüp gelen solgun bir fotograf.Bu resimde hepimizin çok yakından tanıdığı bir isim grev gözcülüğü yapıyor.

O şimdi çok yetkili bir makamda ama o artık işçilerin üstüne TOMA'larını polislerini gönderiyor.

Görünen o ki yıllar içinde köprülerin altından çok sular akıp gitmiş.O mazi artık unutulmuş.

Taksim yassak hemşerum!

Recep Tayyip Erdoğan: Gezi olaylarında ekonomi hedef alınmıştı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında konuştu.

İşte Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:

3. köprünün de tamamlandığını göreceğiz, gururu birlikte yaşayacağız. Mimarlarımız, mühendislerimiz ve herkese teşekkür ediyor başarılar diliyorum. Geçtiğimiz yıl ekonomimiz en başarılı dönemine ulaştı, büyük başarılar elde etmiştir. Gezi olaylarında ve 17 Aralık sürecinde ekonomi de hedef alınmıştı. Belli odaklar karalama kampanyası başlatmıştır, epey gayret sarf etmişlerdir. Türkiye bir kaos ülkesi gibi gösterilmek istendi.

Bütün karalama kampanyalarına rağmen içeride ve dışarıdaki girişimlere rağmen büyümeye devam ettik. Uluslararası yatırımcılar tedirgin edilmek istendi. Turizm geliri 35 milyar dolara yükseldi. Bu kadar olumsuzluğa rağmen dünya ülkemizi önemli görüyor ve buraya geliyor. Küresel yatırımlar devam ediyor. Arkadaşlar Gezi olaylarında, 17-25 aralık darbe girişimlerinde belirli çevrelerin huzuru bozmaya çalıştığını görüyoruz. Belli aktörler çaba sarf ediyorlar. Huzur bozmak için cam çerçeve kırmak, esnafa zarar vermek gayesiyle birileri her zaman yaptığı gibi gerilim siyaseti üretiyor. Bunlar gereken cevabı aldılar. 30 Mart’ta millet söyleyeceğini sandıkta söyledi. Bu millet çatışma görmek istemiyor.

"BU ŞIMARIK RUH HALİ SON BULMALIDIR"

Bu şımarık ruh hali artık son bulmalıdır. Bu ülkenin bazı sivil toplum örgütleri, sendikaları artık demokratik mücadele kültürünü öğrenmelidir. Başkalarının müdahale alanına girmediği sürece herkes istediği alana girer. Ama çevreye rahatsızlık veriyorsa emniyet güçleri gereken neyse onu yapar. Tüm karanlık noktaları aydınlatmak bizim gayemiz oldu. Darbelerin üzerine giden bir hükümet olduk. Bütün faili meçhullerin üzerine biz gittik biz başkaları değil. Kahramanmaraş, Sivas, Çorum olaylarını aydınlatmak için samimi girişimlerde bulunduk. Çok açık söylüyorum karşımızda statikoyu bulduk.

Ergenekon’la mücadele ederken, CHP ve yandaşları Ergenekon’un avukatlığını yapıyorlardı. Karanlık olayların üzerine örtmeye çalıştılar.

1 MAYIS’A HAK ETTİĞİ DEĞERİ SOL MU VERDİ?

1 Mayıs’ın 124 yıllık geçmişi var. 1 Mayıs’a hak ettiği değeri biz verdi. Sol mu verdi, CHP mi verdi MHP mi verdi. 1 Mayıs’ı biz tatil ilan ettik. Tarihi nitelikte düzenlemeleri yapan biz olduk.

"TAKSİM'DEN ÜMİDİNİZİ KESİN"

Her zaman iş

 barışından yana olduk, emekçinin yanında duran biz olduk. Emek ve Dayanışma gününü kutluyorum dite esnafa zarar verilmesini kabul edemeyiz. Tüm sendikalara, STK’lara sesleniyorum. Bakın ülkemizde mitin g yapılacak alanlar bellidir. İstanbul’da miting yapılacak yerler bellidir. 1 Mayıs’ı kutlamak isteyen yasaların izin verdiği yerde kutlamasını yapar, mani yok. Bir Yenikapı özel hazırlanmış alandır, miting alanıdır. 750 bin metrekaredir istediğin gibi kullan. Burası bana ufak geliyor diyorsa. O zaman Maltepe 1.250 bin km’lik alan var orada da yapabilirsin. Bu sene son olarak Kadıköy miting alanı olarak müsaade edildi. Bundan sonra Kadıköy’de de miting yapılmayacak. Tekrar söylüyorum. Taksim’den ümidinizi kesin. Buyrun Yenikapı, Maltepe buyrun. Devletle bir gerilime lütfen girmeyin.

Allahım bana bir gerilim nasip et!


Dar bölge seçim sistemi totaliter bir yönetim anlayışı getirebilir!

Dar ya da daraltılmış bölge, seçim sistemini 64 yıl önceye döndürecek. Menderes, 1950'de uygulanan bu sistem ile Meclis’te ezici çoğunluk sağlamıştı.

Başbakan Erdoğan'ın seçim sisteminde dar ya da daraltılmış bölge istemesi, seçim istemini de 64 yıl önceye döndürecek. Dar bölge sistemi, 1950 seçimlerinde uygulanmış, muhalefetin toplam oyları iktidar oylarından fazla çıkmasına rağmen, Adnan Menderes başkanlığındaki Demokrat Parti, Meclis’te tek başına çoğunluğu sağlamıştı. 1950'de DP, yüzde 57.6 oyla 415 milletvekili çıkarırken, CHP oyların yüzde 39.4'ünü almasına rağmen ancak 69 milletvekili kazanabildi.

DARALTILMIŞ BÖLGE
''Daraltılmış bölge'' sistemi ise Türkiye’de 1987 ve 1991 yıllarında ve Turgut Özal döneminde uygulandı. Sistem ile ülke, en fazla 4 ya da 5 milletvekili çıkaracak bölgelere ayrılıyor. 1991’de oyların yüzde 27’sini alan DYP sandalyelerin yüzde 39’unu kazanmış, oyların yüzde 10‘unu alan DSP ise sandalyelerin sadece yüzde 1,5’unu kazanabilmişti. Bu yöntemin uygulanması durumunda halen 85 seçim çevresi bulunan Türkiye’de seçim çevresi sayısı 146’ya çıkacak.

DAR BÖLGE
“Dar bölge” seçim sistemi ise, Türkiye’de 550 ayrı seçim çevresi olmasını öngörüyor. Sistem Türkiye’de de uygulanırsa, seçim çevresinde birinci olan parti adayı veya bağımsız milletvekili seçilecek. 550 seçim çevreli bir model, BDP’nin Adana, Mersin ve İstanbul gibi metropollerden vekil çıkarmasını engelleyecek. MHP’nin milletvekili sayısını da düşürecek. Bu yöntemle AKP, yüzde 45 oy oranıyla TBMM'nin yüzde 70’ine yakın bir çoğunluğuna sahip olabilecek.

Her Çıkışın Bir İnişi Vardır

Yılmaz Özdil: Her Çıkışın Bir İnişi Vardır

Hürriyet gazetesi yazarı Yılmaz Özdil, bugünkü yazısında Kenan Evren'in güçlü olduğu dönemde herkesin çevresinde pervane olduğu yargılandığı bu dönemde ise kimsenin değer vermediğini belirtti ve Erdoğan'nın da sonunun aynı olacağını yazdı.

İŞTE YILMAZ ÖZDİL'İN BUGÜNKÜ YAZISI...

Kenan Evren yetkileri

1993... Kenan Evren’in yağlıboya tablosu açık arttırmayla satışa sunuldu, işadamları kıyasıya yarıştı, 5 bin lirayla başladı, 50 milyon liraya yükselince, Kenan Evren “yeter artık” dedi, Sakıp Sabancı’nın oldu.

1993... Kenan Evren’in yağlıboya tablosu, Kenan Evren Lisesi Vakfı’nın gecesinde açık arttırmayla satıldı, 10 bin lirayla başladı, arttıran arttırana... 110 milyon liraya Koç Grubu’nda kaldı.
1993... Kenan Evren, Marmaris’te sergi açtı, bi tablosu 500 milyon liraya Nuh Çimento tarafından satın alındı. Ancak, Nuh Çimento hangi tabloyu satın aldığını bilmiyordu, hatta, sergiyi bile gezmediler, tabloları görmediler! Kenan Evren’in röportajda anlattığına göre “hangisini isterseniz, onu verin” dediler. Kenan Evren de “anne sevgisi” isimli tablosunu verdi. Kenan Evren “o kadar para etmediğini ben de biliyordum ama, ne yapayım, sanatsever, hayırsever insanlar işte” dedi.
1997... Kenan Evren, Ankara’da sergi açtı, “hamamda kızlar” isimli tablosu, kimliği açıklanmayan bi müteahhit tarafından 600 milyon liraya satın alındı. Kenan Evren’in “hamamda kızlar”ı Hürriyet’in tatil ekinde yayınlanan “bayram hamamları” fotoğrafından arakladığı iddia edildi. Kenan Evren “ne yapsaydım yani, kızları hamama götürüp, öyle mi resim yapsaydım” dedi.
1998... Kenan Evren’in “Denizli horozu” isimli tablosu, Denizli’de açık arttırmayla satıldı, Denizlili tekstilciler, sanayiciler kıyasıya kapıştı, 100 milyon lirayla başladı, 10 milyar liraya turizmci’de kaldı.
1998... Kenan Evren’in “Atatürk” isimli yağlıboya tablosu, Cumhuriyet Balosu’nda açık arttırmayla satıldı. Cumhurbaşkanı Demirel’in de katıldığı görkemli gecede, seçkin davetliler vuruştu, 250 milyon liradan başladı, 105 milyar liraya Ali Balkaner’de kaldı. Ali Balkaner, Evren’in tablosunu Demirel’e hediye etti!
1998... 105 milyar liralık fiyat, Kenan Evren’i “yaşayan en pahalı Türk ressamı” yapmıştı. Kenan Evren “en yüksek ikinci fiyata satılan tablom oldu” dedi. Demek ki, 105 milyardan daha pahalı tablosu vardı. Ama, o tablonun kim tarafından satın alındığını açıklamadı.
1998... Bilahare, en yüksek fiyata satılan tablonun hangisi olduğu ortaya çıktı. Kültür Bakanlığı Resim Heykel Müzesi, Kenan Evren’in “begonvilli duvar” tablosunu 300 milyar liraya satın almıştı iyi mi!
1999... Kenan Evren, Playboy’a çıplak poz veren, dünya şampiyonu Alman buz patenci Katarina Witt’in tablosunu yaptı. “Şelale altında bir güzel” isimli tablosu için “belki sürpriz yapıp bi sergimde gösteririm ama, kaç milyar verirlerse versinler, satmam” dedi.
*
2001... Kenan Evren, İzmir’deki sergisini iptal etti. “Ekonomik kriz var, benim tablolarım en aşağı 20 milyar lira, bu ortamda kimse gelip de tablo almaz” dedi.
2001... Haklıydı netekim! Fiyatlar gevşemişti. Ankara’da sergi açtı, “sigara içen ihtiyar” tablosu, anca 1 milyar 300 milyon liraya Halis Toprak tarafından alındı.
2002... İstanbul’da sergi açtı, “asla satmam, belki gösteririm” dediği, Katarina Witt tablosunu satışa çıkardı. 10 milyar etiket koydu. Alıcı çıkmadı. Elinde kaldı.
2003... İstanbul’da sergi açtı, yağlıboya tabloları, ıkına sıkına 1 milyara alıcı bulabildi. Suluboyaların yüzüne bile bakan olmadı. Getirdiği gibi geri götürdü.
2005... TMSF, batık bankacı Ali Balkaner’in haczedilen mallarını sattı. Aralarında, Kenan Evren’in “portre” isimli tablosu da vardı. Verile verile, 600 lira verildi.
2006... Türk Lirası’ndan sıfırlar atılmıştı. Evren’in sıfırları ise, daha hızlı erimişti. İzmir’de sergi açtı, bin lira etiket koyduğu tabloları, 500 liraya zorla gitti.
2007... Kenan Evren’in yakın dostu Mustafa Deliveli’ye hediye ettiği ve Lidya Oteli’nin borçlarından ötürü el konulan “orman”, “ağaç” ve “sazlıklı göl” isimli tabloları, icra yoluyla satışa sunuldu. 3’üne birden istene istene toplam 5 bin lira istendi. Alıcı çıkmadı. Fiyat indirildi. Gene alıcı çıkmadı.
2009... Cumhurbaşkanlığı, Çankaya Köşkü’nde sergilemek üzere, portresi bulunmayan eski cumhurbaşkanlarının yağlıboya tablosunu yaptırmak istedi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne başvurdu. “Yaşayan en pahalı ressam” Kenan Evren’in tablosunu yapacak ressam bulunamadı! Üniversite Senatosu’nun kararını nazik bi dille açıklayan rektör, “bizden mezun hiçbir ressam, Kenan Evren’in tablosunu yapmaz” dedi.
2010... Kenan Evren’in Akbank Kültür Sanat Eğitim Merkezi tarafından 1993’te kuşekâğıda bastırılan Kenan Evren Resim Sergisi Kataloğu, internette sadece 14 liraya satışa sunuldu. Kimse almadı.
2011... Kenan Evren’in İş Bankası tarafından 1994’te kuşekâğıda bastırılan Kenan Evren Resim Sergisi Kataloğu, internette 5 liraya satışa sunuldu, 5 lira! Kimse almadı.
*
2014... Yargılanıyor.
*
Tayyip Erdoğan, Çankaya’ya çıkınca Kenan Evren’in yetkilerini kullanacak filan deniyor ya... “Kenan Evren yetkileri” işte budur.
*
Güç ondayken...
Arttıran arttırana.
Devran dönünce...
Sıfır lira!
*
Her çıkışın bir inişi vardır. Siz bakmayın köşke çıkmaya niyet etmesine... Kendisi de biliyor, Tayyip Erdoğan açısından çoktaan yokuş aşağı başlamıştır.

Tayyip Erdoğan kararlarına saygı duymadığı AYM'ye başvurdu.

Başbakan Erdoğan, sosyal medyada hakarete ilişkin yargı kararlarının uygulanmadığı gerekçesi ile AYM'ye bireysel başvuruda bulundu

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya organlarında kendisi ve ailesine karşı yapılan temel insan hakları ihlallerinin ortadan kaldırılmasına yönelik verilen mahkeme kararlarının uygulanmaması nedeniyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu.

Bireysel başvurunun dilekçesinde,"yasa dışı dinlemeye maruz bırakılarak özel hayatın gizliliği ve haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği" savunuldu.  Dilekçede "yargı kararlarına olan güveninin ağır şekilde zedelenmesinden kaynaklanan manevi zararlar gözetilerek" 50 bin lira manevi tazminat talebinde bulunuldu.

"Köşk Tayyip beyi öldürür"

TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu, Başbakan Erdoğan'ın Köşk'e çıkmasına ilişkin ilginç bir yorumda bulundu: Köşk Tayyip Bey'i öldürür...

 CNN TÜRK’te Saynur Tezel’in sorularını yanıtlayan Kuzu: “Bence bir an önce bunu yarı başkanlık bağlamında yapabiliriz. Zannediyorum cumhurbaşkanlığı makamına Tayyip Bey geçtiği zaman o manada aktif olmak durumunda. Zaten yapısı da öyle. Tayyip Bey’e ‘sen otur’ diyene sen nasıl ‘otur’ diyeceksin. Parlamenter modelin cumhurbaşkanı Tayyip Bey’i öldürür orada. Allah ömür versin öldürür… Çünkü hakikaten yani yıllardır aktif bir adam.

 Demirel duramadı, Özal duramadı. Başbakanlıktan gelen bir insan orada efendim otur imzanı at. Yabancılar geliyor gidiyor şimdi. At filan da aldılar biliyorsun oraya süvari birliği de geldi. Bunların atlarına bak gibi bu yürümez dolayısıyla Sayın Başbakan bunu ima etmek istemiştir. Eğer böyle bir söz söylemişse bunu demek istemiştir” dedi.

Başbakan’dan Petek Dinçöz'e yanıt geldi

Dün katıldığı televizyon programında gözyaşları içinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’a seslenen Petek Dinçöz’ün yardım çağrısı karşılık buldu.

Eski eşi Can Tanrıyar’ın kendisine şiddet uyguladığını ve işlerini engellediğini öne sürerek “Can Tanrıyar’dan kurtulamıyorum, bana yardım edin. Başbakanımıza sesleniyorum, Emine Hanım’a sesleniyorum” diyen Dinçöz, Twitter’ına Başbakan’ın kendisine kayıtsız kalmadığını yazdı.

Şarkıcı, şu tweet’i attı: “Dün katıldığım TV programı sonrası sayın Başbakanımızın konuya gösterdiği hassasiyet için minnettarım. Çok çok teşekkür ederim.”